Ana içeriğe atla

Açık Mektuplar-Ahmet Özcan


Açık Mektuplar-Ahmet Özcan.Yarın Yayınları, 2016

     "Ey Mehmet Akif, muhalifliği kader olarak benimseyen, suçluluk psikolojisini üzerinden atamayan, çekinik ve utangaç bir kişilikle, ürkek ve aşağıdan bakan bir ruhla, iki yüzlü bir dille var olmaya çalışan bu 'badem bıyıklıların' elinden seni kurtarmak boynumuzun borcu." Sayfa 16 

     "Namık Kemal, Talat Paşa, Enver Paşa gibi tüm yeni Osmanlı Jöntürk-İttihatçı kadroların muhalefet ufku; biraz Fransız pozitivist milliyetçiliği, biraz da Balkan komitacılarından mülhem siyasallık içeren eklektik bir idealizmden ibaretti." Sayfa 21 

     "Küçük esnaf ve köylülüğü oy tabanı haline getirip hep orada tutan ve onları metropollerde gecekonduya taşıyarak tekrar tabanlaştıran sağ siyasetin geldiği nokta, bunu muhafaza edecek bir lümpen demokratizmden başka bir şey olmamıştır." Sayfa 28 

     "Siz Irak'taki İngiliz işgaline Filistin direnişi, Kut-ul Amere zaferi ve Medine müdafaası ile cevap vermiştiniz. Biz bugün Amerika'nın Irak işgaline neresinden ve nasıl katılacağımızı, karşılığında ne alacağımızı tartışır olmuşuz." Sayfa 31 

     "Neden bir Amerika ya da Avrupa ülkesine kendi vatandaşları ihanet etmez ya da yıkıcı, bölücü, irticai iç tehdit unsuru haline gelmez de bizim insanımız neredeyse 300 yıldır mütemadiyen isyan eder, bir şeyler ister ve her seferinde bir dış desteğe sarılır, sonra o dış destek tarafından kullanılıp atılır ve sonunda kendisini de devleti de yıpratıp tükettiği ile kalır." Sayfa 53 

     "Batı uygarlığı olarak ifade edilen; modernlik, akıl, bilim, teknoloji, aydınlanma, demokrasi, insan hakları...her neyse bütün bu olgular evrenseldir ve tüm insanlığın ortak birikimidir." Sayfa 86

     "Günümüzdeki yeni sınıf, yani ağzından para, iş, mal, makam, menfaat, kazanmak, başarmak daha iyi yaşamak, yeni ev, araba vb düşmeyenlerin uğultusu sadece solculuğun, ülkücülüğün, islamcılığın düşmanı değildir, sadece ahlakın, edebin, haddini bilmenin, onurun düşmanı değildir. Bu yeni sınıf, Türkiye'nin düşmanıdır, İslam dünyasının, tüm ezilen dünyanın düşmanıdır." Sayfa 102   

     "Asıl sorun, kendisini bu ülkenin sahibi zannedenlere bizim de o vehimle davranıyor olmamız." Sayfa 110 

     " 'Onların' düzeni, ne özenebileceğimiz ne de içine girebileceğimiz bir düzen değildir. 'Onlar', bizden çaldıklarını bize karşı kullanmanın, bize yukarıdan bakarak bizi aşağılık kompleksine sokmanın, bizi yanıltmanın şeytani formülü dışında hiçbir şeye sahip değiller." Sayfa 111 

     " 'Onlar', bizim dedelerimizin komutanlarını bizi dövmenin sembolü yaparlar, bizim babalarımızın emeğiyle döşenen demir ağlarını bize sövmenin marşı yaparlar, bizim vergilerimizden çaldıklarıyla yapıp ettiklerinden bizi aşağılamanın 'yaşam tarzını' üretirler." Sayfa 111 

      "Mazlum Müslüman kardeşlerimiz veya esir Türkler daima aramızdan birilerini ilgilendirdi. Sanki bir farzı kifaye yerine getiriliyordu. Lozan'ın dayattığı dramatik kopuşa rağmen toplumun bir yanı, bütünü adına kardeşlik hukukunu hep saklı tuttu." Sayfa 128 

     "(Laik devlette) toplum din etrafında örgütlendikçe devletle karşı karşıya geliyor ve devlet dini örgütlemeye çalıştıkça din, din olmaktan çıkıyor." Sayfa 144 

