Kelimeler Kavramlar 1.Kitap-Yusuf Kerimoğlu, İnkılap Yayınları, 1983
"Tabiat kanunları adı altında kendi vehim ve korkularını sistemleştirenler, insan toplumunda yegane ölçünün 'kuvvet' olduğunu kabul etmeye mecburdurlar. Zira hem kainatta ilahi bir düzen ve ahengin varlığını kabul etmeyeceksin, hem de 'kuvvet' ölçü değildir, diye haykıracaksın, bu mümkün değildir." Sayfa 9
"Dillerin birbirine üstünlüğü iddiası, ırkçılığın değişik bir şeklidir." Sayfa 18
"Çağdaş uygarlık' karşısında aşağılık duygusuna kapılanlar Batılı kavramların ateşli taraftarları olmuşlardır. Bugün Mevlana ve Yunus Emre'nin 'hümanist', Hacı Bektaşi Veli'nin 'demokrat', Şeyh Bedrettin'in 'komunist' ilan edilmesindeki mantık budur." Sayfa 19
"Allah'ın indirdiği hükümlere mukabil olmak ve onların yerine geçmek üzere hükümler, kanunlar koyan her güç 'tağuttur". Sayfa 21
"Bugün dünyada beşikten mezara kadar insanların hayatlarını, heva ve heveslerine uyarak düzenlemek iddiasında olan meclisler, krallar, uluslararası kuruluşlar tağut hükmündedirler." Sayfa 21
"İnsanın eşya, devlet, insan ve tüm varlıkla ilişkilerini Allah'ın indirdiği hükümlere göre düzenlemeye Adalet denir." Sayfa 26
"İslam dini bütün insanların doğuştan hür, eşit ve kanlarının masum olduğunu vaz etmiştir. Her insan can, mal, nesil, akıl ve din emniyetine sahiptir. Bunlar için ayrıca sanki insanlar veriyormuş gibi yazılı anayasa meydana getirmeye gerek yoktur." Sayfa 36
"Herhangi bir ideolojiye itikat eden kimsenin Müslümanlığından söz edilemez. Çünkü bütün ideolojilerde Kur'an-ı Kerim'in birçok ayeti inkar edilir. Dolayısıyla kelime-i şehadet getiren bir mümin, bütün ideolojileri inkar etmek zorundadır." Sayfa 38
"Belam, Allah'ın adını kullanarak insanları aldatanların ortak ismidir." Sayfa 40
"Geçmişte zalimlerin, fasıkların, delilerin ve çocukların sultanlığına 'fitne çıkmasın' gerekçesiyle razı olmanın faturasını ümmet çok ağır ödemiştir." Sayfa 44
"Cahiliye, Allah'ın indirdiği hükümleri ve bilgileri kabul etmeyip, bunlar yerine insanlar tarafından konulan hükümlere, düşüncelere ve sistemlere iman etmektir." Sayfa 48
"Helal ve haram sınırlarını dikkate almayan bütün sistemler 'cahili sermayeye' dayanır. İnsanları Allah'ın dinine göre eğitmeyen bütün sistemler de 'cahili eğitim' durumundadır." Sayfa 49
"Müşrik düzenlere midelerinden bağlı olan ve rızık endişesi ile kıvranan tiplerden, İslamın temel hedeflerine hizmet etmelerini beklemek gülünç olur." Sayfa 55
"Kanun bakımından dünya ikiye ayrılır; Darül İslam ve Darül Harp. Türkiye'de kurulan demokratik laik cumhuriyet, Medeni Kanunu kabul etmek suretiyle İslam fıkhını yürürlükten kaldırmış ve diğer hususlarda da Avrupa'dan getirilen kanunlarla hükmetmeye başlamıştır. Bu sebeple Darül Harbe dahil olmuştur.' Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi" Sayfa 67
"İslam, inanç hürriyetini; içeriği bilinmeyen bir teori olarak ortaya koymamış, bilakis belirli hadler ve cezalar koyarak tahkim etmiştir." Sayfa 75
"Cahiliyenin galip geldiği, tağuti güçlerin insanları hor ve hakir kıldığı toplumlarda, onlarla uzlaşmayı esas alan her türlü düşünce bir fitnedir." Sayfa 82
"Ehli Sünnetin müçtehit imamları, ameli imandan bir cüz olarak kabul etmedikleri için, hiçbir günahkarı küfürle itham etmezler." Sayfa 84
"İmam, devlet başkanı olan halifedir. İmametin hak olduğunu kabul etmeyen kimse kafir olur. Çünkü dini hükümlerden bir kısmının farz olması, imamın varlığına bağlıdır." Sayfa 85
"La İlahe' (ilah yoktur), illallah (ancak Allah vardır) diyen her Mümin bütün ideolojileri inkar etmiştir." Sayfa 97
"Bir insan, Kur'an-ı Kerim'in herhangi bir ayetini inkar ederse Mümin olamaz. 'Efendim çoğuna inanıyor ya' diye itirazda bulunulamaz. Bir ayeti yalanlayan, tüm vahyi yalanlama durumundadır." Sayfa 100
"İslam dininde, haram yolla elde edilen mülkiyet kabul edilmemiştir." Sayfa 118
"Türkiye'de genelevlerin bile devletin izniyle işletildiği, zinanın kitle yayın organları (tv, radyo, gazeteler vs) ile övüldüğü ve şer'i muamelatın yasaklandığı gerçeği gizlenemez. Böyle bir topluma; 'Efendim Darül İslam da diyemeyiz, Darül Harp de diyemeyiz' cümleleri ile sahip çıkanlar dikkate alınmayacak derecede zihnen çürümüşlerdir." Sayfa 123
"Şeriat-Tarikat-Hakikat zincirine inanmak, şeriatı eksik kabul etmek anlamına gelir ki insanı delalete ve küfre sürükler." Sayfa 138
"Türkiye'de 32 farz arasında cihada yer vermeyen eserler bol miktarda basılmakta ve dağıtılmaktadır. Halbuki nefsin heva ve heveslerini durdurabilecek tek ilaç cihattır." Sayfa 140