Ana içeriğe atla

İzdüşüm-Yaşar Kaplan


İzdüşüm-Yaşar Kaplan. Aylık Dergi Yayınları, 1983

     "İnandığını söyleyen insanlar bugün Kur'an üzerinde çeşitli değişiklikler yapmayı, Kur'an'ı amaçlarına yatkın bir sansürden geçirmeyi göze alamamaktadırlar. Ancak bununla aynı anlama gelen davranışlar içerisine girmektedirler: Kur'an'a karşı ilgisiz kalmak, Kur'an'ı yalnız bırakmak, Kur'an'ı fazla okumamak, Kur'an'a fazla söz hakkı tanımamak..." s.14

     "İnandığını söyleyen insanlar, Kur'an'dan devşirdiği 5-10 seçme ayetle yaşayıp gitmek varken, niçin tüm olarak sarılsın kitaba ve niçin kendi başını durup dururken belaya soksun? Niçin sorumluluklarını arttırsın? En iyisi kitaba toptan sarılmamak, Kitab'ın insanı fazla sıkıntıya sokmayacak yanlarından seçmeler yapmak." Sayfa 14 

     "Günümüz insanı bilmektedir ki Kur'an okundukça, sahip olduğumuz inançların inanç olmadığı ortaya çıkacaktır. Kur'an okundukça yaşanan Müslümanlıkla Kitab'ın öngördüğü Müslümanlık arasında hiçbir ilgi bulunmadığı anlaşılacaktır. Günümüz insanı bilmektedir ki Kur'an'a yaklaşırsa ya köklü bir değişiklikten geçmesi zorunlu olacaktır ya da geleceği adamakıllı kararacaktır. Bu nedenle de inandığını savladığı kitabı okumamayı, işi kolayından atlatmayı, fazla bir sorumluluk yüklemeyen ucuz bir inançla yaşamayı yeğlemektedir." Sayfa 14 

     "İnsan kutsal kitaplara inanıyor, Tanrıya inanıyor ama insan kandıramayacağı, parayla satın alamayacağı, kendi buyruklarına boyun eğdiremeyeceği bir Tanrıya inanmak istemiyor. İnsanın istediği, hem inanacağı hem de satın alabileceği, kandırabileceği bir Tanrı." Sayfa 15

        "İnsan bugün zulüm altında inlese bile, zulmü kökünden silen bir düzene evet dememek için diretmekte, zulüm işleme hakkı ya da sırası yarın kendi eline geçtiğinde bu haktan yoksun kalmaya yanaşmamaktadır." Sayfa 16 

     "Kur'an, açıklığıyla mucizedir. Söylediklerinin eksik bir yanı, tartışmaya yol açabilecek bir yanı bulunmaz. Diyeceklerinizi az buçuk kestirebiliyorum: 'Tarihteki atışmalar, kitap üzerine yapılan tartışmalar nereden çıktı öyleyse?' diyeceksiniz. Bu olaylar tarihin ya da günümüzün gerçekleri olsalar da Kur'an'ın gerçekleri değildirler. İnsanın anlamaya niyeti, geçinmeye gönlü yoksa Kur'an'ın suçu ne bunda?" Sayfa 17 

     "Kur'an herkese belirli perdelerden seslenen, herkese kendi alım gücü ve düzeyine göre açılan bir kitap olmasıyla mucizedir." Sayfa 18 

     "Bir ortam düşününüz ki Müslümanlaşmanız herkesinizi, herşeyinizi gözden çıkarmak anlamına gelecektir. Müslüman olacaksınız ama bunun karşılığında da her bakımdan çetin bir yalnızlığa terk edileceksiniz. Bugünün Müslümanlarına sanki hiçbir şey anlatmamaktadır geçmişin bu olguları." Sayfa 29

     "Müslümanlar Mekke'nin Medine'nin işgal altında olduğuna, Kur'an'ın tasallut altında olduğuna inanmıyorlar demek. Müslümanlar kentlerin anası, kentlerin başı olan kutsal beldelerin ilk elde kurtarılması gereken beldeler olduğunu sözde kabul etseler de buraların şu anda böyle bir kurtuluşa gereksinim duymadığına inandırılmışlar. Bu kentlerimizin üstüne vurulmuş olan 'yangında ilk kurtarılacaktır' uyarısını görüyorlarsa da Müslümanlar buraların şu anda yangının tam ortasında kaldığını kabul etmiyorlar demek." Sayfa 38 

     "İnkarcıları çileden çıkaran, Allah'ın varlığı ya da Kur'an'ın varlığı değildir aslında. Onları çileden çıkaran; ihlaslı müminlerdir, kendilerini Allah'a adamış olanlardır, Kur'an yolunun yılmaz bekçileridir." Sayfa 46 

     "Kitabın sayfaları arasına hapsedilmiş ayetleri gün ışığına çıkarmak için didinenler, unutulmaya yüz tutmuş ayetleri yaşantıları ile canlandırarak yeryüzüne yayanlar, hep istenmeyen adam ilan edilmiştir münkirler tarafından." Sayfa 46 

     "Hevasını ilah edinen kişilerle ayetlere sarılanlar, yani Allah'ın sağlam kulpuna yapışanlar arasındaki çizgi daha bir belirginleşecektir gitgide. Hem inanmak hem de ayetlerden gocunmak anlaşılır değildir." Sayfa 48 

