Müslüman Kültürde Kur'an'a Yabancılaşma Süreci-Ahmet Akbulut Otto Yayınları, 2020
"Hristiyanlar alim olunca Hristiyanlıktan; Müslümanlar da cahil kalınca Müslümanlıktan çıkarlar." Charles Mismer Sayfa 9
"Bilgi sahibi olmadan iman sahibi olmanın yüceltilmesi, Müslüman aklı işlevsiz bırakmıştır. Halbuki ilmi öncelemek Kur'an'ın önerisidir." Sayfa 10
"Dinin yorumlanmasının belli bir zaman dilimine ait olduğunu kabul etmek, bir çeşit zamansal ruhban sınıfı ortaya çıkarmaktır. Kur'an'ın önerisinde ise 'ruhban sınıfı' yoktur." Sayfa 11
"İbret alınması gereken mazimizin, oraya dönmeyi yücelten bir özleme dönüştürülmesi, Müslüman insanı tarihdışılığa itmektedir." Sayfa 11
"Bugün Müslümanlığın sorunu Kur'an değil, Kur'an'ın muhatabı olan Müslüman bireyin sahip olduğu zihin dünyası, ilim düzeyi, araştırma ve sorgulama becerisi, algılama yeteneği ve anlama kapasitesidir." Sayfa 12
"Müslüman zihin Hz. Peygamber'den sonra dini, bireyin eğitim ve öğretiminde değil, toplumun yönetiminde ve denetiminde kullanmıştır." Sayfa 15
"Bilgi olmadan, imanın müstakim olması rastlantıya bağlıdır. İman ise rastlantıya bırakılamaz. Bilginin değersizleştirilip, bilgisiz imanın yüceltilmesi, Kur'an'a aykırıdır." Sayfa 15
"İnsanın kaderi; iyilik ve kötülük işleyecek tarzda yaratılmış ve kendisine akıl ve irade verilmiş olmasıdır. İnsanın gayesi Allah tarafından tespit edilmiş olmasına rağmen, bu hedefin gerçekleştirilmesini Allah insana bırakmıştır. İnsan, aklı, iradesi ve tecrübesi ile bu gayeyi gerçekleştirebilecek imkana sahiptir. Amacı gerçekleştirip gerçekleştirmemekte insan serbest bırakılmıştır." Sayfa 18
"Ezelde bizim için tespit edilenin dışında davranma imkanımız yoksa iradenin, hürriyetin ve sorumluluğun anlamı olamaz." Sayfa 19
"İnsanoğlunun, kendi kusuru neticesi ortaya çıkan en basit şeyleri dahi kadere yüklemesi, onun kolayına gelmektedir. Gerçekten de kader kavramı, aklını kullanmak istemeyene sığınma imkanı vermekte ve insanın kendi kendini hipnotize etmesine yaramaktadır." Sayfa 19
"Yani kader; insanın, neticesinden lehte ve aleyhte sorumlu olduğu fiillerinde hür olması ve istediğini yapabilmesidir." Sayfa 23
"Genelde Müslümanlar Kur'an'ın ne dediğinden ziyade, kendi düşüncelerini doğrulamak için Kur'an'dan deliller aramışlar, neticede dayanağının Kur'an olduğu iddia edilen birbirine zıt görüşler ortaya çıkmıştır." Sayfa 26
"Akla aykırı olmak ile aklı aşmak farklı şeylerdir. Aklı aşan şeylerin akla aykırılığından söz etmek mümkün değildir. Kur'an'da akla aykırı bir şey olmamasına rağmen, aklı aşan hususlar bulunmaktadır. Bugün için aklı aşan hususların, gelecekte izah edilmesi mümkündür. İnsanoğlunun bilgisi arttıkça, Kur'an'ı anlama seviyesi yükselecektir." Sayfa 27
"Sorumlu olduğu hususlarda, kaderini insan çizmektedir. Kur'an'da bu duruma işaretle; "..Bir millet kendini değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez.." (Rad 11) "İnsan ancak çalıştığına erişir" (Necm 39) buyurulmaktadır." Sayfa 29
"Sorumlu olması cihetiyle diğer varlıklardan ayrılan insanın, sorumluluğu oranında hürriyetinin olması, sınırları Allah tarafından çizilmiş sahada insanın kendi kaderini kendinin belirlediğini ortaya çıkarmaktadır." Sayfa 30
"Mecburiyetin olduğu yerde iradeden söz edilemez. Buna göre insanın kaderi, iyiliği veya kötülüğü yapacak şekilde yaratılmış olmasıdır. Bu hususu vurgulayan ikbal, 'Allah, hür iradeli insanı yaratmakla, bazı konularda iradesine sınır koymuştur.' demektedir." Sayfa 30
"Allah'ın, insanı iyilik ya da kötülük yapacak şekilde yaratması; Allah'ın iyiliği veya kötülüğü yaratması olarak değerlendirilmiştir. Halbuki Allah, iyiliğin de kötülüğün de kanunlarını koymuş, iyiliğe gidecek yolu insanlara tavsiye etmiştir. Kainat nötrdür, iyi veya kötü, dış alemde var olan şeyler değil, insan davranışlarının ölçüleridir. İslam'ın düalizmi, insanın kendi içindedir." Sayfa 39
