Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kendini Tanımak ve Fatiha-Recep Arslan

En son yayınlar

Bid'at Ehline Reddiyeler-Gökhan Kalanç

Bid'at Ehline Reddiyeler-Gökhan Kalanç. Nuhbe Yayınları      "Bidat şeytanın nezdinde her günahtan daha sevimlidir. Çünkü günahtan dolayı tövbe edilmesi akla gelir de bidattan dolayı tevbe edilmesi akla gelmez.' Süfyanı Sevri.  Sayfa 9      " İmam Rabbani, Mektubat, 186.Mektup'ta bidatı hasene (güzel bidat) hakkında şöyle der:      'Bidatın hasenesi (güzeli) olmaz. Bazı ulema, namaza dille niyet etmeyi bidatı hasene saymışlardır. Oysa Hz. Peygamberden, sahabelerden, tabiinden gelen zayıf bir rivayet dahi yoktur. Bu durumda namaza niyeti dille söylemek bidat olur. Bu fakir der ki; bu bidat, sünnet bir yana farzı dahi ortadan kaldırmaktadır. Şundan ki; insanların çoğu dille niyetle yetinecekler ve kalplerini hazır edemeyeceklerdir. İşte o zaman namazın farzlarından olan kalple niyet tamamen bırakılacak, namaz dahi fesada girecektir.'   Sayfa 13      "Peygamberimizin; 'Her bidat dalalettir (sapkınlıktır)' c...

İnançta ve Kullukta Vahiy İslam'ının Neresindeyiz?- Sadullah Kulu

İnançta ve Kullukta Vahiy İslam'ının Neresindeyiz?-Sadullah Kulu, 2016         "Allâh Teâlâ'nın dışındaki varlıkların, yani meclislerin, liderlerin, şeyhlerin ve kişinin kendi nefsinin, Kur'ân ve sahih Sünnete aykırı olarak ortaya koyduğu kurallara isteyerek ve doğru olduğuna inanarak uymak da şirktir. Zira ilkeler belirleme ve kanun koyma, yalnız Allâh Teâlâ'ya âittir." Sayfa 18      "Birini “Rab” edinmiş olmak için,  o kişiye “Rab” adını vermiş olmak şart değildir. Allâh'ın emrine uygun olup olmadığını hesaba katmayarak, o kişinin emrine uymak ve özellikle de dini hükümlerde onu kural koymaya yetkili sanıp ne söylerse, ne emrederse doğru farzetmek, onun emirlerini isteyerek yerine getirmek, onu rab edinmek ve ona tapmak demektir." Sayfa 26      "Müslümanım diyenlerin laikliği almak için hiçbir bahaneleri yoktur. Çünkü kendilerine, Allah tarafından kıyamete kadar hükümleri sürecek bir kurtuluş reçetesi olan İslam g...

Sekülerizm Çıkmazından Mağaraya Doğru-Aydın Başar

Sekülerizm Çıkmazından Mağaraya Doğru-Aydın Başar. Nida Yayıncılık, 2012       "Yüce Allah 'Rab' oluşuyla ahlak ve hukuk, 'Melik' oluşuyla yönetim,  'İlah' oluşuyla da ibadet alanına taalluk eder." Sayfa 15       "Müslümanların tarih boyunca kendi haklarını adeta bir dilenci gibi başkalarından istemek durumunda oldukları bir vaka değil midir? Bu basit mantık bile bizi, adaletin tesisi için düzene ve devlete ihtiyaç olduğu sonucuna götürür." Sayfa 17       "Kur'an bize terbiye eden bir 'Rab', hüküm koyan bir 'Hakim' ve yöneten bir 'Melik'ten bahseder. Yine Kur'an ve hadisler hukuki ilke ve kurallar vaz'ederler. Hatta Kur'an'da yönetimle ilgili bazı emirler de söz konusudur. Demek ki dinin bu yönlerinin yaşanabilmesi için orijinal bir sisteme ihtiyaç vardır. Bundan dolayıdır ki Efendimizin hicretten sonraki ilk işi Medine'de bir site devleti kurmak olmuştur." Sayfa 17       ...

