Ana içeriğe atla

Şeytanın 7 Sorusu- Prof.Dr.Arif Yıldırım





Şeytanın 7 Sorusu-Prof.Dr.Arif Yıldırım. Rağbet Yayınları, 2010 

     "Yasak olan, Allah'ın ve Peygamberin hikmetinden sormak değil, onları sorgulamaya kalkmaktır." Sayfa 12 

     "Kesin bilgi için fiziki varlığı doğru tanımak gerektiği gibi, sağlam inanç için de metafizik varlıkları kaynağından olabildiğince doğru ve iyi anlamak gerekir." Sayfa 13 

     "Allah'ın, bir kulunun kendisine iman ve ibadet etmeyerek cehennemlik olacağını bilmesi durumunda onu yaratmaktan veya onu mükellef tutmaktan vazgeçmesi meselesi insan zihnini her zaman uğraştırmıştır. İblise ait oldukları söylenen 7 sorunun belkemiğini oluşturan da bu problemdir." Sayfa 37 

     "Allah şeytanı ne için yarattı sorusu yanlıştır? Çünkü şeytan, şeytan olarak değil, fıtrat kanunu gereği masum ve Müslüman olarak yaratılmıştır. Şeytan durumuna gelmesi daha sonra, kendi özgür iradesiyle olmuştur. Bu kural, kötü olan insanlar için de aynen geçerlidir." Sayfa 40

      "1.Soru: "Allah beni yaratmadan önce benim nasıl davranacağımı biliyordu. Öyleyse beni niçin yarattı?" Sayfa 68 

     "Allah'ın hikmetinden sormak suç değildir ve melekler bunu yapmışlardır. Şeytan ise Allah'ı sorgulayıp yargılamaya kalkışmış ve bu yüzden lanetlenmiştir." Sayfa 75 

     "Allah'ın kötülük yapma ihtimali olanlara değil, kötülük yapmış ve halen yapmakta olanlara dahi anında müdahale etmeyi hikmetine uygun bulmadığı Kur'an ayetleri ile sabittir (Nahl 61, Fatır 45)." Sayfa 76

     "İblisin Adem olayından önce yaptıkları da Allah tarafından biliniyordu  Allah'ın kendisini yaratmasının hikmeti, bu önceki iyi hali de olabilir." Sayfa 78  

     "Eğer Allah, ileride kötülük yapacaklar diye yaratmaktan geri duracak olsaydı kainatı yaratmaması gerekirdi  Çünkü varlık kötülükten tamamen boş değildir." Sayfa 79 

     "Allah'ın varlığı yaratma hikmeti, onu yok etmek değil yaşatmaktır. Ölümler ve yıkımlar, daha uzun yaşamaya geçiş köprüleridir." Sayfa 80 

     "2.Soru: Tanrının, benim yapacağım iyiliklerden bir kazancı, işleyeceğim kötülüklerden de bir zararı olmayacağına göre, beni neden kendisine inanmak ve buyruklarına uymakla yükümlü tutmuştur?" Sayfa 83 

     "3.Soru: Tanrı, kendisine olan iman ve ibadetimi artırmayacak olduktan sonra neden Adem'e boyun eğmemi istemiştir?" Sayfa 85 

     "İblis, yeryüzündeki hakimiyetin ellerinden alınarak Adem'e verileceğini öğrendiği andan itibaren içinden isyan etmişti. Bu emir verilmemiş olsa bile Adem'e ve oğullarına düşmanlıktan geri kalmayacaktı. Bu emirle Allah, habis olanı temiz olandan ayıracak ve kalplerindekini açığa çıkararak, kimin ne olduğunu herkese teşhir edecekti." Sayfa 88 

     "4.Soru: Senden başkasına secde etmem, demekten başka çirkin bir davranışta bulunmadığım halde bana verdiği bu cezanın sebebi neydi?" Sayfa 88 

     "İblis, Allah'ın kendisine verdiği emri beğenmemekte, kendisine yapılmış bir haksızlık olarak görmekte ve haklı emrin bunun tam tersi yani Adem'in kendisine secde etmesi şeklinde olması gerektiğini ima yoluyla savunmaktadır. Bunun, Allah'ın haksızlık yapan, yanılan ve dolayısıyla buyruğuna uyulmaması gereken bir tanrı olduğu, kendisinin ise emrine uyulması ve tapılması gereken bir tanrı olması itibariyle Adem'in kendisine tapması lazım geldiğini söylemekten farkı yoktur." Sayfa 89 

     "5.Soru: Cennete girerek Adem'e ulaşmama, vesvese ile onu aldatmama ve bunun sonucu olarak cennetten çıkmasına neden yol vermiştir? Cennete girmemi engellemiş olsaydı, Adem kötülüğümden kurtulmuş olacaktı." Sayfa 90 

