Ana içeriğe atla

Şehadet Bilinci-Hasan Eker



Şehadet Bilinci-Hasan Eker. Düşün Yayıncılık, 7.Baskı, 2015

     "İnsanın bütün varlıklara göz attıktan sonra 'madem yeryüzünde bütün varlıkların bir işi var, benim de mutlaka bir işim olmalı' diyerek ardından 'benim yeryüzündeki işim ne' sorusunu sorması gerekir. İnsan bir yerde niçin bulunduğunu bilirse orada ne yapacağını da bilir." Sayfa 14 

     "İnsan yeryüzünde Allah'ın isteklerini yerine getirmeyle mükellef kılındığı için Allah'ın halifesidir. Allah'ın arzusu, O'nun istediği hayatın (dinin) yeryüzünde hakim kılınmasıdır." Sayfa 17 

     "Varlıklara ibret ile bakan ve düşünenler, bu varlıkların yüce Allah'ın varlığına, birliğine ve kudretine şahitlik ettiklerini görecektir." Sayfa 24 

     "Yıllarca insanlara 'iman bir vicdan işidir' deyip, imanı vicdanlara hapsettiler. Maalesef bunda da büyük ölçüde başarılı oldular. Bugün 'Elhamdülillah Müslümanım' deyip de önüne gelen her şeyi yapmaktan çekinmeyen yığınlar bu anlayışın bir sonucudur." Sayfa 36

     "Biz Müslümanlar hep başkalarını Müslüman yapmaya ve başkalarını ateşten korumaya çalışıyoruz. En azından başkalarında olmasını istediğimiz şeyleri hayatımıza iyi bir şekilde yerleştirelim." Sayfa 43 

     "Her gün namazda, her rekatta Fatiha Suresinde 'Yarabbi bizi dosdoğru yoluna ilet' cümlesini okurken, 'biz' dediğimiz kardeşlerimize, namazdan çıktıktan sonra 'onlar, şunlar, ...cılar, ...cular' şeklinde hitap ediyoruz, yabancı gibi davranıyoruz." Sayfa 44 

     "Eğer biz ibadetleri, Allah'ın razı olduğu şeyleri gizleyeceksek, insanlar nasıl şahit olup örnek alacaklar?" Sayfa 52 

     "İslam'a yapılabilecek en iyi hizmetin onu yaşamak olduğunu unutmamamız gerekir." Sayfa 53 

     "Hiçbir Müslüman, toplumdaki haksızlıklara, zulme, ahlaksızlığa daha da önemlisi işlenen şirklere karşı sessiz kalamaz." Sayfa 57 

     "Şayet siz Allah'a inanan biri olarak sadece namaz, oruç, hac, zekat gibi şeylerle yetinirseniz size kimse dokunmaz ama 'ne yapıyorsunuz, yapamazsınız, ben inandığım şekilde yaşamak istiyorum' gibi şeyler söylemeye kalkarsanız Mekke'li müminlere yapılanların aynısının size de yapıldığını göreceksiniz. O zaman, yok insan haklarıymış, özgürlükmüş, düşünce hürriyetiymiş, demokrasiymiş, bunların bütün insanlar için değil sadece bazıları için geçerli olduğunu görürsünüz. O zaman sizin adınız sadece Müslüman değil, artık aşırı dinci, radikal İslamcı, yobaz, mürteci, terörist gibi isimler oluverir." Sayfa 58

      "Cihad, yaşamınız boyunca Allah'ın arzu ve isteklerini hem ferdi hayatımızda hem de toplumsal hayatta gerçekleştirmek için maddi ve manevi elden gelen her şeyi yapma çabasıdır." Sayfa 61 

     "Cihat ruhu ve İslam'ın siyasi dinamizmi, Müslümanların kafalarında köreltildikten sonra Müslüman toplumlar sömürge durumuna düşürüldü." Sayfa 89 

     "Emperyalist güçlerin piyonluğunu yapan İslam toplumlarının başındaki idareciler, yıllarca süren baskıcı rejimleri ile aynı zamanda da kendilerine Müslüman imajını verdirmeye yönelik İslamizasyon politikaları ile zulümlerine devam etmektedirler."  Sayfa 89 

     "Müslümanlar kafirlere, küfre, zulme ve şirke zararı olmayan, sadece namaz, oruç ve zekata sıkıştırılmış bir İslami yaşantının kendilerini kurtarmaya yetmeyeceğini, şayet kulaklarını mazlumların seslerine tıkayıp duymazlıktan gelerek rahatlarına bakarlarsa ahirette mazlumların ellerinin yakalarında olacağını anlamışlardır." Sayfa 91 

     "Laiklik, İslam'ın hayata dair prensiplerini hayata sokmamak için kullanılan bir ilkedir. Çünkü din ile devlet işlerini birbirinden ayırmakla din işlerini Allah'a, devlet ve yönetim işlerini de kendilerine ayırmışlardır." Sayfa 92 

      "Laikler; 'Biz Kur'an'ı kabul etmiyoruz' demiyorlar ancak Kur'an'ın işlerine gelen, ahlaka ve ibadetlere ait hükümlerini alıyorlar ama devlet, yönetim ve siyasetle ilgili hususlarını kabul etmeyerek, İslam'ın toplumsal hayatı düzenlemesine karşı çıkıyorlar." Sayfa 93 