Keşke Bilselerdi-Kürşat Atalar

Keşke Bilselerdi-Kürşat Atalar. Pınar Yayınları, 2013        "Bugün her cemaatin kendi 'alimi' vardır. Tabiri caizse 'herkes yanındakiyle övünmektedir.' (Rum 32). O nedenle de bugün hak değil batıl hakimdir." Sayfa 11       "Kur'an'ın hakkı ve hakikati temsil ediyor oluşu, Müslümanların da her zaman hakkı ve hakikati temsil ettiği anlamına gelmez." Sayfa 11       "Müslümanlık en nihayetinde bir iddiadır. Gerekleri yapılmazsa sonuçlarını da doğurmaz." Sayfa 11       "Müslüman o kimsedir ki sahici alim olursa itaatini de sahici sunar. Alimin sahtesine ise sahte biat verir. Yani sahte alimin peşinden mezara kadar değil pazara kadar gider. Bu böyledir. O nedenle, meydanları dolduran milyonlar, siz darağacına giderken arkanızdan gelmiyorsa suçu önce kendinizde arayacaksınız. Onları gönüllerinden mi yakaladınız midelerinden mi?" Sayfa 11       "Müslüman kitleleri yönlendiren cemaat ...

Müslümanlarda Eksen Kayması-Cemal Külünkoğlu

Müslümanlarda Eksen Kayması-Cemal Külünkoğlu. Burhan Yayınları, 2015       "Yola girmeden yolun biteceğini, işe başlamadan işin kotarılacağını, yan gelip yattığınız yerden sadece Allah'ın Rahman ve Rahim sıfatlarına sığınarak yüzünüzün güleceğini bekleyemezsiniz." Sayfa 28      "Hz Peygamber, nasıl olsa Allah beni korur diye devesine binip Medine yoluna koyulmamış, ters yöne gidip sabır ile üç gün gizlenerek müşrikleri yanıltmıştır. Tedbir almadan tevekkül etmek nasıl doğru değilse, sebeplerine başvurmadan Allah'ın yardımını beklemek de doğru değildir." Sayfa 30       "İlmihal kitaplarındaki İslam'ın 5 şartıyla ortaya konan (sınırlandırılan) bir Müslümanlık Kur'ani bir Müslümanlık değildir." Sayfa 34       "Dünyada en çok değer verildiği halde, hayatlarda en az değer bulan kitap Kur'an'dır." Sayfa 37       "Hayatında Kur'an bulunmayan insanı öldükten sonra Kur'an'la kurtaramazsınız...

İslam ve Siyaset-Ümit Aktaş

İslam ve Siyaset-Ümit Aktaş. Mana Yayınları, 2019      "Kaygıyla ve teessürle sezinlediği gibi İbni Haldun; çökmekte olan bir medeniyetin habercisiyken, Machiavelli; doğmakta olan bir çağın müjdesidir." Sayfa 13       "İnsanın onca payeler kazandığı ve hatta neredeyse tanrısallaştırıldığı aydınlanma çağının sonunun Hiroşima, Srebrenitsa veya Suriye olacağını kim söyleyebilirdi ki?" Sayfa 16       "Hz Muhammed, kendi otoritesini iktidarsal bir güce değil, Kur'an'ın (sözün) gücüne dayandırmıştır." Sayfa 17       "Aile ya da cemaat, kuruluşu için devlet gibi bir coğrafyaya ya da mekana muhtaç değildir. Dolayısıyla bir bilinç toplumu her koşulda kurulabilir ve kendi ilkelerini (yaşama biçimlerini) hayata geçirebilir." Sayfa 32       "Allah İbrahim'i kavmine önder kıldığında, İbrahim'in kendi soyundan da önder (imamlar) çıkarma talebini-duasını kabul etmemiştir. Çünkü hiçbir soyun bir m...