     "Yazının bulunuşundan önceyi ifade eden ve insanın ortaya çıkışına dair ortaya atılan her tezin, hipotez olma dışında bir şansı yoktur ve bu manada yanlışlanması ya da doğrulanması mümkün olmadığı için ilmin değil inancın ölçüleri geçerlidir. Batılı tezler, bilimsel süsü verilmiş modern hurafe ve efsanelerden ibarettir." Sayfa 160 

     "Yazının bulunuşundan İsa'nın doğumuna kadar olan ve Antik Çağ olarak adlandırılan döneme dair Batılı tarih okuması tamamen yalanlardan ibarettir. Bu dönemle ilgili, uygarlığın doğuşu ve kökeni başlıklı tüm tezler, sözü bir şekilde 'üstün ve yüce' Batı uygarlığına bağlamak için icat edilmişlerdir." Sayfa 160

     "Eski Yunan'ın bugünkü Yunanistan'dan hiçbir farkı yoktur. Yani, küçük ve etkisiz birkaç şehir devletinden ibarettir. Yunan filozofları olarak bilinen bütün isimler Mısır, İran ve Anadolu'da üretilmiş bilgi ve felsefenin kayda geçirilmişidirler ki çoğu Yunanlı bile değildir." Sayfa 161 

     "Mısırlı göçmenler ve Anadolu kökenli Etrüskler tarafından kurulan Roma ile bugünkü Batılı toplumların etnik ve kültürel olarak bir ilişkisi yoktur. Aksine bugünkü Avrupalıların ataları olan Germenler, Normanlar, Saksonlar ve diğerleri Romanın 'kuzeyli barbarlar' dedikleri baş düşmanlarıdır." Sayfa 163

     "Batı dışı modernliklerin gelişmesi ve yeni katkılarla uygarlığın ilerlemesi için öncelikle Batı merkezli uygarlık, modernlik, çağdaşlık yalanının tasallutundan çıkmak gerekmekte." Sayfa 169 

     "Bilim, teknik, özgürlük, demokrasi, insan hakları vb dünyanın her yerinde ve her toplumda insan olmak hasebiyle kökleri bulunan, evrensel değerlerdir. Batı, bu değerlerin sahibi gibi davranarak dünyaya pazarlamaktadır." Sayfa 169

     "3.dünya aydınları yıllarca Batıcılık ile Batı düşmanlığı dışında bir modernlik perspektifi geliştiremedikleri içindir ki bu değerler Batıya tapulanmış, Batı da dünyaya hiçbir şekilde sahip olmadığı bu değerleri satarak geçinmeye alışmıştır." Sayfa 170

     "Bin yıldır insanlığın başına bela olan Batılı barbarlığın engellenmesi mücadelesi de sürüyor. Bu nedenle önce teoride Batı uygarlığı yalanlarını deşifre etmek, pratikte ise kapitalizmi tarihe gömmek gerekiyor." Sayfa 171 

     "Bizim dogmalarımız, onları yıkması gerekenler tarafından korunuyor. Dini ya da geleneksel dogmalar laikler sayesinde, laikçi/çağdaşçı dogmalar da dindarlar sayesinde ayakta duruyor." Sayfa 192 

     "Küresellik koca bir yalan. Ortada, rakipleri toparlanmadan kritik güç kaynaklarını kontrol etmek isteyen büyük devletler ve onların nüfusuna kayıtlı büyük şirketlerden oluşan bir takım güçler var. Medya denilen şaman büyücülüğü, eğlence denilen aptallaştırma endüstrisi, tüketim hastalığı ve tabii ki tüm çatışmaları körükleyen savaş makinesi bunların denetiminde." Sayfa 229 

     "Marksizm, Batı uygarlığı olarak nitelenen ve bir tarihsel sapma olarak kapitalizmin, kapitalist dünya algısıyla eleştirisiydi ama kesinlikle alternatifi değildi." Sayfa 270 

     "Sınıf savaşı, iyi ile kötü, doğru ile yanlışın savaşı olarak keskinleşirse daha iyi bir toplum kurulabilir ama çıkar savaşı olarak kaldığı sürece hep çıkar kazanır, insan kaybeder." Sayfa 276

