Ana içeriğe atla

Bir Tevhid Hareketi Olarak İslam-Muhittin Bozkurt


Bir Tevhid Hareketi Olarak İslam-Muhittin Bozkurt. Düşün Yayıncılık, 2014 

     "İslam, hümanist ve diğer bâtıl felsefelerin aksine, insanı değil Allah'ı merkez alarak bir dünya görüşü, bir yaşam felsefesi kurar. Her şeyin yaratıcısı ve belirleyicisi, ölçüsü Allah'tır." Sayfa 9 

     "Bugün toplum, kendilerine ezberletilen bir hayatı yaşamaya mecbur bırakılmıştır. Günümüz insanının düşünme gibi bir derdi yoktur. Hazır siyasi kalıplar, ideolojiler, felsefeler, inançlar, hayat tarzları, bakış açıları tezgahlarda boy boy teşhir edilmektedir. Hem de her renkte, her zevke uygun olarak. İnsana düşen ise sadece bunlar arasında bir seçim yapmaktır. Çoğu zaman bu seçim işi dahi bir külfet görülmekte, moda olan herhangi bir ideoloji, felsefe, inanç, hayat tarzı alınabilmektedir." Sayfa 24 

     "İnsanlığın maddi, manevi kalkınmasını sağlayanlar top peşinde koşanlar, sahneden kalçalarını sallayanlar değil; değer, düşünce, fikir üretenlerdir." Sayfa 27

     "Bugün İslam davasını sahiplendiğini söyleyen bizler, mücadele alanından dergahlara, cemaat evlerine, zikir meclislerine kaçmışız ve meydanı boş bırakmışız." Sayfa 43  

     "Tarih boyunca kurnaz adamlar ve dini bir rant kapısı olarak gören insanlar, Kur'an'a sarılan ve onu hayatının kılavuzu yapmak isteyen müminleri Kur'an sapıklığıyla itham ettiler." Sayfa 49 

     "İster Nuh, ister İbrahim, ister Musa, ister Muhammed aleyhisselam olsun; bunların getirdiği tevhid mesajı, vefatları ile birlikte egemen düzenlerin, zorba yöneticilerin, iktidarların kendi yönetimlerini ayakta tutmak için kullandıkları ve çevresi şirk dini ile değiştirilmiş bir yönetim aracına dönüştü." Sayfa 49 

     "Tvlere çıkan hocalar her Ramazanda sakız çiğnemek orucu bozar mı, kadının sesi haram mı türünde sorulara cevaplamaktan, Kurban bayramlarında horozdan kurban olur mu, kredi kartıyla borçla kurban kesilir mi gibi çok "mühim" meseleleri izah ederlerken, İslam aleminin karşı karşıya kaldığı önemi sorunlar es geçilmektedir." Sayfa 73

     "Yine bizde, dünya ve nimetlerinin kafirler için olduğu, bu dünyanın müminin zindanı olduğu görüşü hakimdir. Bu düşünce yapısı Müslümanları tekkelerde, dergahlarda zikir köşelerinde bilinçsizce bir nefis tezkiyesi derdine düşürmüş, zikirmatiklere basmaktan, tesbihin boncuklarını saymaktan sağa sola dönmekten, baş sallamaktan beyinler sulanmış, şuurlar yitirilmiş ve böylece nevrotik, şizofrenik birtakım kişilikler ortaya çıkmıştır. Sanırsınız ki İslam sadece ahiret için var olan bir ritüeller, merasimler dinidir." Sayfa 73 

     "Bugün dinden geçinenler, İslamın devrimci, geliştirici, itirazcı ruhunu yok etmişlerdir. Böylece müptezel, lümpen, herşeyi kabul eden, Allah'a havale eden, ahirete bırakan, incir çekirdeği meseleler için birbirini boğazlayan ve bu önemli (!) konularla uğraştığı için zamanı yakalayamayan bir Müslüman tipi ortaya çıkmıştır." Sayfa 74

     "İslam Peygamberi durup dinlenmeden bir hayat yaşadı bir mücadele verdi, savaştı, yaralandı, yaraladı, hicret etti. O, bazılarının rahatını kaçırmamak için sadece nutuk atmadı." Sayfa 83

     "İslam Peygamberi, siyaset şeytan işidir, demedi. O, Müslümanların bilinçli bir siyasetinin var olması için şiddetli bir mücadele verdi." Sayfa 84

     "Malcom X, Ebuzer, Cemalettin Efgani, Ali Şeriati, Muhammed İkbal gibi aydınlar, kendi dönemlerinde Müslümanlara bir direniş ruhu, bir siyaset önerdiler. Bu aydınlar, kendi köşelerine çekilen ve kendi lokal bölgelerinde kürsülerde vaaz verip, İslam peygamberinin bir hafta bir şey yemediğinden ve karnına taş bağladığından, mübareğin Taif'te taşlanmasından dem vurarak ağlayıp sonra saraylar içinde bir yaşam sürmediler." Sayfa 88 

     "İslam bir ritüel dini, bir tapınak dini değildir. Aksine, yaşamın her alanında söyleyecek sözü olan ilahi bir sistemdir. İslam'da belirli zaman (namaz, oruç) gibi ve mekanlarda (hac) gibi yapılan ibadetler olsa dahi, İslam dini sosyal, siyasi, ekonomik hayatın her alanında kendisini gösteren ve bu alanlarla ilgili genel ilkeleri olan bir inanç sistemidir." Sayfa 101