Rivayet Kültürü ve Yanlış Din Anlayışı-İbrahim Sarmış

Rivayet Kültürü ve Yanlış Din Anlayışı-İbrahim Sarmış. Düşün Yayınları, 2011       "Somali, Senegal, Sudan, Nijerya veya Bangladeş gibi ülkelerde yoksulluk, açlık, hastalık ve bakımsızlıktan derisi kemiğine yapışmış insanların ve pislikten geçilmeyen sokakların görüntülerinin paylaşıldığı ve sözde İslam ülkesi olarak nitelenen benzerlerinde, Allah'ın öğrettiği İslam değil emperyalizmin şekillendirdiği ve yönlendirdiği yöneticiler, yani mankurtlar iş başındadır. Bunu görmek için, emperyalizmin bilgisi ve izniyle halkların başına gelen veya getirilen monarşik, totaliter, işbirlikçi, cuntacı, seküler yönetimlere bakmak yeterlidir." Sayfa 17      "Batılı bir tarihçi Osmanlı için 'Derviş Devlet' nitelemesini kullanır. Tanrının soyutluğu/uzaklığı evliya kültüyle, Kabe bu velilerin türbeleri ile, Peygamberin uzaklığı da şeyh ve erenlerle aşılmaya çalışılmıştır. Tarikat şeriatın, gelenek sünnetin, mevlid ise tilavetin yerini almıştır. Şeriattan ziy...

Dine Karşı Modernizm-İsmail Yıldız

Dine karşı Modernizm-İsmail Yıldız. Üsküdar Yayınevi, 2016        "Modernizm deyince aklımıza sadece teknoloji gelmemeli. Zira modernizmin dini, ahlaki ve kültürel değerleri yok sayan ve yerine kendi sistemini oturtan, yıkıcı ideolojik yönü vardır." Sayfa 8       "Biz, bilim ve tekniğe değil, Batının dini ve güzel ahlakı tanımayan ideolojisine karşıyız. Çünkü 'ahlaksızlık yaygınlaştı', 'insanlar bencilleşti', 'gençler akraba tanımıyor', 'komşunun komşudan haberi yok', 'herkes depresyonda', 'insanlar dünyaya dalmış ahireti unutmuş' gibi şikayetlerin hemen hepsi, modern ahlak ve ideolojinin bize getirdiği sorunlardır." Sayfa 8      "Kitap basmanın şeriata aykırı olduğu iddiasıyla ulemanın matbaa açılmasına karşı geldiklerine dair çok yaygın bir inanç vardır. Gerçekte ise ulemadan böyle bir direnme geldiğini gösteren bir delil yoktur." Niyazi Berkes. Sayfa 14        "Dinin veya ulemanın teknik g...

Sade Hayat-Ümit Şimşek

Sade Hayat-Ümit Şimşek. Selis Kitaplar, 2003       "Biz teknolojiden, refah araçları ile birlikte bizi huzur ve mutluluğa kavuşturmasını bekliyorduk. Ancak bizi hayal kırıklığına uğrattı. Beklediklerimizi bize vermediği gibi elimizde olanların bir çoğunu da aldı. İnsani değer ve duygularımızdan bir çoğu bizi terk etti. Derken yavaş yavaş yakınlarımızdan, başka insanlardan, doğadan, çevreden ve hayattan uzaklaştık." Sayfa 10      "Dünya kaynaklarını alabildiğine bir sorumsuzluk içinde tüketen ve bu konuda gezegenimizin tahammül sınırlarını çoktandır zorlayıp duran Batı uygarlığı, kendi insanının kucağını birçok oyuncakla doldurduysa da ona mutluluğu tattıramadı. Dünyanın geri kalan kısmı ise bir mutluluk payı yerine silahlardan, bombalardan nasiplendiler. Yeryüzünde Batı uygarlığının sözü geçmeye başlayalı beri savaşlar hiç eksik olmadı." Sayfa 23       "Önceki çağlarda daha az şeye ihtiyaç duyan ve bu ihtiyaçlarını fazla...