Ana içeriğe atla

Ölmeden Önce Uyanmak-İlker Yiğit



Ölmeden Önce Uyanmak-İlker Yiğit. Maide Yayıncılık, 2014

     "Allah'a inandığını, onu sevdiğini söyleyen insan nasıl olur da Allah'ın kendisine göndermiş olduğu mektubun içeriğini, kendisine neler söylediğini hiç merak etmez?" Sayfa 10 

     "Cismani ölümle meydana gelecek büyük değişiklik insanların çoğuna endişe veriyor. Oysa insan doğmadan önce de sonra da böyle büyük değişimler geçirmişti. Hepimiz karanlıklar içinde aylarca ana karnında bekledik ve bu aydınlık dünyaya dahil olduk. İşte ölümden sonra da böyle olacaktır. Ölüm sadece bir geçiştir, esas dünyaya geçiş." Sayfa 31 

     "Ahireti inkar eden insanın durumu, anne karnında karanlıklar içinde bekleyen ve bu arada orada dile gelip de 'bu karanlık alemden başka bir yaşam yok' diyen gibidir. Oysa ne kadar inkar etse de bir müddet sonra kendini dünyada bulmuştur artık." Sayfa 31 

     "Uyku, bize sıradanmış gibi görünebilir. Çünkü her gün tekrarlanır. Oysa düşünen insanlar için ölümden sonra dirilmeye de işaret eder. 

'Allah öleceklerin ölüm zamanı gelince, ölmeyeceklerin de uykuları sırasında ruhlarını alır. Ölümüne hükmettiklerinin ruhlarını tutar, diğerlerini ise belirli bir süreye kadar bedenlerine salar.' Zümer 42" Sayfa 33  

     "Rububiyet tevhidi, göklerin ve yerin yaratıcısının sadece Allah olduğuna ve bütün kainat işlerini onun düzenlediğine inanmaktır."  Sayfa 125  

     "Uluhiyet tevhidi, Allah'a O'nun belirlediği ibadet şekilleriyle ibadet etmek, ibadette, boyun eğmede, hüküm koymada, kesin itaatte tek ve ortağı olmayan Allah'ı birlemektir." Sayfa 126 

     "Allah'a hükmünde şirk koşmak, itaatte aşırıya kaçarak Allah'ın emrine muhalif kararlarında alimlere ve şeyhlere itaat edenler arasında da yaygındır. Bunlar, büyüklerinin Allah'ın ayetlerine muhalif söz ve davranışlarına dahi ses çıkarmamakta, hatta onları savunmaktadırlar." Sayfa 137 

     "Hangi parti yönetimde olursa olsun, aslında Atatürk her dönemde tek başına iktidardadır ve iktidarını başkalarıyla paylaşması, yani Atatürk'e şirk koşulması kabul edilemez. Bu ülkede egemenlik kayıtsız şartsız Atatürk'ündür. Bu ülkede din devletinden bahsedilemez ama devlet dininin egemenliğinden rahatlıkla söz edilebilir (Ahmed Kalkan)." Sayfa 141 

     "Kişi, Allah'ın yasalarını kabul etmedikten, onların gereğini yapmadıktan sonra, yerleri ve gökleri Allah'ın yarattığını bilmesinin ne anlamı var? Kişi bir işi yaparken, acaba Allah razı olur mu olmaz mı, diye düşünmüyorsa, yaşamını onun yasalarına göre şekillendirmiyorsa, Allah'ın bir olup, ortağı olmadığını bilmesinin ve bunu dili ile söylemesinin bir kıymeti olabilir mi?" Sayfa 163 

     "Allah'ın kitabı Kur'an-ı Kerim, sırf ahiretten ve bir takım ibadetlerden bahseden bir kitap değildir. Aynı zamanda o bir kanun ve hüküm kitabıdır. Yani bir anayasadır." Sayfa 172 

     "İslam düşmanları İslam topraklarında egemen olduklarında, Allah'ın kanunlarını idareden uzaklaştırdılar. Onların yerine beşeri kanunları yerleştirdiler. Sonra da namaz kılıp oruç tuttuğunuz ve ibadetleri yerine getirdiğiniz sürece Müslümansınız dediler. Peşinden onlara namaz, oruç ve ibadetlerden alıkoyacak fikir, inanç, sistem ve hayat düsturlarını musallat ettiler. Sonra da kalkıp; zararı yok, la ilahe illallah dediğiniz sürece Müslümansınız, dediler." Sayfa 174  

     "Allah'ın indirdiği yasaları kaldıranların ya da onları yürürlüğe koymayanların izin verdiği ölçüde dini hayatı benimseyenler, Allah'ın dinini anlamamış ya da işine geldiği ölçüde kabul etmiş demektir." Sayfa 177 

     "Bugün Müslümanlık iddiasındaki toplumlarda İslamı sadece namaz, oruç dini olarak kabul edip, Allah'ın şeriatına karşı düşmanca tavırlar alan birçok insan vardır. Allah'ın hükümlerini irtica, gericilik olarak değerlendirenlerin ve Allah'ın hükümlerini bütün olarak kabul etmeyip, ancak birtakım şekilsel ibadetlerle amel edilebileceğini söyleyenlerin, bu halleriyle Müslüman olarak Allah'ın katında kabul görmeleri mümkün değildir. 
'Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkar mı ediyorsunuz?' (Bakara 85)" Sayfa 178

     "Uçurum önündeki korkuluklar, işaret tabelaları gibi önlemler yolcuların özgürlüğünü kısıtlamak için midir yoksa onları korumak için mi? Aynı şekilde Allah'ın kanunları, O'nun insanları korumak üzere koyduğu yasalar da insanın kurtuluşu içindir." Sayfa 181

