Ana içeriğe atla

Dini Doğru Anlamak-Ahmet Yusuf Özütoprak



     "Geçmiş kavimleri helak ettiren sebepler, bugün adeta topyekün hortlamıştır. Haktan yüz çevirip azgınlaşma, kaprisleri ilah edinme, fertlerin hatta toplumların sıradan inanış ve davranışları haline gelmiştir." Sayfa 11 

     "Allah Resulünden başka önderleri olanlar, Kur'an'la birlikte başka dinamiklere başvuranlar, Allah'tan başkalarını da hoşnut etme gayretine düşenler, kısacası Allah'a kulluk etmekten başka kulluklara heveslenenler; Allah'ın dininin tâbileri değillerdir. Neye yönelmiş, neye güvenmiş, neye dayanmışlarsa onun dinine tabi olmuşlardır." Sayfa 11 

     "İslam öncesi dönem için 'cahiliye' kavramının kullanılmış olması, mutlak manadaki bilgisizlik ve cehaletten öte, rabbani terbiyeden uzak oluşlarından ve Allah'la birlikte başka ilahlar da edinmiş olmalarındandır. İslami olmayan her dava, ne zaman güdülürse güdülsün, bu içerikte olduğu müddetçe cahiliye davasıdır." Sayfa 29 

     "Mekkelileri müşrik yapan sebep, Allah'tan başka yaratıcıya inanmış olmaları değildi. Allah'ı gökte ilah kabul ettikleri halde, sosyal ilişki ve kanun koymada uluhiyeti, rububiyeti çoğu kez kendilerine almış olmalarıydı." Sayfa 37 

     "Zaten şirk, ancak Allah'ın varlığını kabul edenler için söz konusudur. Yoksa Allah'ı inkar eden bir kimsenin O'na ortak koştuğu söylenemez." Sayfa 38 

     "İnsanlığın problemi, Allah'ın varlığını bilmemek ve herhangi bir şekilde ona ibadet etmek olmamıştır. Aksine, insanların en büyük meselesi, Allah'ı hakkıyla bilememek ve bu yüzden de O'na yaraşır şekilde ibadet etmemek olmuştur." Sayfa 39 

     "İnsanlar tüm ömürleri boyunca şeytana lanet etmiş olabilirler. Ancak, Allah'a isyan ederek, emir ve yasaklarını hiçe sayarak şeytanın yoluna uyarlarsa ona kulluk etmiş olurlar. Böylece Allah'ın değil şeytanın kulu olurlar. Başka bir ifadeyle Allah'ın emir ve yasaklarını gözardı ederek neye ve kime itaat edilirse ona kulluk (ibadet) edilmiş olunur." Sayfa 58

     "Günümüzde bazı kimselerin Allah'ı bırakıp birtakım armaları, şiarları, işaretleri, bayrakları, gelenek ve görenekleri yücelttikleri ve bu sayılan değerler uğruna mallarını, mülklerini, ahlaklarını payimal ettikleri, böylece de bu değerlere kulluk ettikleri ortadadır. Bunlar müşrik değil de nedir? Bundan daha açık putçuluk düşünülebilir mi?" Sayfa 60
 
     "Hem geçmiş kavimlerin hem de Hz.Peygamberin (a.s) kavminin inkarlarının temelinde iki ana sebep vardır:

1- Hased  (çekememezlik, kıskançlık)
2- Dünyalık, makam, iktidar (gaspettikleri Allah'a ait hükümranlığını kendi ellerinden gitmesi endişesi)" Sayfa 132 

     "Allah'ın emir ve yasaklarının, insana ve çevreye ait tüm değerlerin merkezinde olduğuna inanılınca, artık Allah-insan ilişkisi, insan-insan ilişkisi ve insan-çevre ilişkisi, tümü Kur'an merkezi çevresinde şekillenir." Sayfa 139 

     "Kapitalist demokratik sistemler, kitleleri aptallaştırıp düşünmekten alıkoyar, böyle pasifize edilmiş fertler de hayatın en zelil ve aşağılık halini yaşarlar. Bunların içinde de kuşkusuz en zelilleri, kendilerini İslam'a nispet ettikleri halde İslam'ın hakimiyeti için en ufak bir endişe bile duymayan, İslam dışı batıl ve cahili hayat tarzlarını destekleyen, seven, işbirliği yapan, hatta onların fetva makamı olan ve sistemin açmazlarında denge unsuru olarak kendilerine başvurulan kafirlerdir." Sayfa 141 

