Ana içeriğe atla

Düştüğün Yerden Kalkacaksın-Yusuf Özkan Özburun


Düştüğün Yerden Kalkacaksın-Yusuf Özkan Özburun. Timaş Yayınları, 2009

     "Farklı olmak adına neredeyse aynı çamaşırı giyip, aynı bayat köfteyi yiyip, aynı gazlı içeceği içmeye mahkum hale gelmediğimizi bana kim kanıtlayabilir?" Sayfa 17

     "Bir özgünlük, 'özel' lik telkiniyle birlikte, herkese fabrikasyon olma sıradanlığı dayatılmamakta mıdır?" Sayfa 19

     "Halihazırdaki medeniyet bize 'başkası olma kendin ol' diyordu. Fakat ilginçtir, bunu hepimizi 'başkası' yaptıktan, ruhlarımızı belli kalıplarda dondurduktan sonra söylüyordu." Sayfa 20

     "İnsan nasıl 'özel, özgür, özel' olacaktı, öz'ünü keşfetmeden, mahiyeti hakkında fikri olmadan, alemdeki yerini bilmeden, kainatın anlamını oluşturan bir öz'ne olduğunu kavramadan?" Sayfa 22

     "Kendimizi bildikçe özel bir Rabbin kulu olduğumuzu bilecek, sonsuz çeşitlilikte ihtimal içinde belli bir biçimde var edilmenin özgünlüğünü keşfedecek, kalbimizi sahibine teslim ettikçe özgür olacağız vesselam." Sayfa 24 

     "Sanıldığı gibi dünya tek boyutlu değildir. Dünyanın bir Esma-ül Hüsna'yı yansıtan, bir ahireti işaret eden, bir de geçici/fani tarafını ifşa eden üç vechesi vardır." Sayfa 27 

     "Farkında mıyız bütün bir hafta izlediği dizinin replikleriyle konuşan, davranan insan sayısını? Etkili bir reklam spotunu temcit pilavı gibi tekrar ederek hafızlık edenler az mı? Haber programlarını izleyerek herşeye bir enkırmen ağzıyla yorum getiren kitleleri görmüyor muyuz?" Sayfa 30

     "Günümüzün başarı tanımı gereği; kendini çocuklarına ve eşine adamış, ailesi için yaşayan bir ev hanımıysan, para kazanmıyorsan, işe gitmiyorsan sana otomatik olarak başarısız, kariyer yapmamış, sıradan, beceriksiz muamelesi yapılabiliyor." Sayfa 40

     "Yazdığım her harfin, her kelimenin ahiridir, ahiret. Nefsim adıma yazdığım her harf cehennemi, nefsimin Sahibi adına yazdığım her harf cennetidir." Sayfa 59

     "Ekmeği yere dökmek sonuçtur, sebepse ekmeği rahmet olarak görememektir. Dolayısıyla sadece sonuca odaklanan israf tedbirleri çaresiz kalmaya mahkumdur. Mesele, önce itikadın düzeltilmesi, bakış açısının rahmete ayarlı hale getirilmesidir." Sayfa 64

     "Kaben yoksa gördüğün her kara taşa secde edersin. Gözünün karasını akından küçük görürsen, dürbüne tersinden bakan kişinin hüznüyle her şeyi kendinden uzak, donuk, anlamsız ve küçük görürsün." Sayfa 71 

      "Tarihin şahitliği önünde, medresede alim, tekkede zahit, halk içinde hakla beraber, özüyle sözü bir, hutbede avama, özelde ulemaya hitap edecek yetkinlikte, bir yandan medresede alimler yetiştirip bir yandan meydanda atış talimleri yaptıran, cephede tefsir yazan adam gibi adamların huzurunda utanıyorum. Şahsınızda zatımı kınıyorum." Sayfa 76 

     "Dünya mı ahiret mi gibi, bizi bir tercihte bulunmaya zorlayacak yanlış yaklaşımlara karşı rahatlatıcı tavır; dünyanın içindeki ahiret olacaktır." Sayfa 79

     "İnsaniyet mertebesini es geçerek İslamiyet mertebesine ulaşılacağını sananlar ne de çok yanılıyorlar." Sayfa 96 

     "Tüm kainat bir Cebrail olmuş, bizi içimizden ve dışımızdan sıkarak 'oku' diyor." Sayfa 116 

