Kur'an Aydınlığında Hayatı Doğru Yaşamak-Fahrettin Yıldız.
İşaret Yayınları, 3.Baskı 2008.
"Din sadece inançtan ibaret değildir. O aynı zamanda insanın dünya hayatını düzenleyecek ahlaki, hukuki ve sosyal kuralları da ihtiva etmektedir. Bu sebeple dinin sadece kişiyle Allah arasında bir vicdan konusu olduğunu söylemek yanlıştır. Çünkü dinin getirdiği kuralların hem bağlayıcılık özelliği hem de yaptırım gücü vardır.
Doğru dinin başka bir özelliği de aynı inanç ve değerleri paylaşan kişilerden meydana gelen bir sosyal birlik oluşturulmasıdır. Görüldüğü gibi, dinin ferdi yaşayışı aşan sosyal yönü olduğu gibi, manevi boyutunu aşan dünyevi yönü de vardır." Sayfa 20.
"Dini, Kur'an ve Sünnet ölçüleri içinde hayatlarına taşıyamayan toplumların, onu doğru anlamaları ve doğru bir tavır geliştirmeleri beklenemez." Sayfa 21.
"Allah'ın dinde izin vermediği bir şeyi meşru kılmaya kalkışmak, ona karşı din üretmek ya da İslam'dan başka bir din arayışına girmek anlamına gelir. Kur'an'da Allah'ın dininden ve dinin sadece Allah'a ait olmasından söz edilmesi, kültürlerin kendi üretimleri olan öğretilerin hak dinden ayırt edilmesi gerektiği mesajını verir. Çünkü Kur'an'da din kelimesi sadece itikat ve diyanet anlamlarına gelmez. Ayrıca bu kelimeyle devlet ve medeniyet de kastedilir." Sayfa 27.
"Kur'an'ı anlayarak okuyan ve düşünen insan, iman değerine ulaşır. Onun hükümlerini iradeli, bilgili ve şuurlu bir biçimde uygulayarak da İslami bir kişilik kazanır. İnsanın yapması gereken öncelikli iş, Allah'ın kitabını anlamak ve Kur'an'a göre yaşama farzını yerine getirmektir. Bu gayreti göstermemek, İslam'ı ciddiye almamak anlamına gelir." Sayfa 59.
"Kişisel doğruların öncelik kazandığı bir dünyada yaşıyoruz. Bu durumda dışımızdaki insanlara ulaşmak, onları anlamak ve aramızdaki ortak paydaları bulmak zorundayız. Bunu da ancak İslam sağlayabilir." Sayfa 70.
"Kur'an'ın kılıfına ve kapağına gösterilen saygı, onun mana, maksat ve ruhuna gösterilmiyor. Kur'an bir yandan yüksekçe bir yere konulmaya çalışılırken, diğer yandan onun buyruk ve hükümleri çiğnenebiliyor. Böylece Kur'an yeterince saygı görmeyen bir kitap halini alıyor. Kur'an'ı anlamadan okumak en büyük ibadet ve en iyi dindarlık sayılıyor. Diriler için inen Kur'an bugün sadece ölülere okunan bir mezar kitabı muamelesi görüyor." Sayfa 97.
"Kur'an'ın sunduğu toplumsal düzen hukuki, siyasi ve iktisadi unsurlardan oluşur. Yasama faaliyeti, toplumsal hayatı oluşturan bütün süreçleri kapsar. Bunun için Kur'an'daki hukuki düzenlemeler, kişi ve toplum hayatını veri olarak alır (2/219-222). Bu bağlamda Kur'an, yasama yetkisine (16/116), özel ve kamu hukukuna (2/221-230), (4/92-93), (5/45), (24/2-9), bir de muhakeme usulüne dair ilkeler getirmiştir (4/105-107), (5/8), (2/282)" Sayfa 128.