     "Müslümana itirazı olanlar, gerçekte Allah'a, Allah'ın kitabı Kur'an'a, Allah'ın düzeni İslam'a itirazı olanlardır." Sayfa 65 

       "Müslümanların eylemleri ardında onun bunun parmağını arayanlar, aslında kendileri parmakla yönetilenler değil midirler? Bununla birlikte bilmeliyiz ki Müslümanın yaptıklarının ardında da bir parmak vardır ve bu parmak ilahi bir parmaktır." Sayfa 65 

     "İnsanlar, 'vatanımız' dedikleri toprak parçalarına ihanet etmekten şiddetle kaçınıyorlar, insanlar 'bayrağımız' dedikleri bez parçalarına ihanet etmekten şiddetle kaçınıyorlar, insanlar 'ilkelerimiz' dedikleri kağıt parçalarına ihanet ekmekten şiddetle kaçınıyorlar, insanlar 'önderlerimiz' dedikleri cücelere karşı ihanet içine girmekten bucak bucak kaçınıyorlar, ulusal-yöresel değerlerine ihanete kalkışmış olmaktan titriyorlar da yine aynı insanlar, Müslüman olarak bilinen bu insanlar; Allah'a ihanet etmekten, Resul'e, Kitaba ihanet etmekten aynı şiddette kaçınmıyorlar. Böyle bir ihanete düşmekten korkmuyorlar." Sayfa 71

Bu blogdaki popüler yayınlar

Adet ile İbadet Arasında Bocalayan Müslüman-Mustafa Varlı

Adet ile İbadet Arasında Bocalayan Müslüman-Mustafa Varlı. Ensar Neşriyat, 2017      "Teknik ve kültürel imkanların alabildiğine gelişmiş olmasına rağmen, günümüz Müslümanının yaşayışı ile Asrı Saadet dönemi Müslümanlarının anlayış ve yaşayışları arasında büyük farklar görmekteyiz." Sayfa 10       "Âdetlerin, ibadetlere karışması ve ibadet gibi kabul edilmesi İslam kavramını ve imajını zedelemektedir. Görüntüsü ve yaşantısı zedelenmiş bir İslam ise kesinlikle yüce Allah'ın indirdiği İslam değildir." Sayfa 13       "İmanın dil ile ikrar ve kalp ile tasdikten ibaret olduğu anlayışındaki günümüz insanı, dil ile Müslüman olduğunu söyleyip kalbinden de buna inandığı takdirde ibadet etmese bile Müslüman kabul edileceğini ve sonunda bununla da cennete gidebileceğine inanmaktadır. Bu düşüncedeki pek çok kişi, işlediğim günahların cezasını bir süre çektikten sonra nasıl olsa Allah beni cennete sokacak, o halde dünyanın zevklerinden ke...

Kur'an Kılavuzu Mutlak Gerçeğin Sesi-Murat Sülün

Kur'an Kılavuzu Mutlak Gerçeğin  Sesi-Murat Sülün. Ensar Neşriyat, 2013       "Kur'an-ı Kerim, İslamiyet'in temel metni olmakla birlikte  bilinen anlamda bir din ve dua kitabı değildir. Kur'an'ın asıl konusu insan olup, Allah, cennet-cehennem, melek gibi gaybi kavramların sahih anlamını ortaya koymakla yetinir. Doğru ile yanlışın, gerçek ve sahtenin kriteridir." Sayfa 11       "Hak Teala insanları, Kur'an ve kainat kitaplarına karşı takındıkları tutuma göre yüceltip alçalttığı için, bu iki kitaba karşı tutumumuzu gözden geçirmek durumundayız. Bunun için de kutsal kitabımızı iyi tanımalı, işlevinden bihaber olmamalıyız." Sayfa 11       "Arapça bilmeyen Müslümanlar, Kur'an'la anlamaya dayalı değil, saygıya dayalı bir ilişki kurmuş, onun içine fazla girememiş, İslam öğretilerini sıhhatleri kuşkulu bilgilerle dolu kaynaklardan öğrenmişlerdir." Sayfa 13      "Adalet, çalışma, dürüstlük, hesap verme fi...

Nehri Geçerken-Abdurrahman Aslan

Nehri Geçerken-Abdurrahman Aslan. Beyan Yayınları, 2010      "Hristiyanlığı hurafelerden ayıklayarak o ilk asli haliyle yaşamak isteyen Hristiyanlar, onu yorumladılar ama bir müddet sonra baktılar ki o Hristiyanlık, kapitalist dünyanın modern dünyanın manevi sübabı olmuş. Bunun böyle olacağını ne tahmin ettiler ne de böyle bir amaçları vardı." Sayfa 21       "İnsan, ilahi ve kutsal olana rağmen varlığını sürdüremez. Sekülerizm ise insanın ilahi ve kutsal olana rağmen varlığını sürdürme girişimidir, iddiasıdır." Sayfa 30       "İslam'ı Modernitenin uygun bulduğu bir form içinde yaşamaya talibiz. Acaba bu ne kadar sağlıklıdır ve dinin bu şekilde yaşanması gerçekten sonuçta geriye İslam'dan ne bırakacaktır bize?" Sayfa 31       "Modernite ile birlikte insan her şeyin, iyinin, kötünün, güzelliğin, adaletin, doğrunun, sevginin ve sanatın anlamının kaynağına kendini yerleştirir. Düşünce biçiminde rasyonaliz...