     "İnsanları müşrik yapan sebep, Allah'ı göklerin hakimi kabul ettikleri halde, yerdeki hükümranlığını kabul etmeyişleriydi. Hükümranlıkta pay istemeleri, akıllarına ve nefislerine uymayan hükümleri reddetmeleriydi. Hoşlarına gitmeyen konularda Allah'a itaat etmemeleri, nefislerine itaat etmeleriydi. Bu da kendi nefislerini ilah edinmeleridir." Sayfa 141 

     "Günümüz cahiliyesinde; 'şunlar Allah için, şunlar da ortakları olan putlara' diye taksimat da yok artık. Çünkü artık Pagan toplumların bile duydukları o kaygıya sahip değiller. Sadece mistik duyguları tatmin için Allah'a ayrılan bazı zaman ve mallar var. Zamanın en aktifi, en verimli uçağı, malın en güzeli olan dünyalıklar kendilerine ve hoşnut etmek için çırpındıkları putlarına ayrılırken, atıl kılınan vakitler, üretken olmayan saatler, dünyalıklardan alıkoymayan zamanlar, göz yummadan alıcısı olunmayan mallar, firavun sofralarından arta kalanlar ve daha nice angaryalar ise Allah'a bırakılıyor." Sayfa 143 

     "Müslüman, olduğundan fazla gözükmez. Her zaman gözüktüğünden fazla olur." Sayfa 170 

     "İman eden, salih amel ile imanını teyit eden, hakkı tavsiye ederken Allah yolunda başına gelebilecek her şeye sabreden insan felahı bulmuştur. Toplumsal felah ise ancak bu fertlerin bir araya gelmesiyle oluşur." Sayfa 208 

     "Tevhidi kavramak iman değildir. Tevhidi kavramak eğer yaşam haline gelmişse imandır." Sayfa 245 

     "İbni Arabi, Kur'an ayetlerini tahrif ederek; kafir Hud Kavminin sırat-ı müstakim üzere oldukları, Firavun'un kâmil bir mümin olduğu, Nuh Kavminin de mümin bir kavim olduğu ve bu imanlarından dolayı Allah'ın onları mükafatlandırıp vahdet deryasına batırdığı, Hz Harun'un İsrailoğullarını buzağıya tapmaktan alıkoyarak yanıldığını, çünkü buzağının gerçek mabut veya onun suretinden bir suret olduğunu, kafir Nuh kavminin Ved, Yegus vb putlarına tapmayı bırakmamakla isabet ettikleri, çünkü bu putların ilahın birer görünümü olduklarını, azabın tatlılık kökünden gelen gerçek rahmet ve hoş bir şey olduğu ve benzeri görüşlerini doğrudan Resulullah'tan, hatta Allah'tan aldığını söylemiştir.

      Kur'an ve sahih sünnete açıkça aykırı ve küfür oldukları apaçık tüm bu görüşlerine rağmen İbn Arabi, adı Müslüman olan yığınlardan pek çok taraftar ve sempatizan bulmuş, fikirleri İslam dünyasında yayılmıştır. Bu da İslam aleminde zamanla kavramların nasıl saptırıldığını ve değer yargılarının özelliğini nasıl yitirdiğini açıkça göstermektedir." Sayfa 258 

     "Risale-i Nurların kendisine iradesi dışında yazdırıldığını anlatan Said Nursi, kitaplarına Kur'an'ın iltifat ettiğini, Hz Ali ve benzerleri tarafından önem verildiğini, hatta içlerindeki birçok konunun isminin bile iradesi dışında bildirildiğini iddia eder." Sayfa 262

     "Kur'an'ı az çok okumuş, tevhid mücadelesi tarihine şöyle bir bakan insan bile, Said Nursi'nin; 'şeriatın %99'unun ahlak, ibadet, fazilet ve %1'inin ise siyaset olduğu' sözünün mutlak manada şeriatın %99'unu inkar olduğunu anlar, böyle bir ihaneti Allah adına reddetmekten geri duramaz." Sayfa 268 

     "Askere, ululemre yani subaylara itaatin farz olduğunu hatırlatan, amirlere itaatsizlikle şeriate muhalefet edildiğini söyleyen Said Nursi, Şeyhülislamlık tarafından Kuva-yi Milliye aleyhine verilen fetvaya karşı çıkanlardan biri olur." Sayfa 268 

     "Mahmut Esat Coşan, Said Nursi hakkında şöyle der: "İnsanın kalbinden geçirdiğini bilir, gelenin sormadan cevabını verir, istemeden ihtiyaç sahibinin muhtaç olduğu şeyi bağışlardı. Gönüllere ve rüyalara tasarrufu vardı, bereket gittiği yere yağar, bolluk onunla beraber gezer, en ücra yerlere o gelince nimet dolardı.