    "Şeytanın, kendisinin kader kurbanı olduğu iddiası, Allah inancı konusundaki en tehlikeli ve etkili şüphe kaynağıdır." Sayfa 90 

     "Mükellef ve sorumlu tutulan her varlıkta, hem iyilik hem de kötülük yapma potansiyeli vardır. Hür irade ile bu potansiyellerin kullanılması sonucu hayır ve şer meydana gelir. O halde Allah'ın şerri veya hayrı doğrudan yaratması değil, bunların nötr haldeki altyapılarını yaratması söz konusudur." Sayfa 92 

     "6.Soru: Düşmanlık benimle Adem arasındayken, neden beni Adem'in çocuklarının başına bela etti de onlar beni görmezken benim onları görmemi, onların gücü ve taktiği beni etkilemezken benim vesvesemin onları etkilemesini sağladı?" Sayfa 93 

     "Allah, kainatı fitne fesat ve düşmanlıklar için değil, düzen ve dirlik için yaratmıştır. Adem'e ve oğullarına düşmanlığı yapan Allah değil, bilakis İblistir." Sayfa 94

     "Tanrı, bana kıyamet gününe kadar süre vermek yerine, beni o anda öldürmüş olsaydı, Adem ve soyu benim yaramazlıklarımdan kurtulacak, evrende kötülük kalmayacakken bunu neden yapmadı?" Sayfa 96

     "İslam kayıtsız, şartsız ve pazarlıksız iman ve ibadettir. Kullukta pazarlık yapan, kulluğu reddedendir." Sayfa 98

     "Tarihteki olumsuzluklara, Allah'ın ve şeytanın yanlış anlaşılması sebep oldu diye bunları inkar etmek neyi değiştirmiş olacak?" Sayfa 115 

     Kimi Tasavvufçuların iddialarının aksine, İblisin edebi, terbiyesi falan söz konusu değildir. Bu tür iddiaların kaynağı, İblisin fahri avukatlığına soyunan bilgileri kendinden menkul kimselerdir." Sayfa 116 

     "Allah'tan insanların dirilecekleri güne kadar kendisine mühlet verilmesini isteyen İblis, gerçekte suçunda ısrarlıdır ve ondan dolayı pişman da değildir. İblisin insanları saptırmaya kesin kararlı olduğunu ilan etmesi, onun özgür iradeli olduğunu pekiştiren hususlardan biridir." Sayfa 134 

     "İblisin pişman olduğu ve tövbe etmek istediği yolundaki hikayeler büyük bir yalan, Kur'ani bilgilere aykırı ve hayali bir varsayımdır." Sayfa 136 

     "Vahdeti Vücutçu Feriduddin Attar'a göre Şeytan vefalı bir seven, doğru bir aşık, fedakar bir yiğittir. Allah'tan başkasına boyun eğmeme ve secde etmeme uğruna sonsuz azabı göze alan bir aşk kahramanıdır." Sayfa 164 

     "Muhyiddin İbni Arabi de bir kısım ifadelerinde, İblise sıcak bakan tasavvufçulardan biridir. Adem'e secde etmemesinin ve bunun sonucu olan durumların, kurtulmasının mümkün olmadığı kaza ve kader sonucu meydana geldiğini savunur. İbni Arabi, sonunda İblis'in ve ona secde edenlerin kurtulacağını da savunur." Sayfa 171

     "Sonradan Şeytan adını alan varlık İblis, yaratılıştan şer değildir. Diğer mükellefler gibi o da hayır olan ibadet için yaratılmıştır. Şer olan, onun varlığı değil, kötü davranışlarıdır." Sayfa 227 

     "Şeytan ve ona tabi olanların çekecekleri azap, varlıklarından dolayı değil, küfür ve kötülükleri kalplerinde barındırmalarından, bunlara teşvik etmelerinden dolayıdır." Sayfa 227 

     "Bazı kitaplarda, imanın 6 şartı sayılırken; 'hayır ve şerrin Allah'tan olduğuna inandım' denmektedir. Halbuki doğrusu; 'hayır ve şerrin Allah'ın takdiri ile olduğuna inandım' denilmesidir." Sayfa 233 

     "Şeytanın soruları ortak bir noktaya odaklanmakta. O da yükümlü ve sorumlu olan varlıkların irade ve eylemlerinde özgür olmadıkları, gizli kader gücü tarafından bunlara zorlandıkları ve buna rağmen sorgulanarak haksızlığa uğratıldıkları iddiasıdır. Tek cümle ile mükelleflerin kader kurbanı olduklarıdır." Sayfa 239 

     "Şeytan yalnızca cinlerden olan varlıktan ibaret değildir, insan şeytanları da vardır." Sayfa 240 