     "Oysa bir düşünürün altını çizdiği gibi; Doğu muazzam bir mirasın üzerinde uyuyarak pasif bir şekilde, Batı ise sürekli hareket sloganı ile aktif bir şekilde çökmektedir. Gerçekte, hareketten yoksun tefekkür ve teslimiyet ne kadar faydasızsa sükûnet ve teslimiyetten arındırılmış hareket de o kadar yıkıcıdır." Sayfa 147

Bu blogdaki popüler yayınlar

Adet ile İbadet Arasında Bocalayan Müslüman-Mustafa Varlı

Adet ile İbadet Arasında Bocalayan Müslüman-Mustafa Varlı. Ensar Neşriyat, 2017      "Teknik ve kültürel imkanların alabildiğine gelişmiş olmasına rağmen, günümüz Müslümanının yaşayışı ile Asrı Saadet dönemi Müslümanlarının anlayış ve yaşayışları arasında büyük farklar görmekteyiz." Sayfa 10       "Âdetlerin, ibadetlere karışması ve ibadet gibi kabul edilmesi İslam kavramını ve imajını zedelemektedir. Görüntüsü ve yaşantısı zedelenmiş bir İslam ise kesinlikle yüce Allah'ın indirdiği İslam değildir." Sayfa 13       "İmanın dil ile ikrar ve kalp ile tasdikten ibaret olduğu anlayışındaki günümüz insanı, dil ile Müslüman olduğunu söyleyip kalbinden de buna inandığı takdirde ibadet etmese bile Müslüman kabul edileceğini ve sonunda bununla da cennete gidebileceğine inanmaktadır. Bu düşüncedeki pek çok kişi, işlediğim günahların cezasını bir süre çektikten sonra nasıl olsa Allah beni cennete sokacak, o halde dünyanın zevklerinden ke...

Canla Bağışla, Çoğaltma Telaşından Paylaşma Yarışına-Senai Demirci

Canla Bağışla, Çoğaltma Telaşından Paylaşma Yarışına-Senai Demirci. Timaş Yayınları, 2009       "Şöyle bir bak kendine. Geçmişte bıraktığın 'Sen' leri hatırla. Fotoğraflarda kalmış ne kadar 'ölü'n var arkanda." Sayfa 10        "Ben kendi haline bırakılmış sahipsiz bir varlık mıyım? Yoksa kendisine ikram edilen, özellikle lütfedilmek için seçilmiş, baş köşede oturtulan, el üstünde tutulan onurlu bir konuk muyum?" Sayfa 11       "Vermekle 'Veren'i bulur verenler. İnfak ederek Allah'ı kazanırlar. Allah'ı kazananlar cömerttirler, fakirlikten korkmazlar." Sayfa 13       "İnfak sadece cenneti kazanma vesilemiz değil, cennetimizdir. İnsanı insanın cenneti yapan infaktır çünkü." Sayfa 14       "Beni 'ben' diye seçerek beraberliğine layık gören 'Vareden'e, yanımda başka bir şey/ler daha var etmedi diye küsebilir miyim?" Sayfa 36      "Yaşaması bile kendinden olmayanın sa...

İbrahimi Okuyuş-Ahmet Baydar

İbrahim'i Okuyuş-Ahmet Baydar. Beyan Yayınları, 1998      "Eğer insanın tek bir kaderi olsaydı, yaptıklarından hiçbir şekilde sorumlu tutulmaması gerekirdi...Kur'an-ı Kerim, insanın tek ve belli bir kaderi olmadığını, aksine serbest ve hür iradesiyle kendisini iyi ya da kötüye götürecek kaderlerden birisini seçmeye ayarlandığını beyan eder." Sayfa 7       "İbrahimi dinler gibi isimlendirmeler yanlış kullanımlardır. Bu adlandırma, diğer peygamberlerin uygulamalarını tanım dışında bıraktığı gibi, 'dinler' sözü de Adem'le Muhammed aleyhisselam arasındaki peygamberlerle bildirilen 'tek din islam' olgusunu dışlamaktadır." Sayfa 11       "Tevrat, İncil ve Kur'an'ın ayrı ayrı zamanlarda Hz İbrahim'i insanlığa önermede birleşmiş olmaları, onun peygamberliğinden ve soyundan öte kişiliğini merak etmeyi gerekli kılan yeterli bir neden sayılmalıdır." Sayfa 12       "Hz.İbrahim'in verdiği 'dua' sözü, ...