Ana içeriğe atla

Namaz Bilinci-Hasan Hafızoğlu



Namaz Bilinci-Hasan Hafızoğlu. Düşün Yayıncılık, 2009

     "Müslüman olmak ve kendini İslam'a nispet etmek, ancak İslam'a uygun pratik eylemlerle mümkündür. Peygamberimizin ifadesiyle 'iman temenniden ibaret değildir.'" Sayfa 9.

     "Namaz, Rasulallah ve ashabını harekete geçirirken, onları birer eylem adamı yaparken, bizlerin uyuşuk ve pısırık kalmasına, kötülüklere ve haksızlıklara karşı sessiz durmamıza vesile olmaktadır. Bunun nedeni, şekil ve manayı birleştirerek peygamberin kıldığı gibi namaz kılamayışımızdır. Halbuki Allah 'muhakkak' kaydıyla namazla bu işlerin yapılacağını beyan etmişti." Sayfa 10.

     "Fabrikada çalışan işçi, devlet dairesinde görevli memur, görevleri ile ilgili belli kaidelere uymak zorundadırlar. Bir okula kayıt yaptıran öğrenci de belli kurallara imza atmış demektir. Okulun düzenine, kurallarına uymazsa cezalandırılır.

     İşte 'Allah'a kulum' diyen insanlar da Allah ile bir anlaşma yapmışlardır. Bu anlaşmanın prensiplerine -kulluk prensiplerine- uymak zorundadırlar. Aksi halde böyle bir kimsenin 'ben müslümanım, ben Allah'ın kuluyum' demesi yalandan öteye geçmez. Böyle kimselere 'sen yalan söylüyorsun' demeliyiz. Öyle ya, iddialar ispat istemezler mi?" Sayfa 18.

     "Hayatın ibadet olabilmesi için  yaptığımız her işin, attığımız her adımın Allah'ın rızasına uygun olması şarttır. Böyle olduğu zaman uyumamız ibadet olur, gezmemiz ibadet olur, yememiz-içmemiz, kazanmamız-harcamamız, velhasıl her hareketimiz ibadet olur. İbadetin muayyen bir vakti yoktur." Sayfa 20.

     "Namazın Tevhid akidesinin vazgeçilmez rükunlarından olmasının hikmeti, bütün ibadetleri kapsamına almasındandır. Çünkü namaza katılım, hem dilimizle, hem kalbimizle, hem de bedenimizle olmaktadır." Sayfa 25.

     "Namazın bir kulun hayatındaki en önemli etkisi, onu çirkin, fena, kötü olan şeylerden alıkoymasıdır (bkz Ankebut 45). Namazın insan hayatından uzaklaştırdığı şeyler küfür, şirk, nifaktan tutun da Allah için söylenmeyen sözden, atılmayan adımdan, alınmayan nefesten ve Allah için yapılmayan her türlü hareketten hepsini içine alır." Sayfa 33.

     "Eğer namaz kılan müminde birazcık şahsiyet varsa, namazda okuduklarıyla hayatı ters orantılı olmayacaktır. Örneğin günde en az 40 defa 'yalnız sana kulluk ederiz' derken, hayatında bir an bile başkasına kulluk etmeyecek, başkası adına iş yapmayacaktır. Çünkü namazla bu tür olumsuzlukları bağdaştırmak mümkün değildir. Namazda 'bizi doğru yola ilet, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna' diye dua eden birisinin, hayatını şeytanların, tağutların, paranın, malın ve şehvetin yoluna adaması hangi mantıkla izah edilebilir?" Sayfa 34.

     "Acaba bizim namazımız niye zamanımızın müşriklerini ve din düşmanlarını tehdit etmiyor? Onlar da biliyorlar, Müslümanların namazla hayatlarını ayırmalarının kendilerine ne derece faydalı olduğunu. Demek ki namaz ruhu yok henüz bizde. Ne zaman ki gerçek namaz ruhunu elde ederiz, namazda okunanların manasını hayata aktarırız, o zaman onlar güç ve kuvvet olarak karşımıza çıkacak." Sayfa 35.

