Ana içeriğe atla

Canla Bağışla, Çoğaltma Telaşından Paylaşma Yarışına-Senai Demirci


Canla Bağışla, Çoğaltma Telaşından Paylaşma Yarışına-Senai Demirci. Timaş Yayınları, 2009 

     "Şöyle bir bak kendine. Geçmişte bıraktığın 'Sen' leri hatırla. Fotoğraflarda kalmış ne kadar 'ölü'n var arkanda." Sayfa 10
 
     "Ben kendi haline bırakılmış sahipsiz bir varlık mıyım? Yoksa kendisine ikram edilen, özellikle lütfedilmek için seçilmiş, baş köşede oturtulan, el üstünde tutulan onurlu bir konuk muyum?" Sayfa 11 

     "Vermekle 'Veren'i bulur verenler. İnfak ederek Allah'ı kazanırlar. Allah'ı kazananlar cömerttirler, fakirlikten korkmazlar." Sayfa 13 

     "İnfak sadece cenneti kazanma vesilemiz değil, cennetimizdir. İnsanı insanın cenneti yapan infaktır çünkü." Sayfa 14 

     "Beni 'ben' diye seçerek beraberliğine layık gören 'Vareden'e, yanımda başka bir şey/ler daha var etmedi diye küsebilir miyim?" Sayfa 36

     "Yaşaması bile kendinden olmayanın sahipliği ne kadar sahicidir ki? Aldığı nefesi bile ödünç olanın...Sahiplenmen bile emanet ve sadece şimdilik." Sayfa 43

      "Gayba iman eden, dünyayı ahiretin tarlası bilir. Dünyaya, bir çiftçinin tarlasına baktığı gibi bakar. Tarla, çiftçinin gözünde olduğundan fazlasıdır her zaman, yatırdığından ektiğinden fazlasını değerlisini vaat eder. Ektiği görünürdür ama biçtiği gaybdır, görünmez. Bir hasat gününde karşılık göreceğini gayet iyi bilir." Sayfa 58 

     "Dünyada yaptıklarının karşılığını göreceği bir hesap gününü yok sanan, ne için kimselerin görmediği yerde de güzel işler yapsın? Varını yoğunu burası sayıyorsa niye çıkarından vazgeçsin?" Sayfa 59 

     "İnfak, Allah verdi diye, Allah 'ver' dedi diye vermektir." Sayfa 61 

     "Allah için infaktan kaçınan Allah'a güvenmiyor gibidir. Allah'tan malını esirgeyen, Allah'ın yine vereceğine, yeniden lütfedeceğine güveniyor değildir. Öyleyse inandığımız ama güvenmediğimiz bir Allah'a imanımız ahlaki boyuttan yoksundur. İnfaksız iman, ahlaksız imandır." Sayfa 63 

     "İnfak, malın mülkün namazı, servetin secdesidir." Sayfa 64 

     "Eşyan sana mı ait, sen eşyaya mı aitsin? Sahip olduğun şeyi veremez hale gelmişsen, onun üzerindeki tasarrufunu yitirmişsin demektir. Veremediğin şey seni almıştır. Sen onu almış olsaydın verebilirdin de. Elindekinden vazgeçemiyorsan ona bağımlısın demektir." Sayfa 78 

     "Hızır'ın gemiye yaptığını yapıyor Rabbimiz, canımıza ve malımıza. Deliyor, köşesinden kırpıyor, kenarından azaltıyor. Biz ise Musa gibi telaşla soruyoruz 'Ne yaptın? Ekmek teknemizi mi batırmak istiyorsun?" Sayfa 87 

     "Rabbimizin, bizi beraberliğine seçişinin şartı; O'ndan razı olmak, O'na razı olmak, O'nunla yetinmek. O'nun yanımızdaki varlığı, O'nun bizi yanında var etmesi, sahip olabileceklerimizin en önemlisi." Sayfa 87 

     "Bize verileni' başkalarına vermek kolay olmalı. Ama 'bizim olanı' başkasına vermek zordur. Başkasına vermekte zorlanıyorsak 'bizde olanı', 'bizim olan' sanmaya başlamışız demektir." Sayfa 87 

     "Rabbimiz servetimizi zekatla budamayı diler. Dallarını kısaltır. Başına buyruk uzayıp genişlemesine izin vermez." Sayfa 89 

     "Gönül gözüyle gören; Allah'ın verdiğini, Allah verdi diye, Allah'ın ver dediğini, Allah'ın ver dediğince, Allah ver dediğinde, verir." Sayfa 98 