"Kültürel savaşın çok zorlu bir savaş niteliği kazandığı günümüzde, pek çok İslam şehrinin İslam dışı yaşantıların sergilendiği Batı kentlerinin birer kopyası haline getirilmeye çalışıldığını görüyoruz. Büyük şehirlerin önemli semtlerine Batılı isimlerin verilmesinden, kötü faaliyetlerin sergilenişi ve Helen gibi yaşamaya kadar varan pek çok olay, bugün kentlerdeki yabancılaşma ve yozlaşmanın hangi boyutlara ulaştığını gösteriyor." Sayfa 225.
"Tevhid sorumluluğunu yüklenen her ferdin kaderinde zulüm ateşinin var olduğuna, ancak İbrahim gibi teslimiyet gösterenlere Allah'ın, Nemrutların ateşini bir gül bahçesine çevirebileceğini inanabilmektir (bayram). Dinin küfrün merkezinde doğduğunu, tevhidin şirkin içinde çiçek açtığını hatırlayarak ve Allah'a güven duyarak huzura ermektir bayram." Sayfa 230.
"Özellikle İslam'a düşmanlık ederek kadın haklarını savunduklarını sanan şehvet tacirleri, her fırsatta evliliği gereksiz göstermekte ve ailenin etkinliğini yok etmek istemektedirler. Kadını zevk aracı olarak kullananların kurdukları İblis tuzağına yakalanan çok sayıda insan, aile ve İslam dışı arayışların peşine düşerek çağdaşlık adına her çeşit günahı işleyebilmektedir. Ayrıca eğitim kurumları, genç nesillere büyük ölçüde İslam dışı değerleri taşımakta, kitle iletişim araçları da adeta İslam dışı bir hayat tarzı oluşturmak için programlanmış durumdalar." Sayfa 248.
"Mevcut ekonomik sistem, büyük ölçüde rant sağlama yoluyla para kazanma üzerine kurulmuş; genelde insanı ve toplumu değil, kişisel çıkarların korunmasını hedeflemiştir." Sayfa 346.
"İslam ekonomisini diğer ekonomilerden ayıran en önemli özellik, onun sosyal denge ve dayanışma için şart olan paylaşım adaletini temin etmesidir. Kur'an'ın, ekonomik sistemi yeniden yapılandırması sürecinde ilk hamleyi faize yapması, İslam ekonomisinin değinilen özelliğini yansıtır." Sayfa 347.
"Kur'an mesajına kulak tıkayan toplumlar, her dönemde kayıp ve kriz sürecine girmişlerdir. İslamsız ortamda bulunmayı çağdaşlık sananların şuuru bulanık, hayatı da günahlardan dolayı kirli ve karanlıktır. Bu kötü durum, Allah'a teslim olmamanın, hatta onun diniyle gizli ve açık biçimde savaşmanın, zaman tarafından alınan bir intikamıdır. Çünkü İslamsız ortamda boy salan günah ve kötülükler, onları çağdaşlık sayanlara hak ettikleri acı dersi vermeye devam etmektedir." Sayfa 360.
"Bugün dünyanın değişik bölgelerinde yaşanan baskı, zulüm, açlık, savaş ve gelir dağılımındaki eşitsizlik gibi bir yığın olumsuzluğun temel nedeni; karınları tok fakat gözleri aç olan azgın insanların oluşturdukları sömürü sistemleridir. Bunların en bariz niteliği ise dünyaya aşırı düşkünlük, yani sekülerliktir." Sayfa 83.
"Çağımızda Batı alemi teşebbüse ağırlık verdiği için maddi alanda büyük bir ilerleme sağladı ve tekniğin zirvesine ulaştı. Ancak tevekkül yönünü ihmal ettiğinden, bu üstünlük insanlığa gerçek bir mutluluk getiremedi. Doğu alemi de tevekkülü yanlış yorumlayarak teşebbüsü ve gayreti gevşetti, sonunda Batının uydusu haline geldi." Sayfa 436.