     E.Coşan'ın şeyhi Mehmet Zahid Kotku, insanı dinden çıkaran maddeler arasında 'gaybı biliyorum' iddiasında bulunanı tasdik eyleyen' ifadelerine yer verir. Şeyhi Kotku'nun izahına göre Esat Coşan veya söylediklerine inananların hükmünü varın siz düşünün." Sayfa 284 

     "Müçtehit imamların içtihatlarında yanılabileceklerini kabul ediyoruz da Firavunun, buzağıya tapanların, Arap putperestlerin hakiki, arif müminlerden olduğunu iddia eden İbni Arabi'nin ve benzeri tasavvuf meşhurlarının yanlış yolda olabileceklerini neden kabul etmiyoruz?" Sayfa 285 

Bu blogdaki popüler yayınlar

Adet ile İbadet Arasında Bocalayan Müslüman-Mustafa Varlı

Adet ile İbadet Arasında Bocalayan Müslüman-Mustafa Varlı. Ensar Neşriyat, 2017      "Teknik ve kültürel imkanların alabildiğine gelişmiş olmasına rağmen, günümüz Müslümanının yaşayışı ile Asrı Saadet dönemi Müslümanlarının anlayış ve yaşayışları arasında büyük farklar görmekteyiz." Sayfa 10       "Âdetlerin, ibadetlere karışması ve ibadet gibi kabul edilmesi İslam kavramını ve imajını zedelemektedir. Görüntüsü ve yaşantısı zedelenmiş bir İslam ise kesinlikle yüce Allah'ın indirdiği İslam değildir." Sayfa 13       "İmanın dil ile ikrar ve kalp ile tasdikten ibaret olduğu anlayışındaki günümüz insanı, dil ile Müslüman olduğunu söyleyip kalbinden de buna inandığı takdirde ibadet etmese bile Müslüman kabul edileceğini ve sonunda bununla da cennete gidebileceğine inanmaktadır. Bu düşüncedeki pek çok kişi, işlediğim günahların cezasını bir süre çektikten sonra nasıl olsa Allah beni cennete sokacak, o halde dünyanın zevklerinden ke...

Kur'an Kılavuzu Mutlak Gerçeğin Sesi-Murat Sülün

Kur'an Kılavuzu Mutlak Gerçeğin  Sesi-Murat Sülün. Ensar Neşriyat, 2013       "Kur'an-ı Kerim, İslamiyet'in temel metni olmakla birlikte  bilinen anlamda bir din ve dua kitabı değildir. Kur'an'ın asıl konusu insan olup, Allah, cennet-cehennem, melek gibi gaybi kavramların sahih anlamını ortaya koymakla yetinir. Doğru ile yanlışın, gerçek ve sahtenin kriteridir." Sayfa 11       "Hak Teala insanları, Kur'an ve kainat kitaplarına karşı takındıkları tutuma göre yüceltip alçalttığı için, bu iki kitaba karşı tutumumuzu gözden geçirmek durumundayız. Bunun için de kutsal kitabımızı iyi tanımalı, işlevinden bihaber olmamalıyız." Sayfa 11       "Arapça bilmeyen Müslümanlar, Kur'an'la anlamaya dayalı değil, saygıya dayalı bir ilişki kurmuş, onun içine fazla girememiş, İslam öğretilerini sıhhatleri kuşkulu bilgilerle dolu kaynaklardan öğrenmişlerdir." Sayfa 13      "Adalet, çalışma, dürüstlük, hesap verme fi...

Nehri Geçerken-Abdurrahman Aslan

Nehri Geçerken-Abdurrahman Aslan. Beyan Yayınları, 2010      "Hristiyanlığı hurafelerden ayıklayarak o ilk asli haliyle yaşamak isteyen Hristiyanlar, onu yorumladılar ama bir müddet sonra baktılar ki o Hristiyanlık, kapitalist dünyanın modern dünyanın manevi sübabı olmuş. Bunun böyle olacağını ne tahmin ettiler ne de böyle bir amaçları vardı." Sayfa 21       "İnsan, ilahi ve kutsal olana rağmen varlığını sürdüremez. Sekülerizm ise insanın ilahi ve kutsal olana rağmen varlığını sürdürme girişimidir, iddiasıdır." Sayfa 30       "İslam'ı Modernitenin uygun bulduğu bir form içinde yaşamaya talibiz. Acaba bu ne kadar sağlıklıdır ve dinin bu şekilde yaşanması gerçekten sonuçta geriye İslam'dan ne bırakacaktır bize?" Sayfa 31       "Modernite ile birlikte insan her şeyin, iyinin, kötünün, güzelliğin, adaletin, doğrunun, sevginin ve sanatın anlamının kaynağına kendini yerleştirir. Düşünce biçiminde rasyonaliz...