     "Birileri İslam coğrafyasını baştan sona kan gölüne çevirirken, çocuklarımız öldürülürken, kadınlarımızın ırzına geçilirken, elimize verilen boncuklarla dergah köşelerinde çakıl taşları sayma, vird çekme, hatme yapma ve bunu da "nefisle yapılan cihat en büyük cihattır" diye övmeyi, kusura bakmasınlar kimse bize yutturamaz." Sayfa 109 

     "İslam'ın en temel özelliğinden biri olan mücadeleyi/cihadı sadece "nefisle" mücadele düzeyine indirgemek, İslam'ın bu mücadeleci, devrimci, harekete geçirici, değiştirici ruhunu yok etmektir." Sayfa 109 

     "Oysa Kur'an, bizden olan emir sahiplerine itaat etmemizi emreder. Yoksa türlü hilelerle başa geçen ve devlet yönetimini aile saltanatına dönüştüren, yaptıkları zulümleri, işkenceleri, adaletsizlikleri devlet adına yaptıklarını savunanlara itaati emretmez." Sayfa 118 

Bu blogdaki popüler yayınlar

Adet ile İbadet Arasında Bocalayan Müslüman-Mustafa Varlı

Adet ile İbadet Arasında Bocalayan Müslüman-Mustafa Varlı. Ensar Neşriyat, 2017      "Teknik ve kültürel imkanların alabildiğine gelişmiş olmasına rağmen, günümüz Müslümanının yaşayışı ile Asrı Saadet dönemi Müslümanlarının anlayış ve yaşayışları arasında büyük farklar görmekteyiz." Sayfa 10       "Âdetlerin, ibadetlere karışması ve ibadet gibi kabul edilmesi İslam kavramını ve imajını zedelemektedir. Görüntüsü ve yaşantısı zedelenmiş bir İslam ise kesinlikle yüce Allah'ın indirdiği İslam değildir." Sayfa 13       "İmanın dil ile ikrar ve kalp ile tasdikten ibaret olduğu anlayışındaki günümüz insanı, dil ile Müslüman olduğunu söyleyip kalbinden de buna inandığı takdirde ibadet etmese bile Müslüman kabul edileceğini ve sonunda bununla da cennete gidebileceğine inanmaktadır. Bu düşüncedeki pek çok kişi, işlediğim günahların cezasını bir süre çektikten sonra nasıl olsa Allah beni cennete sokacak, o halde dünyanın zevklerinden ke...

Canla Bağışla, Çoğaltma Telaşından Paylaşma Yarışına-Senai Demirci

Canla Bağışla, Çoğaltma Telaşından Paylaşma Yarışına-Senai Demirci. Timaş Yayınları, 2009       "Şöyle bir bak kendine. Geçmişte bıraktığın 'Sen' leri hatırla. Fotoğraflarda kalmış ne kadar 'ölü'n var arkanda." Sayfa 10        "Ben kendi haline bırakılmış sahipsiz bir varlık mıyım? Yoksa kendisine ikram edilen, özellikle lütfedilmek için seçilmiş, baş köşede oturtulan, el üstünde tutulan onurlu bir konuk muyum?" Sayfa 11       "Vermekle 'Veren'i bulur verenler. İnfak ederek Allah'ı kazanırlar. Allah'ı kazananlar cömerttirler, fakirlikten korkmazlar." Sayfa 13       "İnfak sadece cenneti kazanma vesilemiz değil, cennetimizdir. İnsanı insanın cenneti yapan infaktır çünkü." Sayfa 14       "Beni 'ben' diye seçerek beraberliğine layık gören 'Vareden'e, yanımda başka bir şey/ler daha var etmedi diye küsebilir miyim?" Sayfa 36      "Yaşaması bile kendinden olmayanın sa...

İbrahimi Okuyuş-Ahmet Baydar

İbrahim'i Okuyuş-Ahmet Baydar. Beyan Yayınları, 1998      "Eğer insanın tek bir kaderi olsaydı, yaptıklarından hiçbir şekilde sorumlu tutulmaması gerekirdi...Kur'an-ı Kerim, insanın tek ve belli bir kaderi olmadığını, aksine serbest ve hür iradesiyle kendisini iyi ya da kötüye götürecek kaderlerden birisini seçmeye ayarlandığını beyan eder." Sayfa 7       "İbrahimi dinler gibi isimlendirmeler yanlış kullanımlardır. Bu adlandırma, diğer peygamberlerin uygulamalarını tanım dışında bıraktığı gibi, 'dinler' sözü de Adem'le Muhammed aleyhisselam arasındaki peygamberlerle bildirilen 'tek din islam' olgusunu dışlamaktadır." Sayfa 11       "Tevrat, İncil ve Kur'an'ın ayrı ayrı zamanlarda Hz İbrahim'i insanlığa önermede birleşmiş olmaları, onun peygamberliğinden ve soyundan öte kişiliğini merak etmeyi gerekli kılan yeterli bir neden sayılmalıdır." Sayfa 12       "Hz.İbrahim'in verdiği 'dua' sözü, ...