     "Elimizden gelmeyişleri, elimizde olmayışları O'nun huzurunda yanık bir yürekle, yaşlı bir gözle yakarışa tahvil ederiz. O'nun merhameti icabı bizi yoksun bırakmasıyla da sevinebiliriz. Yoksunluğumuzu O'na yakınlık fırsatı olarak değerlendiririz." Sayfa 118 

     "İnfak, şükrün eyleme dökülmesidir...Verildiğini dili ile değil eliyle söyler infak eden." Sayfa 129 

     "Ölüm infak ehline mahcubiyet elbisesi içinde gelir." Sayfa 150 

     "İnfak, sevgi denizine şefkat oltası atmaktır." Sayfa 151 

Bu blogdaki popüler yayınlar

Adet ile İbadet Arasında Bocalayan Müslüman-Mustafa Varlı

Adet ile İbadet Arasında Bocalayan Müslüman-Mustafa Varlı. Ensar Neşriyat, 2017      "Teknik ve kültürel imkanların alabildiğine gelişmiş olmasına rağmen, günümüz Müslümanının yaşayışı ile Asrı Saadet dönemi Müslümanlarının anlayış ve yaşayışları arasında büyük farklar görmekteyiz." Sayfa 10       "Âdetlerin, ibadetlere karışması ve ibadet gibi kabul edilmesi İslam kavramını ve imajını zedelemektedir. Görüntüsü ve yaşantısı zedelenmiş bir İslam ise kesinlikle yüce Allah'ın indirdiği İslam değildir." Sayfa 13       "İmanın dil ile ikrar ve kalp ile tasdikten ibaret olduğu anlayışındaki günümüz insanı, dil ile Müslüman olduğunu söyleyip kalbinden de buna inandığı takdirde ibadet etmese bile Müslüman kabul edileceğini ve sonunda bununla da cennete gidebileceğine inanmaktadır. Bu düşüncedeki pek çok kişi, işlediğim günahların cezasını bir süre çektikten sonra nasıl olsa Allah beni cennete sokacak, o halde dünyanın zevklerinden ke...

Kur'an Kılavuzu Mutlak Gerçeğin Sesi-Murat Sülün

Kur'an Kılavuzu Mutlak Gerçeğin  Sesi-Murat Sülün. Ensar Neşriyat, 2013       "Kur'an-ı Kerim, İslamiyet'in temel metni olmakla birlikte  bilinen anlamda bir din ve dua kitabı değildir. Kur'an'ın asıl konusu insan olup, Allah, cennet-cehennem, melek gibi gaybi kavramların sahih anlamını ortaya koymakla yetinir. Doğru ile yanlışın, gerçek ve sahtenin kriteridir." Sayfa 11       "Hak Teala insanları, Kur'an ve kainat kitaplarına karşı takındıkları tutuma göre yüceltip alçalttığı için, bu iki kitaba karşı tutumumuzu gözden geçirmek durumundayız. Bunun için de kutsal kitabımızı iyi tanımalı, işlevinden bihaber olmamalıyız." Sayfa 11       "Arapça bilmeyen Müslümanlar, Kur'an'la anlamaya dayalı değil, saygıya dayalı bir ilişki kurmuş, onun içine fazla girememiş, İslam öğretilerini sıhhatleri kuşkulu bilgilerle dolu kaynaklardan öğrenmişlerdir." Sayfa 13      "Adalet, çalışma, dürüstlük, hesap verme fi...

Nehri Geçerken-Abdurrahman Aslan

Nehri Geçerken-Abdurrahman Aslan. Beyan Yayınları, 2010      "Hristiyanlığı hurafelerden ayıklayarak o ilk asli haliyle yaşamak isteyen Hristiyanlar, onu yorumladılar ama bir müddet sonra baktılar ki o Hristiyanlık, kapitalist dünyanın modern dünyanın manevi sübabı olmuş. Bunun böyle olacağını ne tahmin ettiler ne de böyle bir amaçları vardı." Sayfa 21       "İnsan, ilahi ve kutsal olana rağmen varlığını sürdüremez. Sekülerizm ise insanın ilahi ve kutsal olana rağmen varlığını sürdürme girişimidir, iddiasıdır." Sayfa 30       "İslam'ı Modernitenin uygun bulduğu bir form içinde yaşamaya talibiz. Acaba bu ne kadar sağlıklıdır ve dinin bu şekilde yaşanması gerçekten sonuçta geriye İslam'dan ne bırakacaktır bize?" Sayfa 31       "Modernite ile birlikte insan her şeyin, iyinin, kötünün, güzelliğin, adaletin, doğrunun, sevginin ve sanatın anlamının kaynağına kendini yerleştirir. Düşünce biçiminde rasyonaliz...