Ana içeriğe atla

Adet ile İbadet Arasında Bocalayan Müslüman-Mustafa Varlı


Adet ile İbadet Arasında Bocalayan Müslüman-Mustafa Varlı. Ensar Neşriyat, 2017

     "Teknik ve kültürel imkanların alabildiğine gelişmiş olmasına rağmen, günümüz Müslümanının yaşayışı ile Asrı Saadet dönemi Müslümanlarının anlayış ve yaşayışları arasında büyük farklar görmekteyiz." Sayfa 10

      "Âdetlerin, ibadetlere karışması ve ibadet gibi kabul edilmesi İslam kavramını ve imajını zedelemektedir. Görüntüsü ve yaşantısı zedelenmiş bir İslam ise kesinlikle yüce Allah'ın indirdiği İslam değildir." Sayfa 13 

     "İmanın dil ile ikrar ve kalp ile tasdikten ibaret olduğu anlayışındaki günümüz insanı, dil ile Müslüman olduğunu söyleyip kalbinden de buna inandığı takdirde ibadet etmese bile Müslüman kabul edileceğini ve sonunda bununla da cennete gidebileceğine inanmaktadır. Bu düşüncedeki pek çok kişi, işlediğim günahların cezasını bir süre çektikten sonra nasıl olsa Allah beni cennete sokacak, o halde dünyanın zevklerinden kendimi neden mahrum edeyim anlayışındadır.

     Bu çarpık düşünceden dolayıdır ki Müslüman bilinen pek çok kişi, dinin en temel taşları olan namaz, zekat, tesettür gibi ibadetlerden uzaklaşarak ben de Müslümanım diye yaşamaktalar." Sayfa 15  

     "İmanın değeri ancak amel ile bilinir. Ameli olmayan imanın değeri de faydası da olmaz." Sayfa 26 

     "Bazı kitaplarda, Kur'an'ın bazı surelerini okumanın çok sevaplı olduğu yazmakta. Böylece de sureler arasında sevap bakımından farklılık olduğu izlenimi verilmektedir." Sayfa 132 

     "Kur'an'ı okumak, bir nevi yüce Allah ile konuşmak anlamındadır. Yüce Allah'ın farz kıldığı ibadetlerden sonra, kulun Allah'a yaklaşmasına vesile olan en önemli ibadettir." Sayfa 133 

     "Yasin, Mülk gibi bazı surelerin, diğerlerinden daha sevaplı olduğu düşüncesiyle daha fazla okunduğunu ve böylece Kur'an'ın diğer bölümlerinin ihmal edildiğini üzülerek görüyoruz." Sayfa 133 

     "Hz Peygamberin mezar ziyaretlerinde, taziyelerde ya da her cuma sabahında Yasin suresi okunması gibi bir uygulama ya da tavsiyesi yoktur. Bazı yörelerde adet haline gelen, Kehf suresinin her cuma günü okunması gibi bir tavsiyesi de yoktur." Sayfa 144 

     "İnsan öldükten sonra mezarında veya cenazesi başında Yasin okumanın bir anlamı ya da faydası yoktur." Sayfa 145 

     "Bazı sureleri okumanın abartılı sevabı ile ilgili olarak, bazı kaynaklarda yer alan hadislerin hemen hepsi uydurmadır. Onlarla amel edilemez." Sayfa 145 

     "Hz Peygamber döneminde, sahabe, tabiin döneminde ve daha sonraki 600 sene boyunca, Allah'a ulaşmak için tutulan yol diye tarif edilen tarikat yoktu. Bu tür bir zikir de yoktu." Sayfa 158 

     "Mevlid ilk defa, Şii Fatimiler devrinde ve sonrasında Osmanlılarda 4. Murat devrinden sonra başlamıştır." Sayfa 189

     "Ölülerin üzerine Yasin okuyunuz" hadisindeki "ölüleriniz" kelimesinden maksat, ölmek üzere olan hastalardır." Sayfa 199 

     "Hz Peygamberin, cenaze için hatim indirdiği, Kur'an okuduğu ya da hatim indirmeyi tavsiye ettiği konusunda hiçbir rivayet yoktur." Sayfa 206

     "Kur'an sevabı başkalarına gönderilmek için inmemiş, bizzat okunup anlaşılmak ve yaşanmak için inmiştir." Sayfa 208 

     "Resulullah ve ashab, hiçbir zaman oturdukları yerden tesbih çekerek veya sadece Fetih suresi okuyarak başarılı olmadı. Allah'ın vaadi, duayı fiiliyata dökmeyenlere değildir." Sayfa 209 

     "Asrı saadette hiçbir uygulaması, Kur'an'da ve sünnette hiçbir delili hatta işareti bile bulunmadığı halde halk arasında yaygın hale gelen, ölmüşlerin ruhuna hatim indirme ve bağışlama adeti dini yönden dayanaksızdır, uygun değildir." Sayfa 210 

