Ana içeriğe atla

İçimizdeki Faiz Lobisi, Tekasür Krizinin Analizi-Melih Oktay


İçimizdeki Faiz Lobisi, Tekasür Krizinin Analizi-Melih Oktay. Araf Yayınları 

     "Faiz, bir parazit, virüs gibidir. Toplumun içinin kokuştuğu, manen zayıf düştüğü ortamda hayat bulur. Bencillik, dünyevileşme sonucu fütüvvet (kardeşlik) ruhunu kaybetmiş bir toplumda yaşam sürer." Sayfa 6 

     "Din, en temel anlam sağlayıcıdır. Eğer din, Kur'an, İslam yoksa o hayatın anlamı yoktur. O kimse hiçbir şeyi anlamlandıramaz. Bu durumda hastalık bir felaket, ölüm bir yok oluş, hayat ise saçmadır. Öyle bir hayatsa yaşamaya değmez." Sayfa 12 

     "Tefeciliğin yaygınlığı, toplumun mana alemindeki kokuşmuşluğuna delalet eder. Yani faiz lobisinin kurduğu düzende yaşamamız kaderimiz değil, kendi elleriyle yaptıklarımızın acı bir meyvesidir. Ve bu kaderi değiştirme kanununu, Allah insanın ameline bağlamıştır." Sayfa 23 

     "Modern çağda Müslümanların en büyük problemlerinden biridir, ambivalence, yani çift değerlilik. Örneğin, bir iş yerinin kasasından izinsiz para almanın haram, günah olduğunu bilmek fakat lakayıtlığın, kendisine verilen görev yerine başka işlerle uğraşmanın ve bu yüzden şirketin zarar etmesini haram, günah olarak görmemek gibi." Sayfa 26

     "Parazitler, sömürdüklerinin ölmesini istemezler. Bu nedenle hayati organların işleyişine dokunmazlar. Tefeciler de öyledir. Sömürdükleri insanların, ülkelerin yok olmasını istemezler. IMF işte bu sebeple özellikle 'gelişmekte' olan ülkelerin borçlarının bir kısmını zaman zaman affeder. Amaç, tamamen borç altında ezilmemeleri, ümitsizliğe düşmemeleridir." Sayfa 46 

     "Faiz lobisinin ırkından ziyade zihniyetini tanımak gerekir. Lanetli kavim yoktur, lanetlenmiş zihniyet vardır." Sayfa 55 

     "Beden, nefsin aletidir. Nefs, sınırsız arzu ve ihtirasları barındırırken, bedenin sınırlı ihtiyaçları vardır. Biraz su, birkaç dilim ekmek bile yeterlidir. Yani sınırsız ihtiyaçlar bedenin değil, nefsindir. Buna ise zaten ihtiyaç denmez. Arzu, hırs, ihtiras denir." Sayfa 62 

     "Faizli borca girmeyip ev, araba, beyaz eşya satın almak için para biriktirmek karada gemi yapmaktır. Hadi, 'ben faizli borca girmiyorum, para biriktirip ev alacağım' de ve gör; hemen sana birçok öğüt verilir, hatta alay ederler." Sayfa 82

     "Biri Allah'ın haram dediğini helal ilan ediyor ve buna uyuluyorsa artık toplumun Rabbi o kişidir. Geçen bir üniversitede araştırma yapmışlar da dedikodu, gıybet insanı mutlu ediyormuş. Sen gidip buna uyarak, dedikodunun iyi olduğunu düşünmeye başlarsan, artık senin Rabbin o üniversitede tezi ortaya koyanlar olmuştur." Sayfa 109 

     "Tüm Merkez Bankaları ki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası dahil olmak üzere, hepsi İsviçre'deki Bank for International Settlements'e  bağlıdır.
     
