İlahi Mesajları İlke Edinmek- A.Münim Eremkere. Çıra Yayınları, 2015
"Mealden de olsa Kur'an anlaşılabilir. Evet, Kur'an kendini anlaşılabilir bir kitap olarak tanımlıyor. Bu niteleme, muhatabı olan herkesin onu anlayabileceğine bir vurgu olduğu gibi, herkesi kendisini okumaya, kendisiyle tanışma, buluşma ve bileşmeye davetidir aynı zamanda." Sayfa 14
"Kur'an'ı okumayıp inandığını söyleyen yalancıdır, okuyup tabi olmayan da yalancıdır." Sayfa 21
"Kur'an'ı anlamaya engel olan perdeler dörttür:
a) Bütün gayretini harfleri doğru telaffuza vermektir. Bu, Kur'an okuyucularına musallat olmuş bir şeytandandır.
b) Taklit yoluyla bir mezhebe bağlanıp inceleme yapmadan, yalnızca duyduğuyla körü körüne inanmaktır.
c) Bir günaha devam etmek veya kibirli olmak veya dünyalık hususunda herhangi bir arzu peşinden koşmaktır.
d) Kur'an'daki kelimelerin, İbni Abbas, Mücahit ve benzerlerinin rivayet yoluyla yaptıkları tefsirlerden başka manalarının olmadığına inanmak." Sayfa 32
"Kur'an ön bilgidir, temiz bir tohum gibidir. Toprak ne kadar verimli olursa olsun, temiz tohum ekilmedikçe temiz ve verimli ürün elde edilmez. Kafalar da böyledir. Doğru ön bilgi, tohum ekilmeyen kafadan dolu yaşanabilir fikirler çıkmaz." Sayfa 39
"Hz Muhammed, filozoflar gibi sadece söylememiş, kendinden önceki peygamberler gibi söylediklerini önce kendisi yapmış ve uygulamıştır. En güzel örnek olmanın sırrı da budur." Sayfa 41
"İman kavramının içini boşaltıp, kendimizce sonradan yaptığımız yeni tanıma göre Mümin; Allah'ın varlığına iman eden, dine dair diğer ilkeleri boş verip oluruna bırakandır." Sayfa 43
"Yaşanmayan, yaşama aktarılmayan, anlatılmayan, ahlaki gelişime katkısı olmayan bilginin Kur'an nezdinde hiçbir kıymeti yoktur." Sayfa 48
"Kalp, Allah'ın evi, akıl ise beşeri 'insan' kılan gücün merkezidir. Akıl kalp ile birleştiğinde İslami ve insani olan birlikte ortaya çıkar." Sayfa 51
"Birçok Müslümanın bugün soyut alanla, vicdanla sınırladığı İslam inancını, ilk Müslümanlar somut alana, topluma ait kıldıkları için dünyada öne geçtiler." Sayfa 51
"İslam aklı büyüktür. Büyüklüğü, hata ve günahlara getirdiği cezalarda, yaptırımlarda değil, hata ve günah işlemeden önce koyduğu koruyucu tedbirlerdedir." Sayfa 53
"Dava/din, ücret karşılığında savunulmaz. Ücret alındığı andan itibaren dava/din, değeri olan değil fiyatı olan bir nesneye dönüşür. Fiyatı olanın ise itibarı değil, etiketi olur." Sayfa 97
"İslam, ne yalnızca manevi bir arınma ne de yalnızca maddi bir iyileştirme hareketidir. Ne yalnızca siyasi ve hukuki düzenlemeler ne de yalnızca ahlak ve ibadet ilkelerini benimseyen bir yapıdır. Hepsini içine alan ilahi tebliğin evrensel ifadesi ve uygulamasıdır." Sayfa 101
"Cihadı; savaştan ibaret gören silah kurbanları, zikri; belli isimleri belli zaman ve sayıda tekrarlamaktan ibaret zanneden tesbih kurbanları, dini; entellektüel tartışma veya beyin jimnastiği için kitap okumaktan ibaret gören kitap kurbanları, beş vakit namazı; camide cemaatle kılmaktan ibaret sayan cami kurbanları... Bunlar, üzerinde durulması gereken ciddi bilinç kaymalarıdır." Sayfa 102