     "Siparişle hatim duası yapılması uygun değildir. Siparişle dua ettirilemeyeceği gibi siparişle Kur'an da okunmamalıdır, okutulmamalıdır. Hele para karşılığında Kur'an okumanın veya okutmanın hiçbir dayanağı ve faydası yoktur." Sayfa 213 

     "Cenaze evi, taziyelerin kabul edildiği, üzüntülerin paylaşıldığı yerdir. Cenaze evi bir lokanta ya da bir çayhane değildir." Sayfa 229 

     "Mevlid Hz Peygamberin doğumunu anlatan bir şiirken, bunun ölüm dolayısıyla okunması adeti de ayrı bir tuhaflıktır." Sayfa 240 

     "Ölünün 7, 40, 52. gecelerinde mevlidli özel merasimler yapılması adetinden vazgeçilememesinin ana sebebi, cenaze yakınlarından maddi yönden yararlanmak isteyen bazı açıkgöz, sahte din bezirganlarının cenaze yakınlarını rahat bırakmamalarıdır." Sayfa 244 

     "Dünyadayken samimi bir ameli, bir ibadeti olmayan kimse için, istenildiği kadar değişik gün ve gecelerde merasimler, anma törenleri yapılsın, ona hiçbir fayda sağlamaz." Sayfa 246 

     "Günümüzdeki yüksek bedellerle mermer deposu haline getirilen "Mermer Kent" görünümlü mezarlıkları İslam dininin hoş görmesi mümkün değildir." Sayfa 250 

     "Müslümanın içini burkan kubbeli mezarların, maalesef İslam'ı iyi bildiği düşünülüp, İslam'ı yaşama konusunda örnek kabul edilen tarikat şeyhlerine ait oluşu ayrıca üzücüdür." Sayfa 251  

     "Özellikle kent mezarlıklarında mermerli, betonlu, süslü sütunlu, saray kapısını, kale burcunu andıran mezar kentler, maalesef gittikçe yaygınlaşan bir adet haline gelmiştir. Bu tip mezarlara Müslüman mezarı demek mümkün değildir. Çünkü Müslümanın mezarı sade, gösterişsiz, israfsız olur." Sayfa 253 

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nehri Geçerken-Abdurrahman Aslan

Nehri Geçerken-Abdurrahman Aslan. Beyan Yayınları, 2010      "Hristiyanlığı hurafelerden ayıklayarak o ilk asli haliyle yaşamak isteyen Hristiyanlar, onu yorumladılar ama bir müddet sonra baktılar ki o Hristiyanlık, kapitalist dünyanın modern dünyanın manevi sübabı olmuş. Bunun böyle olacağını ne tahmin ettiler ne de böyle bir amaçları vardı." Sayfa 21       "İnsan, ilahi ve kutsal olana rağmen varlığını sürdüremez. Sekülerizm ise insanın ilahi ve kutsal olana rağmen varlığını sürdürme girişimidir, iddiasıdır." Sayfa 30       "İslam'ı Modernitenin uygun bulduğu bir form içinde yaşamaya talibiz. Acaba bu ne kadar sağlıklıdır ve dinin bu şekilde yaşanması gerçekten sonuçta geriye İslam'dan ne bırakacaktır bize?" Sayfa 31       "Modernite ile birlikte insan her şeyin, iyinin, kötünün, güzelliğin, adaletin, doğrunun, sevginin ve sanatın anlamının kaynağına kendini yerleştirir. Düşünce biçiminde rasyonaliz...

Dirilişe Çağrı-Hüseyin Kılıç

Dirilişe Çağrı-Hüseyin Kılıç. Fecr Yayınları, 2013       "Nuh'un dilinde, Süleyman'ın mektubunda ve Kur'an'ın ilk cümlesinde yer alan Besmelenin, ilahi mesajın ilk suresinin ilk ayetinde zikredilmesi ve 113 surenin başında tekrarlanması dikkat çekicidir." Sayfa 32      "Demek ki insanlığın sorunu, inanç sahibi olmaması sorunu değil, inandığı Allah'a nefsine göre mi yoksa Allah'ın hükmüne göre mi iman edip etmediği sorunudur." Sayfa 53        "Ahiret hesabımız, adımıza göre değil adımlarımıza göre olacaktır. Çünkü insan, taşıdığı adıyla değil, attığı adımıyla anlam taşır." Sayfa 59      "Biz imamlar olarak, ekmeği ile doyduğumuz, emeği ile büyüdüğümüz, desteği ile yapılan evlerde oturduğumuz, sevgisi ile yaşadığımız, vergisi ile geçindiğimiz, her halükârda arkamızda, zorlandığımızda da yanımızda bulduğumuz bu kadirşinas insanımıza, ücretini aldığımız hizmetin dışında, ecrini Allah'tan alacağımız hangi hizme...