     "Laiklik öyle bir Müslüman tipi öngörmektedir ki; Müslüman ama zalimlere, tağutlara, müşriklere karışmayan, aksine onlara itaat eden, sömürülmeye ve yönetilmeye hazır garip bir Müslüman tipi." Sayfa 93

     "Kısacası laiklik, Allah'ın hakimiyetini parçalayıp insanlara veren bir ilke olması nedeniyle şirktir. Şirk ise belirtildiği üzere en büyük zulümdür s." Sayfa 94 

     "İslam kendine tabi olanları kendi şeriatını tatbik etmeye, Allah'ın indirdiği Kur'an ve Hz Muhammed'in sünnetini yürürlüğe koymaya mecbur eder." Sayfa 94

     "Fakat maalesef günümüzdeki beşeri düzenler sadece İslam'a has olan şehitlik kavramını alıp tepe tepe kullanıyorlar. Demokrasi şehidi, devrim şehidi, basın şehidi... Şunu hemen belirtelim ki uğrunda ölünen yol Allah yolu, ölen kişi Müslüman, ölenin niyeti de tamamen Allah'ın rızasını kazanmak olmadıkça o şehit olamaz." Sayfa 108

      "Şehit, kurban keserek değil, kurban olarak isteklerini Allah'a sunan kişidir." Sayfa 114 

Bu blogdaki popüler yayınlar

Adet ile İbadet Arasında Bocalayan Müslüman-Mustafa Varlı

Adet ile İbadet Arasında Bocalayan Müslüman-Mustafa Varlı. Ensar Neşriyat, 2017      "Teknik ve kültürel imkanların alabildiğine gelişmiş olmasına rağmen, günümüz Müslümanının yaşayışı ile Asrı Saadet dönemi Müslümanlarının anlayış ve yaşayışları arasında büyük farklar görmekteyiz." Sayfa 10       "Âdetlerin, ibadetlere karışması ve ibadet gibi kabul edilmesi İslam kavramını ve imajını zedelemektedir. Görüntüsü ve yaşantısı zedelenmiş bir İslam ise kesinlikle yüce Allah'ın indirdiği İslam değildir." Sayfa 13       "İmanın dil ile ikrar ve kalp ile tasdikten ibaret olduğu anlayışındaki günümüz insanı, dil ile Müslüman olduğunu söyleyip kalbinden de buna inandığı takdirde ibadet etmese bile Müslüman kabul edileceğini ve sonunda bununla da cennete gidebileceğine inanmaktadır. Bu düşüncedeki pek çok kişi, işlediğim günahların cezasını bir süre çektikten sonra nasıl olsa Allah beni cennete sokacak, o halde dünyanın zevklerinden ke...

Canla Bağışla, Çoğaltma Telaşından Paylaşma Yarışına-Senai Demirci

Canla Bağışla, Çoğaltma Telaşından Paylaşma Yarışına-Senai Demirci. Timaş Yayınları, 2009       "Şöyle bir bak kendine. Geçmişte bıraktığın 'Sen' leri hatırla. Fotoğraflarda kalmış ne kadar 'ölü'n var arkanda." Sayfa 10        "Ben kendi haline bırakılmış sahipsiz bir varlık mıyım? Yoksa kendisine ikram edilen, özellikle lütfedilmek için seçilmiş, baş köşede oturtulan, el üstünde tutulan onurlu bir konuk muyum?" Sayfa 11       "Vermekle 'Veren'i bulur verenler. İnfak ederek Allah'ı kazanırlar. Allah'ı kazananlar cömerttirler, fakirlikten korkmazlar." Sayfa 13       "İnfak sadece cenneti kazanma vesilemiz değil, cennetimizdir. İnsanı insanın cenneti yapan infaktır çünkü." Sayfa 14       "Beni 'ben' diye seçerek beraberliğine layık gören 'Vareden'e, yanımda başka bir şey/ler daha var etmedi diye küsebilir miyim?" Sayfa 36      "Yaşaması bile kendinden olmayanın sa...

İbrahimi Okuyuş-Ahmet Baydar

İbrahim'i Okuyuş-Ahmet Baydar. Beyan Yayınları, 1998      "Eğer insanın tek bir kaderi olsaydı, yaptıklarından hiçbir şekilde sorumlu tutulmaması gerekirdi...Kur'an-ı Kerim, insanın tek ve belli bir kaderi olmadığını, aksine serbest ve hür iradesiyle kendisini iyi ya da kötüye götürecek kaderlerden birisini seçmeye ayarlandığını beyan eder." Sayfa 7       "İbrahimi dinler gibi isimlendirmeler yanlış kullanımlardır. Bu adlandırma, diğer peygamberlerin uygulamalarını tanım dışında bıraktığı gibi, 'dinler' sözü de Adem'le Muhammed aleyhisselam arasındaki peygamberlerle bildirilen 'tek din islam' olgusunu dışlamaktadır." Sayfa 11       "Tevrat, İncil ve Kur'an'ın ayrı ayrı zamanlarda Hz İbrahim'i insanlığa önermede birleşmiş olmaları, onun peygamberliğinden ve soyundan öte kişiliğini merak etmeyi gerekli kılan yeterli bir neden sayılmalıdır." Sayfa 12       "Hz.İbrahim'in verdiği 'dua' sözü, ...