"Sırat-ı müstakim üzere oturmakla değil, sırat-ı müstakim üzere yürümekle emri olunduk." Sayfa 103
"Sıratı mustakim bir yoldur. Başlangıcı burada, dünyada; son durağı ahirette olan. 'Kıldan ince kılıçtan keskin' tanımıyla sadece ahirette olduğu sanılır. Bu yüzden 'İslam dini' anlamına gelen sıratı mustakimin birey ve toplum üzerindeki etkisi kırılmıştır." 105
"Allah tarafından başka din, düşünce ve sistemlere tahammül ve sabretmesi istenen bir dinin mensupları, kendi dindaşlarına nasıl tahammül göstermesin? Kötülerin birleştiği, örgütleştiği yerde iyilerin ayrı, ayrık olması kolay lokma olmaları demektir. Ne dinlerini ne de namuslarını, hiçbir şeylerini koruyamazlar." Sayfa 119
"Gerçekten inanıyorsanız üstün olan sizsiniz' diyen Allah dolaylı olarak demektedir ki üstün değilseniz gerçekten iman etmemişsinizdir. Hakiki imanı elde eden adam tek başına dünyaya meydan okuyabilir. Zira iman hem nurdur hem kuvvet." Sayfa 125
"İyi olanın düşmanı yoktur. İyiliğe çağıranın ise düşmanı çoktur. Peygamberler iyi oldukları için değil, iyiliğe çağırdıkları için taşlandılar ve savaşmak zorunda bırakıldılar." Sayfa 135
"Allah'ı yanında görmek isteyen, Allah'ın yanında olmak durumundadır." Sayfa 147
"Ahlaki temizlik tevbe ve istiğfar, kalbi temizlik dua ve zikir, zihni temizlik Kur'an tilaveti-tefekkür, ruhi temizlik ibadet, ömrün temizliği boş işlerden kaçınmak." Sayfa 155
"Şeytan, iman esası olarak kabul ettiğimiz şartlara iman etmiş bir varlıktır. Yani ne Allah'ı inkar etmiştir, ne ahireti ne de melek, cennet ya da peygamberleri. Şeytanı kafir kılan şey inkarı değil, inadı, günahta ısrarıdır." Sayfa 162
"Bir sureyi anlamadan, manasını bilmeden ölenin üzerine okusak ne olur, okumasak ne? Rabbimizden gelen mesaja hayattayken bakmayan, yüz çevirenin cesedi üzerine Yasin okumak en hafif deyimi ile Kur'an'la oynamaktır." Sayfa 173
"Samimiyetin dili kalptir. O da eylem, amel yoluyla konuşur." Sayfa 191
"Nimete karşı dil ile yapılan elbette şükürdür. Ancak hakiki şükür, verileni olmayanlarla paylaşmaktır." Sayfa 195
"Umut, imanın çocuğudur. Mümin ölse bile onu terk etmez, yeniden dirilişte umut da dirilir." Sayfa 204
"Her insanın, cenneti ayağına getirecek bir duası mutlaka vardır. O duayı bulmak için sürekli dua etmek gerekir." Sayfa 211
"Duanın belli bir kalıbı olmaz. Dua okunmaz, dua edilir. Hiçbir yerin, hiçbir işin, hiçbir isteğin kalıplaşmış duası olmaz. Dua bilinen dille yapılmalıdır. Anlamını bilmeden, ne dediğini anlamadan okunan dua, adeta kişinin kendiyle alay etmesidir." Sayfa 213
"Adem gibi 'adam' olmak isteyen, günahını itiraf edip tevbe etmelidir. Günahına tevbe etmeyen, Allah nezdinde 'adam' değildir." Sayfa 220
"Dünya ve içindekiler birer iftihar vesilesi değil, imtihan vesilesidirler. Cennet ise tam tersi, imtihan vesilesi değil, iftihar vesilesidir." Sayfa 236
"Hata, suç, günah işleyebilmek Beşer olmanın gereğidir. Hata, suç, günahta ısrar etmek ise iblisleşmektir." Sayfa 242
"Malının artan kısmından ver, artıklarından değil." Sayfa 267