     "İslam tarihinde Emevilerle başlayan kutsal devlet geleneği, kötülüğü kadere bağlamış, insanı ise bu değişmez kaderin aciz kölesi haline getirmiştir." Sayfa 295 

Bu blogdaki popüler yayınlar

Adet ile İbadet Arasında Bocalayan Müslüman-Mustafa Varlı

Adet ile İbadet Arasında Bocalayan Müslüman-Mustafa Varlı. Ensar Neşriyat, 2017      "Teknik ve kültürel imkanların alabildiğine gelişmiş olmasına rağmen, günümüz Müslümanının yaşayışı ile Asrı Saadet dönemi Müslümanlarının anlayış ve yaşayışları arasında büyük farklar görmekteyiz." Sayfa 10       "Âdetlerin, ibadetlere karışması ve ibadet gibi kabul edilmesi İslam kavramını ve imajını zedelemektedir. Görüntüsü ve yaşantısı zedelenmiş bir İslam ise kesinlikle yüce Allah'ın indirdiği İslam değildir." Sayfa 13       "İmanın dil ile ikrar ve kalp ile tasdikten ibaret olduğu anlayışındaki günümüz insanı, dil ile Müslüman olduğunu söyleyip kalbinden de buna inandığı takdirde ibadet etmese bile Müslüman kabul edileceğini ve sonunda bununla da cennete gidebileceğine inanmaktadır. Bu düşüncedeki pek çok kişi, işlediğim günahların cezasını bir süre çektikten sonra nasıl olsa Allah beni cennete sokacak, o halde dünyanın zevklerinden ke...

Kur'an Kılavuzu Mutlak Gerçeğin Sesi-Murat Sülün

Kur'an Kılavuzu Mutlak Gerçeğin  Sesi-Murat Sülün. Ensar Neşriyat, 2013       "Kur'an-ı Kerim, İslamiyet'in temel metni olmakla birlikte  bilinen anlamda bir din ve dua kitabı değildir. Kur'an'ın asıl konusu insan olup, Allah, cennet-cehennem, melek gibi gaybi kavramların sahih anlamını ortaya koymakla yetinir. Doğru ile yanlışın, gerçek ve sahtenin kriteridir." Sayfa 11       "Hak Teala insanları, Kur'an ve kainat kitaplarına karşı takındıkları tutuma göre yüceltip alçalttığı için, bu iki kitaba karşı tutumumuzu gözden geçirmek durumundayız. Bunun için de kutsal kitabımızı iyi tanımalı, işlevinden bihaber olmamalıyız." Sayfa 11       "Arapça bilmeyen Müslümanlar, Kur'an'la anlamaya dayalı değil, saygıya dayalı bir ilişki kurmuş, onun içine fazla girememiş, İslam öğretilerini sıhhatleri kuşkulu bilgilerle dolu kaynaklardan öğrenmişlerdir." Sayfa 13      "Adalet, çalışma, dürüstlük, hesap verme fi...

Nehri Geçerken-Abdurrahman Aslan

Nehri Geçerken-Abdurrahman Aslan. Beyan Yayınları, 2010      "Hristiyanlığı hurafelerden ayıklayarak o ilk asli haliyle yaşamak isteyen Hristiyanlar, onu yorumladılar ama bir müddet sonra baktılar ki o Hristiyanlık, kapitalist dünyanın modern dünyanın manevi sübabı olmuş. Bunun böyle olacağını ne tahmin ettiler ne de böyle bir amaçları vardı." Sayfa 21       "İnsan, ilahi ve kutsal olana rağmen varlığını sürdüremez. Sekülerizm ise insanın ilahi ve kutsal olana rağmen varlığını sürdürme girişimidir, iddiasıdır." Sayfa 30       "İslam'ı Modernitenin uygun bulduğu bir form içinde yaşamaya talibiz. Acaba bu ne kadar sağlıklıdır ve dinin bu şekilde yaşanması gerçekten sonuçta geriye İslam'dan ne bırakacaktır bize?" Sayfa 31       "Modernite ile birlikte insan her şeyin, iyinin, kötünün, güzelliğin, adaletin, doğrunun, sevginin ve sanatın anlamının kaynağına kendini yerleştirir. Düşünce biçiminde rasyonaliz...