"Yüce Allah, insanı iradeye mecbur etmiş ve fakat iradenin önündeki seçeneklerden birine mahkum etmemiştir." Sayfa 40
"Her şeyden önce İslam, otoritenin bölünmesini kabul etmediği gibi, bir ruhban sınıfının varlığını da reddetmekte, din işi-dünya işi ayrımını kabul etmemektedir. Kaldı ki dinin ahiret işi olarak görülmesi Kur'an'a uygun değildir. Çünkü din, insanı dünyada doğruya ulaştırmak ve mutlu yaşamasını sağlamak için gelmiştir." Sayfa 59
"Tanrı, insanı çukurdan çıkarmak için değil, insanın çukura düşmemesi için ona öğütte bulunur." Sayfa 75
"Allah'ın alemi planlayıp yaratması ile insanoğlunu planlayıp yaratması farklı şeylerdir. Çünkü evren, mekanik Müslüman olmasına karşın, insan iradı Müslüman olma olanağına sahiptir. Bu yüzden insanlara Yüce Allah'tan mesaj gelmesi, O'nun insanları sevmesinin bir sonucudur." Sayfa 76
"Allah-insan ilişkisinde peygamberin yeri insanın yanıdır. Bu, gözden kaçırdığımız önemli bir durumdur." Sayfa 77
"Bireyin Allah ile ilişkisinin şekli, diğer insanlarla ve varlıklarla ilişkisinin biçimini de belirler. Allah ile kurulan doğru ilişki, topluma barış olarak yansır." Sayfa 77
"Bugün insanlığın elinde, yazarı Allah olup doğruluğu kanıtlanmış bulunan Kur'an'dan daha sağlam bir belge yoktur. İbni Haldun'un ifadesi ile Kur'an'ın kendisi delildir." Sayfa 92
"Hadisçiler, ilmin selefin sabitelerinden ibaret olduğu öğretisini geliştirmişlerdir. Selefin ilmi otorite olarak benimsenmesi Kur'an'a aykırıdır. Çünkü Kur'an'a göre ilimde otorite yoktur; zira her bilenin üzerinde bir bilen vardır. (Yusuf 76)" Sayfa 139
"Kur'an'ın amacı aklın yerine geçmek değil, insana aklını doğru kullanmasını öğretmektir." Sayfa 142
"Kur'an'ın, "Helak olacak olan da bir delile dayalı olarak yani bilerek helak olsun. Yaşayacak olan da bilerek yaşasın." (Enfal 42) ilkesi gereğince akıl ve bilgi sahibi olmadan müstakim iman sahibi olmanın mümkün olamadığını düşünüyorum." Sayfa 145
"Birey doğrudan Allah'a karşı sorumludur. İnsanın Allah ile kurduğu iletişim doğrudan ise bu ilişki bireye barışçı bir kişilik, eğer Allah-insan iletişimi dolaylı kuruluyorsa, bu da bireye çatışmacı bir kişilik kazandırır." Sayfa 146
"İnsan doğuştan dindar olmaya eğilimlidir; yani doğal dindardır. İslam dini, bireyi doğal dindarlıktan bilinçli dindarlığa yükseltmeyi amaçlamaktadır." Sayfa 147
"Her bir bireyin Kur'an'ın muhatabı olması demek, her bir insanın dünyada önemli olması demektir." Sayfa 148
"Kur'an bize, din ile bilimin karışımını değil, Kur'an'ın ilkelerini bilimle test etmemizi önermektedir. Dolayısıyla Kur'an, kendine, akla ve bilime güvenmektedir." Sayfa 149
"Yüce Allah'ı bulmak bir inancın sonucu değil, bir muhakemenin neticesi olmalıdır." Sayfa 149
"Müslüman nesiller, Kur'an'a giderek, kendi Kur'an algılarını oluşturacak yerde, önceki nesillerin Kur'an algılarını esas almışlar ve yaşamı yakalayamamışlardır. Daha da vahimi, ölçüye göre kendilerini sürekli yenileme imkanını kaybetmişlerdir." Sayfa 150
"Müslüman geçmişimizde ortaya çıkan üç ideoloji, aklı ortadan kaldıran; yani akıl dışı ideolojilerdir. Bunlar, Emevilerin 'cebir ideolojisi', Haricilerin 'tekfir ideolojisi', Şiilerin 'imamet ideolojisi' dir." Sayfa 164
"İnsan, eylemlerini yaparken özgür olmasaydı, Tanrı'nın kitap ve peygamber göndermesinin, insana doğru yolu göstermesinin de bir anlamı kalmazdı." Sayfa 164
"Yahudilikte ve Hristiyanlıkta 'tahrifat' yapılmış, Müslüman geleneğinde ise 'tadilat' yapılmıştır. Yani Kur'ani mesajın yanına beşeri uygulamalar eklenmiştir. Halbuki din ile dinin yorumunu ayırmak gerekmektedir." Sayfa 166
"Kur'an ayetleri üzerinde düşünme emri, belli bir grup insana verilmemiştir." Sayfa 169