     'Ey Şuayip, senin namazın mı babalarımızın taptığı şeylerden, yahut mallarımız üzerinde dilediğimizi yapmaktan vazgeçmemizi emrediyor? (Yoksa sen bunu yapmazsın). Sen yumuşak huylu, akıllı bir (insansın)' (Hud 87).

     "Hz Şuayb'in namazından şunu anlıyoruz: Namaz mümini pasifize eden, toplumsal olaylardan uzaklaştıran bir ibadet değil, aksine onu toplumun inkarlarına, sapmalarına, kötülüklerden alıkoymak için mücadeleye sevk eden bir güçtür." Sayfa 36.

     "Kısaca namaz, müminin günlük faaliyetleri hakkında düzenli olarak Rabbine hesap vermesini sağlayan bir otokontrol mekanizmasıdır." Sayfa 38.

     "Namazda okuduğumuz emir ve nehiyler toplumun sosyal hayatına etki ediyorsa, işte o toplum namazlı toplum demektir. Namazda faiz ayetleri okuyan bir toplumun temeli, faiz kurumları üzerine bina edilmişse bu topluma nasıl ehli namaz diyebiliriz?" Sayfa 43.

     "Namazdaki kıbleleri Kabe olmasına rağmen, hayattaki kıbleleri şehvet, para, makam, diploma olanlar, ikiyüzlü sahtekardan başka bir şey değildir. İşte, namazdaki kıbleye yönelmek, hayattaki kıblemizi de belirlemek demektir. Bu da hayatımızı, topyekün Allah'ın hayatımız için çizdiği prensiplerime göre ayarlamakla gerçekleşir." Sayfa 47.

     "Namazlarımızı, alışkanlık ve adet haline dönüşen bir ibadet olmaktan kurtarmanın tek çaresi, namazda okuduklarımızın manasını anlamaktan geçer." Sayfa 53.

     "Namazdaki kıraatin amacı onu anlamak, yaşamak ve yaşatmaktır. Ya da en azından, böyle bir gayretin içinde olmaktır." Sayfa 54.

     "60 yaşındaki adam bir ömür namaz kılsın, günde en az 40 defa Fatiha okusun ve ne acı ki Fatiha'nın manasını, hatta bir ayetini bile bilmesin.

     Evet yarının yaşlıları olan ve namaza yeni başlayan gençler! Namazı iyi kavramalıyız. Yaptığımız ezberi manasıyla, mealiyle, hatta tefsiriyle öğrenmeliyiz. Günde bir ayet öğrensek, yedi günde Fatiha'yı öğreniriz. Öğrendiğimiz mana, bizim hem namazımıza, hem de hayatımıza tesir edecektir." Sayfa 55.

     "Lafla peynir gemisi yürümezken, İslam gemisini yürütmeye çalışmak, elbette olacak iş değildir." Sayfa 61.

     "Gündüzün yiğidi olmak, gecenin abidi olmaktan geçer." Sayfa 107. (gece namazı hakkında). 

     "Müslümanların eğitimi ve yetiştirilmesi için cami ve mescidler oldukça önemlidir. Şurası bir gerçek ki, yeryüzündeki bütün sistemlerin ayakta kalabilmesi için, kendi sistemlerini ayakta tutacak insan yetiştirmeye, bu insanları yetiştirmek için de bir mekana ihtiyaçları vardır. İslam toplumu için bu mekanlar Allah'ın mescidleridir. Müslümanın çocuğu, elbette sokak ve televizyon çocuğu olmayacaktır. Müslümanın çocuğu, eğitimini mescidden aldığı gün istikbal Müslümanların elindedir. Allah'ın dini adına tesis edilen, sadece İslam adına kullanılan her mekan mesciddir " Sayfa 115.

      "Bazıları da daha çok çalışmak, daha çok kazanmak için, maddeye olan hırslarından dolayı, 'çalışmak da ibadettir, görev yapmak namazdan daha önemlidir' diyerek İslam'dan nasipleri olmadıklarını ortaya koyarlar." Sayfa 121.