     "İblisin Hz Adem'e secde etmemesi, tevhid saiki ile değil, kibri dolayısıyla olmuştur. Buna mukabil, meleklerin Adem'e secde etmesi ona tapmak için değil, onun yerin yaratılış hikmetini gerçekleştirmeye elverişli özelliklerde bir varlık olduğu, dolayısıyla değerlerine saygı duymaları ve faaliyetlerinde kendisine yardımcı olmaları gerektiği yolundaki ilahi emre boyun eğdiklerini göstermek içindi." Sayfa 240 

     "Şeytan kötülüğün tek kaynağı değildir. Şeytan olmasa da kötülük olabilecekti. Cin ve insan nefisleri, hem iyilik hem de kötülük yapabilecek özellikle yaratılmıştır." Sayfa 241 

Bu blogdaki popüler yayınlar

Adet ile İbadet Arasında Bocalayan Müslüman-Mustafa Varlı

Adet ile İbadet Arasında Bocalayan Müslüman-Mustafa Varlı. Ensar Neşriyat, 2017      "Teknik ve kültürel imkanların alabildiğine gelişmiş olmasına rağmen, günümüz Müslümanının yaşayışı ile Asrı Saadet dönemi Müslümanlarının anlayış ve yaşayışları arasında büyük farklar görmekteyiz." Sayfa 10       "Âdetlerin, ibadetlere karışması ve ibadet gibi kabul edilmesi İslam kavramını ve imajını zedelemektedir. Görüntüsü ve yaşantısı zedelenmiş bir İslam ise kesinlikle yüce Allah'ın indirdiği İslam değildir." Sayfa 13       "İmanın dil ile ikrar ve kalp ile tasdikten ibaret olduğu anlayışındaki günümüz insanı, dil ile Müslüman olduğunu söyleyip kalbinden de buna inandığı takdirde ibadet etmese bile Müslüman kabul edileceğini ve sonunda bununla da cennete gidebileceğine inanmaktadır. Bu düşüncedeki pek çok kişi, işlediğim günahların cezasını bir süre çektikten sonra nasıl olsa Allah beni cennete sokacak, o halde dünyanın zevklerinden ke...

Kur'an Kılavuzu Mutlak Gerçeğin Sesi-Murat Sülün

Kur'an Kılavuzu Mutlak Gerçeğin  Sesi-Murat Sülün. Ensar Neşriyat, 2013       "Kur'an-ı Kerim, İslamiyet'in temel metni olmakla birlikte  bilinen anlamda bir din ve dua kitabı değildir. Kur'an'ın asıl konusu insan olup, Allah, cennet-cehennem, melek gibi gaybi kavramların sahih anlamını ortaya koymakla yetinir. Doğru ile yanlışın, gerçek ve sahtenin kriteridir." Sayfa 11       "Hak Teala insanları, Kur'an ve kainat kitaplarına karşı takındıkları tutuma göre yüceltip alçalttığı için, bu iki kitaba karşı tutumumuzu gözden geçirmek durumundayız. Bunun için de kutsal kitabımızı iyi tanımalı, işlevinden bihaber olmamalıyız." Sayfa 11       "Arapça bilmeyen Müslümanlar, Kur'an'la anlamaya dayalı değil, saygıya dayalı bir ilişki kurmuş, onun içine fazla girememiş, İslam öğretilerini sıhhatleri kuşkulu bilgilerle dolu kaynaklardan öğrenmişlerdir." Sayfa 13      "Adalet, çalışma, dürüstlük, hesap verme fi...

Nehri Geçerken-Abdurrahman Aslan

Nehri Geçerken-Abdurrahman Aslan. Beyan Yayınları, 2010      "Hristiyanlığı hurafelerden ayıklayarak o ilk asli haliyle yaşamak isteyen Hristiyanlar, onu yorumladılar ama bir müddet sonra baktılar ki o Hristiyanlık, kapitalist dünyanın modern dünyanın manevi sübabı olmuş. Bunun böyle olacağını ne tahmin ettiler ne de böyle bir amaçları vardı." Sayfa 21       "İnsan, ilahi ve kutsal olana rağmen varlığını sürdüremez. Sekülerizm ise insanın ilahi ve kutsal olana rağmen varlığını sürdürme girişimidir, iddiasıdır." Sayfa 30       "İslam'ı Modernitenin uygun bulduğu bir form içinde yaşamaya talibiz. Acaba bu ne kadar sağlıklıdır ve dinin bu şekilde yaşanması gerçekten sonuçta geriye İslam'dan ne bırakacaktır bize?" Sayfa 31       "Modernite ile birlikte insan her şeyin, iyinin, kötünün, güzelliğin, adaletin, doğrunun, sevginin ve sanatın anlamının kaynağına kendini yerleştirir. Düşünce biçiminde rasyonaliz...