Çağdaş İslami Akımlar ve Sorunları, Sönmez Kutlu. Fecr Yayınları, 2.Baskı, Kasım 2011
"İslam ülkelerindeki bu iç ve dış anlaşmazlıklar, Batılı devletler tarafından körüklenmekte, istismar edilmekte ve yeni fikir akımları fundamentalizm veya radikal hareketler olarak damgalanarak devre dışı bırakılmak veya istikrarsızlığın kaynağı olarak gösterilmek suretiyle yeni bir medeniyete dönüşmesine engel olunmaya çalışılmaktadır." Sayfa 16.
"Özellikle iletişim çağının getirdiği hızlı bilgi akışının neticesinde, kendi kültürel, dini, milli ve ahlaki değerleriyle eğitilmemiş genç nesiller, Batı hayranı kesilerek günden güne kendi kimliğinden uzaklaşarak dini ve kültürel değerlerine yabancılaşmaktadır." Sayfa 17.
"Günümüz müslümanının, gelecek yüzyılda devam edecek en büyük bilgi açığı, Kur'an konusundaki bilgi açığıdır. Dini en iyi bildiğini sananlar bile geleneklerle küllenmiş bir takım hurafeler ve aslı astarı olmayan görüşlere din olarak inanmaktadırlar. Halk arasında Kur'an okumak, anlamak sözü sadece Arapçasından okumak olarak anlaşıldığından, Allah'ın bu Yüce kitapta insanlar için neler söylediği fazla merak edilmemektedir. Arapçasının pek çok okuyucusu bulunmakla beraber, Türkçe mealini baştan sona okuyan Müslümanların oranının yüksek olduğunu söyleyebilmek zordur. Hatta bu şekilde okumayı yanlış anlayacağı veya anlayamayacağı korkusuyla, Kur'an'ı anlamadan önce bazı kitapları okuyup anlamayı şart koşarlar. Halbuki Allah pek çok ayette onun ayrıntılı bir kitap olduğunu, her şeyin onda açık seçik belirtildiğini, insanların üzerinde düşünmesi, anlaması ve öğüt alması için kolaylaştırıldığını haber vermektedir.
Bu yüce kitabımız, herkes tarafından okunup ve üzerinde düşünüldüğü takdirde, günümüz müslümanı din olarak duyduğunun sağlamasını onunla yapacak, ona uygun olmayan görüşleri kabul etmeyecektir. Böylece Kur'an bütün müslümanların üzerinde birleştiği ortak payda olacaktır. Aksi takdirde, Kur'an dışında bazı otoriteler ortaya çıkacak ve kendi görüşlerini din olarak insanlara sunmaya devam edecektir.
Allah hiç kimseye falanca şahsın veya şeyhin kitabını niçin okuyup anlamadığını sormayacak, bütün Müslümanların el kitabı olması gereken Kur'an'ı niçin okuyup anlamadığını ve Peygamberi niçin anlamadığını soracaktır. Çünkü iman noktasında tek belirleyici ve yegane bilgi kaynağı Kur'an'dır." Sayfa 19.
"Bu din anlayışının (şekli dindarlık) temel göstergesi; namaz, oruç, zekat ve hac ibadetlerinden oluşan şekli dindarlıktır. Bu anlayışa göre, insanlar ne kadar fazla ibadet yaparsa, bu konuda ne kadar meşakkat çekerse, ne kadar çok hacca giderse, ne kadar fazla namaz kılarsa o kadar iyi müslüman olur ve daha çok sevap alır. İbadet kavramının yukarıda sayılan şeylere hasredilmesi, dindarlıkta bulunması gereken bilgi, inanç ve ahlak boyutunun öne çıkarılmasını engelledi. İbadet sadece bunlardan ibaret değildir. İslam'da yapılan her iyilik ve güzel davranış da ibadettir." Sayfa 39.
"Daha önce onun (Kur'an'ın) anlaşılmak için okunması ibadet iken, şimdi sadece okunması ibadet edildi. Neticede ölülerin arkasından okunan bir kitap haline getirildi. Oysa ki Allah onu ölüleri değil dirileri uyarmak için göndermiştir (Yasin 36:70)." Sayfa 57.
"Günümüz müslümanı, bugün Kur'an'ı yeniden keşfederek, onun başta sosyal hayatla ilgili olmak üzere, hayatın bütün yönleri için getirdiği esasları kurumlaştırmalıdır." Sayfa 58.
"Vehhabilerin, kendilerinden önceki asırlardaki otoriteleri aradan kaldırarak doğrudan kitap ve sünnete gitmeleri, onları anlarken lafızlar üzerinde yoğunlaşmaları ve kıyası reddetmeleri, tam bir temelci tutum örneğidir. Bugün bu Selefilik, Vehhabi-Suudi selefiliği ve Cihadi selefiliği olarak yol ayrımına gelmiştir. Sayfa 74.
'En genel anlamda fundamentalizme yüklenen anlamlar, aşağı yukarı selefiliğe de yüklenmektedir. Ancak 'asla/asıllara dönüşten' daha çok 'asla/esaslara bağlı kalma' olarak Selefiliğin iki farklı cephesi vardır. Bunlardan birincisi bugünkü ahlaki yozlaşmanın, toplumsal bozulmanın, dışarıda sömürgeciliğe, içeride zalim yönetimlere karşı durabilmenin yolu olarak Kur'an ve sünnete dönme çağrısı yapan, nascı-muhafazakar kesim. İkincisi ise bütün bunlardan kurtulmanın yolunun, Kur'an ve sünnetten hareketle İslam düşüncesini yeniden üretmeyi hedefleyen, tarihsel süreçte oluşmuş geleneğin düzeltilmeye muhtaç yanlarını düzeltmeyi hedefleyen, akılcı ve liberal kesim. Birinciler günümüzde toplumsal, siyasi tabana sahipken, ikinciler böyle bir tabandan yoksundur." Sayfa 75.