İnsan Eksenli Din-Hasan Elik. İfav Yay, 2018
"Yaratıcı kudretin her dilde ismi başkadır (örneğin Türkçede Tanrı, Kur'an'da Allah, İngilizce'de God, İbranice'de Yahva). Bu, suyun, havanın, ekmeğin çeşitli dillerde değişik kelimelerle isimlendirilmesi gibidir. Bütün dillerde karşılığının olması da onun varlığının bir başka kanıtıdır. Zira olmayan şey düşünce objesi haline gelemez." Sayfa 40
"Yüce yaratıcının doğaya koyduğu program (kanunlar) nasıl ki yaratılışından itibaren hep aynı olup hiç değişmemişse insanlara gönderdiği din de insanın fıtrat birliğinin zorunlu bir sonucu olarak hep aynıdır." Sayfa 49
"Yüce Allah, ümidi, ahlaki enerji saymakta, ümit bitince her şeyin biteceğini, ümitsizliğin inkarcılıkla eşdeğer olduğunu tekrar tekrar ifade etmektedir. (örn.Yusuf 87). Sayfa 58
"İslam'a göre ahlakın tabanını; kişinin kendisine yapılmasını istemediğini başkalarına yapmaması demek olan 'pasif ahlak', tavanını ise; kişinin kendisine yapılmasını istediği şeyleri başkalarına yapması anlamına gelen 'aktif ahlak' oluşturmaktadır." Sayfa 103
"Kılıç kuşanmanın üstünlük göstergesi kabul edildiği, bilmenin pek bir anlam ifade etmediği bir dönemde, lafzen de olsa kaleme yemin edilerek, onun üstünlüğüne dikkat çekilmesi ve Kur'an'ın ikinci (iniş sırasıyla) suresine kalem adının verilmesi, hayatı kılıçla değil kalemle yönetmeyi öngören bir inkılap olarak yorumlanabilir." Sayfa 103
"Krallar sistemlerini kılıçla kurarken, korurken, peygamberlerin kitapla, bilgiyle, hikmetle gönderilmeleri, son Peygamberin 'alimin mürekkebini şehidin kanından üstün tutması', 'alimleri yeryüzünün yıldızlarına', 'alimi olmayan toplumu da ölü topluma benzetmesi' tevhid dininin bilgi temelli olduğunun en açık ifadesidir." Sayfa 104
"Malumat, ilim zannedilerek onunla yetinilmiştir. Halbuki ilim onu üreten kişi ve toplumlar için ilim, onu kullananlar içinse malumattır. Malumatla ilim arasındaki fark, sanayici ile onun ürettiği ürünü alan, kullanan arasındaki fark gibidir. Müslüman toplumlar uzun zamandan beri malumat toplumu olup ilim toplumu olamamışlardır." Sayfa 105
"Ahiret ancak dünyada ve dünya ile kazanılır. Bir düşünürün (Nurettin Topçu) ifadesi ile 'İslam, dünyevi ruhaniler ve toplumcu içe dönükler ister." Sayfa 111
"Çağdaşlık, çağdaş araç gereçleri kullanmak değil, çağın gereksinimlerini üretmektir." Sayfa 111
"Hayatın gerçekleri ve Kur'an apaçık göstermiştir ki; Müslüman toplumlar hayatın doğal kuralları olan İslam'ı konuşmak ve onunla övünmekle değil, onu uygulamakla sonuç alabilirler." Sayfa 111
"Dünya, parasıyla insanları kullananlarla değil, parayı insan için kullananlarla mutlu olacaktır." Sayfa 120
"Üstün insan, suyun üstünde yürüyen, havada uçan kişi değil, suyun üstüne köprü yaparak insanlara hizmet sunan, uçak yaparak insanların kısa sürede ulaşımını sağlayandır." Sayfa 121
"Din, Allah tarafından insanın faydası için vaz edilmiştir. Allah'ın bütün emirleri insanın nimetlerden yararlanması, bütün yasakları da zararlardan korunması içindir. Allah nasıl ki insanın yaşamını sürdürebilmesi için bütün imkan ve sebepleri yarattıysa, bütün hükümlerinde emir ve yasaklarında insanın yararını gözetmesi de gayet tabiidir." Necmuddin Tufi. Sayfa 130
"Kur'an, insanı görünmeyen alem hakkında spekülasyon yapmaya değil, görünen alem üzerinde düşünmeye, inceleme yapmaya yöneltmiş, böylece görünmeyen alemi kavramanın yolunun görünen halini incelemekten geçtiğine dikkat çekmiştir." Sayfa 144
"Bilim, varlık ve olayların nasıl olduğunu, din ise niçin olduğunu açıklar. Bilim bütünü parçalar analiz yapar, din ise sentez yapar bütünü görmeyi sağlar." Sayfa 147
"Dinde akıl üstü şeyler vardır ama akıl dışı, akla ters bir şey yoktur." Sayfa 169