     Yani milli ve bağımsız değil, uluslararası bir şebekenin üyesi konumundadır. Özgürlüğü ise ancak dünyanın uydusu ayınki gibidir. Biz kendi çevremizdeki hareketi bağımsızlık zanneden, fakat dünyaya bağlı olduğumuzu idrak edemeyen şaşkın aylılar gibiyiz." Sayfa 121 

     "20 yüzyılı kredi kartları, taksitli alışveriş... kısaca tüketim fetişizmi dönemi olarak adlandırabiliriz." Sayfa 133 

     "20 yüzyıl, ihtirasların ihtiyaç diye yutturulduğu dönemdir." Sayfa 134 

     "Müslümanlar dünyevileşti. Mesela, hayatı namazlar arasında yaşayacaklarına, namazı hayatın arasına değersiz bir şey gibi gelişigüzel serpiştirdi." Sayfa 135 

     "Önemli olan en çok şeye sahip olmak değil, en az şeye ihtiyaç duymaktır." Sayfa 187 
     

Bu blogdaki popüler yayınlar

Adet ile İbadet Arasında Bocalayan Müslüman-Mustafa Varlı

Adet ile İbadet Arasında Bocalayan Müslüman-Mustafa Varlı. Ensar Neşriyat, 2017      "Teknik ve kültürel imkanların alabildiğine gelişmiş olmasına rağmen, günümüz Müslümanının yaşayışı ile Asrı Saadet dönemi Müslümanlarının anlayış ve yaşayışları arasında büyük farklar görmekteyiz." Sayfa 10       "Âdetlerin, ibadetlere karışması ve ibadet gibi kabul edilmesi İslam kavramını ve imajını zedelemektedir. Görüntüsü ve yaşantısı zedelenmiş bir İslam ise kesinlikle yüce Allah'ın indirdiği İslam değildir." Sayfa 13       "İmanın dil ile ikrar ve kalp ile tasdikten ibaret olduğu anlayışındaki günümüz insanı, dil ile Müslüman olduğunu söyleyip kalbinden de buna inandığı takdirde ibadet etmese bile Müslüman kabul edileceğini ve sonunda bununla da cennete gidebileceğine inanmaktadır. Bu düşüncedeki pek çok kişi, işlediğim günahların cezasını bir süre çektikten sonra nasıl olsa Allah beni cennete sokacak, o halde dünyanın zevklerinden ke...

Canla Bağışla, Çoğaltma Telaşından Paylaşma Yarışına-Senai Demirci

Canla Bağışla, Çoğaltma Telaşından Paylaşma Yarışına-Senai Demirci. Timaş Yayınları, 2009       "Şöyle bir bak kendine. Geçmişte bıraktığın 'Sen' leri hatırla. Fotoğraflarda kalmış ne kadar 'ölü'n var arkanda." Sayfa 10        "Ben kendi haline bırakılmış sahipsiz bir varlık mıyım? Yoksa kendisine ikram edilen, özellikle lütfedilmek için seçilmiş, baş köşede oturtulan, el üstünde tutulan onurlu bir konuk muyum?" Sayfa 11       "Vermekle 'Veren'i bulur verenler. İnfak ederek Allah'ı kazanırlar. Allah'ı kazananlar cömerttirler, fakirlikten korkmazlar." Sayfa 13       "İnfak sadece cenneti kazanma vesilemiz değil, cennetimizdir. İnsanı insanın cenneti yapan infaktır çünkü." Sayfa 14       "Beni 'ben' diye seçerek beraberliğine layık gören 'Vareden'e, yanımda başka bir şey/ler daha var etmedi diye küsebilir miyim?" Sayfa 36      "Yaşaması bile kendinden olmayanın sa...

İbrahimi Okuyuş-Ahmet Baydar

İbrahim'i Okuyuş-Ahmet Baydar. Beyan Yayınları, 1998      "Eğer insanın tek bir kaderi olsaydı, yaptıklarından hiçbir şekilde sorumlu tutulmaması gerekirdi...Kur'an-ı Kerim, insanın tek ve belli bir kaderi olmadığını, aksine serbest ve hür iradesiyle kendisini iyi ya da kötüye götürecek kaderlerden birisini seçmeye ayarlandığını beyan eder." Sayfa 7       "İbrahimi dinler gibi isimlendirmeler yanlış kullanımlardır. Bu adlandırma, diğer peygamberlerin uygulamalarını tanım dışında bıraktığı gibi, 'dinler' sözü de Adem'le Muhammed aleyhisselam arasındaki peygamberlerle bildirilen 'tek din islam' olgusunu dışlamaktadır." Sayfa 11       "Tevrat, İncil ve Kur'an'ın ayrı ayrı zamanlarda Hz İbrahim'i insanlığa önermede birleşmiş olmaları, onun peygamberliğinden ve soyundan öte kişiliğini merak etmeyi gerekli kılan yeterli bir neden sayılmalıdır." Sayfa 12       "Hz.İbrahim'in verdiği 'dua' sözü, ...