     "Demokraside, Allah'ın insanlara uygulamaları için gönderdiği kanunlar herhangi bir değer taşımaz. Demokraside önemli olan, Allah'ın emirleri değil, insanların çoğunluğunun ne istediğidir. Demokrasi İslam'dan ayrı bir dindir ve bu dinin İslam'daki adı şirktir. Hakimiyetin yalnız ve yalnız Allah'a ait olduğunu söyleyen dinin adı ise İslam'dır." Sayfa 223 

     "Bugün Müslümanlık iddiasındaki topluluklar, Allah'tan çok devletten korkan topluluklar haline gelmiştir. Bugün yığınlar için devlet büyük bir puttur." Sayfa 243 

     "İslam'ın iş yapması isteniyorsa hükmü de onun vermesi şarttır. İslam, insanlara inziva hayatı yaşatmak ve vicdanlarda hapsedilmek için değil, tam aksine hayatı şekillendirmek için gelmiştir." Sayfa 257 

     "Laik sistemin yaptığı hilelerden birisi de İslam'a düşmanlığını halkın anlamasını engellemek için birçok İslam hükmünü irtica olarak nitelemesi, Allah'ın hükümlerini tam bir şekilde yerine getiren Müslümanlara irticacı, aşırıcı ya da radikaller diye isimler takmasıdır." Sayfa 259

     "Laikliği yani Allah işimize karışmasın, demeyi kendine ilke edinen bir devletin İslam'a ait şehitlik kavramını kullanmaya hiç hakkı olabilir mi?" Sayfa 260 

Bu blogdaki popüler yayınlar

Adet ile İbadet Arasında Bocalayan Müslüman-Mustafa Varlı

Adet ile İbadet Arasında Bocalayan Müslüman-Mustafa Varlı. Ensar Neşriyat, 2017      "Teknik ve kültürel imkanların alabildiğine gelişmiş olmasına rağmen, günümüz Müslümanının yaşayışı ile Asrı Saadet dönemi Müslümanlarının anlayış ve yaşayışları arasında büyük farklar görmekteyiz." Sayfa 10       "Âdetlerin, ibadetlere karışması ve ibadet gibi kabul edilmesi İslam kavramını ve imajını zedelemektedir. Görüntüsü ve yaşantısı zedelenmiş bir İslam ise kesinlikle yüce Allah'ın indirdiği İslam değildir." Sayfa 13       "İmanın dil ile ikrar ve kalp ile tasdikten ibaret olduğu anlayışındaki günümüz insanı, dil ile Müslüman olduğunu söyleyip kalbinden de buna inandığı takdirde ibadet etmese bile Müslüman kabul edileceğini ve sonunda bununla da cennete gidebileceğine inanmaktadır. Bu düşüncedeki pek çok kişi, işlediğim günahların cezasını bir süre çektikten sonra nasıl olsa Allah beni cennete sokacak, o halde dünyanın zevklerinden ke...

Kur'an Kılavuzu Mutlak Gerçeğin Sesi-Murat Sülün

Kur'an Kılavuzu Mutlak Gerçeğin  Sesi-Murat Sülün. Ensar Neşriyat, 2013       "Kur'an-ı Kerim, İslamiyet'in temel metni olmakla birlikte  bilinen anlamda bir din ve dua kitabı değildir. Kur'an'ın asıl konusu insan olup, Allah, cennet-cehennem, melek gibi gaybi kavramların sahih anlamını ortaya koymakla yetinir. Doğru ile yanlışın, gerçek ve sahtenin kriteridir." Sayfa 11       "Hak Teala insanları, Kur'an ve kainat kitaplarına karşı takındıkları tutuma göre yüceltip alçalttığı için, bu iki kitaba karşı tutumumuzu gözden geçirmek durumundayız. Bunun için de kutsal kitabımızı iyi tanımalı, işlevinden bihaber olmamalıyız." Sayfa 11       "Arapça bilmeyen Müslümanlar, Kur'an'la anlamaya dayalı değil, saygıya dayalı bir ilişki kurmuş, onun içine fazla girememiş, İslam öğretilerini sıhhatleri kuşkulu bilgilerle dolu kaynaklardan öğrenmişlerdir." Sayfa 13      "Adalet, çalışma, dürüstlük, hesap verme fi...

Nehri Geçerken-Abdurrahman Aslan

Nehri Geçerken-Abdurrahman Aslan. Beyan Yayınları, 2010      "Hristiyanlığı hurafelerden ayıklayarak o ilk asli haliyle yaşamak isteyen Hristiyanlar, onu yorumladılar ama bir müddet sonra baktılar ki o Hristiyanlık, kapitalist dünyanın modern dünyanın manevi sübabı olmuş. Bunun böyle olacağını ne tahmin ettiler ne de böyle bir amaçları vardı." Sayfa 21       "İnsan, ilahi ve kutsal olana rağmen varlığını sürdüremez. Sekülerizm ise insanın ilahi ve kutsal olana rağmen varlığını sürdürme girişimidir, iddiasıdır." Sayfa 30       "İslam'ı Modernitenin uygun bulduğu bir form içinde yaşamaya talibiz. Acaba bu ne kadar sağlıklıdır ve dinin bu şekilde yaşanması gerçekten sonuçta geriye İslam'dan ne bırakacaktır bize?" Sayfa 31       "Modernite ile birlikte insan her şeyin, iyinin, kötünün, güzelliğin, adaletin, doğrunun, sevginin ve sanatın anlamının kaynağına kendini yerleştirir. Düşünce biçiminde rasyonaliz...