     "Bugün dünya müslümanlarının en çok yaptığı ibadet namazdır. Ama en çok yapıldığı halde en az anlaşılan ya da tesiri olmayan ibadet yine namazdır." Sayfa 125.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Adet ile İbadet Arasında Bocalayan Müslüman-Mustafa Varlı

Adet ile İbadet Arasında Bocalayan Müslüman-Mustafa Varlı. Ensar Neşriyat, 2017      "Teknik ve kültürel imkanların alabildiğine gelişmiş olmasına rağmen, günümüz Müslümanının yaşayışı ile Asrı Saadet dönemi Müslümanlarının anlayış ve yaşayışları arasında büyük farklar görmekteyiz." Sayfa 10       "Âdetlerin, ibadetlere karışması ve ibadet gibi kabul edilmesi İslam kavramını ve imajını zedelemektedir. Görüntüsü ve yaşantısı zedelenmiş bir İslam ise kesinlikle yüce Allah'ın indirdiği İslam değildir." Sayfa 13       "İmanın dil ile ikrar ve kalp ile tasdikten ibaret olduğu anlayışındaki günümüz insanı, dil ile Müslüman olduğunu söyleyip kalbinden de buna inandığı takdirde ibadet etmese bile Müslüman kabul edileceğini ve sonunda bununla da cennete gidebileceğine inanmaktadır. Bu düşüncedeki pek çok kişi, işlediğim günahların cezasını bir süre çektikten sonra nasıl olsa Allah beni cennete sokacak, o halde dünyanın zevklerinden ke...

Kur'an Kılavuzu Mutlak Gerçeğin Sesi-Murat Sülün

Kur'an Kılavuzu Mutlak Gerçeğin  Sesi-Murat Sülün. Ensar Neşriyat, 2013       "Kur'an-ı Kerim, İslamiyet'in temel metni olmakla birlikte  bilinen anlamda bir din ve dua kitabı değildir. Kur'an'ın asıl konusu insan olup, Allah, cennet-cehennem, melek gibi gaybi kavramların sahih anlamını ortaya koymakla yetinir. Doğru ile yanlışın, gerçek ve sahtenin kriteridir." Sayfa 11       "Hak Teala insanları, Kur'an ve kainat kitaplarına karşı takındıkları tutuma göre yüceltip alçalttığı için, bu iki kitaba karşı tutumumuzu gözden geçirmek durumundayız. Bunun için de kutsal kitabımızı iyi tanımalı, işlevinden bihaber olmamalıyız." Sayfa 11       "Arapça bilmeyen Müslümanlar, Kur'an'la anlamaya dayalı değil, saygıya dayalı bir ilişki kurmuş, onun içine fazla girememiş, İslam öğretilerini sıhhatleri kuşkulu bilgilerle dolu kaynaklardan öğrenmişlerdir." Sayfa 13      "Adalet, çalışma, dürüstlük, hesap verme fi...

Nehri Geçerken-Abdurrahman Aslan

Nehri Geçerken-Abdurrahman Aslan. Beyan Yayınları, 2010      "Hristiyanlığı hurafelerden ayıklayarak o ilk asli haliyle yaşamak isteyen Hristiyanlar, onu yorumladılar ama bir müddet sonra baktılar ki o Hristiyanlık, kapitalist dünyanın modern dünyanın manevi sübabı olmuş. Bunun böyle olacağını ne tahmin ettiler ne de böyle bir amaçları vardı." Sayfa 21       "İnsan, ilahi ve kutsal olana rağmen varlığını sürdüremez. Sekülerizm ise insanın ilahi ve kutsal olana rağmen varlığını sürdürme girişimidir, iddiasıdır." Sayfa 30       "İslam'ı Modernitenin uygun bulduğu bir form içinde yaşamaya talibiz. Acaba bu ne kadar sağlıklıdır ve dinin bu şekilde yaşanması gerçekten sonuçta geriye İslam'dan ne bırakacaktır bize?" Sayfa 31       "Modernite ile birlikte insan her şeyin, iyinin, kötünün, güzelliğin, adaletin, doğrunun, sevginin ve sanatın anlamının kaynağına kendini yerleştirir. Düşünce biçiminde rasyonaliz...