Ana içeriğe atla

Dine Karşı Modernizm-İsmail Yıldız



Dine karşı Modernizm-İsmail Yıldız. Üsküdar Yayınevi, 2016 

     "Modernizm deyince aklımıza sadece teknoloji gelmemeli. Zira modernizmin dini, ahlaki ve kültürel değerleri yok sayan ve yerine kendi sistemini oturtan, yıkıcı ideolojik yönü vardır." Sayfa 8 

     "Biz, bilim ve tekniğe değil, Batının dini ve güzel ahlakı tanımayan ideolojisine karşıyız. Çünkü 'ahlaksızlık yaygınlaştı', 'insanlar bencilleşti', 'gençler akraba tanımıyor', 'komşunun komşudan haberi yok', 'herkes depresyonda', 'insanlar dünyaya dalmış ahireti unutmuş' gibi şikayetlerin hemen hepsi, modern ahlak ve ideolojinin bize getirdiği sorunlardır." Sayfa 8

     "Kitap basmanın şeriata aykırı olduğu iddiasıyla ulemanın matbaa açılmasına karşı geldiklerine dair çok yaygın bir inanç vardır. Gerçekte ise ulemadan böyle bir direnme geldiğini gösteren bir delil yoktur." Niyazi Berkes. Sayfa 14  

     "Dinin veya ulemanın teknik gelişmelere karşı olduğu iftirası, bir biçimde zihinlere işlenmiş, bu da dinimize yönelik yanlış anlayışları beraberinde getirmiştir." Sayfa 15  

     "Bir ve tek yaratıcı tanınmayınca ortaya birçok yeni tanrı çıkmış, modern insan ya kendini, ya servetini ya da yaşadığı zevk ve hazları putlaştırmıştır." Sayfa 21 

     "Bir din gibi konumlanan modernizmde, dini ifadelerin yerini ırk, ulus, vatan gibi milliyetçilik ifadeleri almıştır. Örneğin 'Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir' ibaresinde Allah isminin bulunması gereken yerde millet ibaresi kullanılmıştır. Oysa; '...Herşeyin mülkü-hakimiyeti kendisinde olan Allah ne yücedir.' (Zuhruf 85). 

     Yine örneğin 'Her şey vatan için' ibaresinde Allah isminin bulunması gereken yerde Vatan kullanılmıştır. Halbuki ayette; 'De ki şüphesiz benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah içindir.' (Enam 162,163)" Sayfa 23 

     "Osmanlı Devleti ırk değil ümmet bilinci ile hareket etmiş ve bu sayede birçok ülkeyi birlik ve barış içerisinde yaşatmayı bilmiştir. Bunun içindir ki Müslümanları parçalamak isteyenler işe ümmet bilincini kırmakla başlamışlardır." Sayfa 25 

     "Devlet idaresinin dinden ayrılması ile halk iradesinden söz edilmiştir ki halk iradesi denen şey, belli bir grubun kendilerine göre hazırlayıp uyguladığı yönetmeliklerden başka bir şey değildir. Tabii bu yönetmelikleri halkın yaptığını iddia etmekten de geri durmazlar." Sayfa 26 

     "Modernistler, kanun koyma yetkisini doğrudan kendilerinde görürler. Halbuki kanun koyma yetkisi esas olarak Allah'ındır. İnsanlar, bu ana esasa bağlı kalarak kanun çıkarlar. Ayeti kerimede şöyle buyurulur: '(Ey Peygamber) Aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet ve onların arzularına uyma. Allah'ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmından seni saptırmamalarına dikkat et." (Maide 49). Sayfa 27 

     "Değişmeyen adalet ilkeleri nasıl bulunur, sorusunun yanıtı Batıda değildir. Çünkü yüzlerce farklı fikir ve felsefenin ortaya atıldığı bir ortamda neyin en doğru olduğu tespit edilemez. Bizde ise cevap bellidir. O da insanı yaratan ve ona en uygun yolu gösteren Yüce Allah'ın indirdiği hüküm ve hakikatlerdir. Nitekim Maide 50. ayetinde: 'Kesin olarak bilen bir toplum için Allah'tan daha iyi hüküm veren kim vardır?' buyurulur." Sayfa 28  

     "Teknik bakımdan ilerleyen Batıdan hukuk transfer etmek, buluş yapan bir makine mühendisine; 'Güzel bir buluş yapmışsın. O halde bizim ahlak ve hukuk kurallarımızı da sen belirle' demek gibidir." Sayfa 29  

     "Bedri Gencer, teknoloji ve sosyolojiyi çıkarları için kullanan Batı zihniyeti hakkında şu önemli tespiti yapar: 'Medenileşme sürecinin ürünü 'teknoloji' tabiatı, 'sosyal bilimler' ise tarih ve toplumu zapt etme tutkusuna yarayacaktı." Sayfa 33 

     "Sonuç olarak, modern insan zamanını ya üretmek ya da tüketmekle geçiren bir robot haline gelmiştir." Sayfa 36

     "Kültür, insana değer katmalı, yüksek düzeyde insani ilişkilerin yollarını göstermelidir. Oysa modernizmin sunduğu popüler kültür, zihinleri; oyun, spor, müzik, eğlence gibi anlık ve geçici şeylerle meşgul eder. Bu kültüre uyum göstermeyenler çağdışılık, geri kalmışlık ve demode olmak gibi klişeleşmiş sloganlarla dışlanır." Sayfa 39  

     "Batı, kendi dışındaki ülkelere özgürlüğü değil sömürüyü, eşitliği değil ikinci sınıf muameleyi, demokrasiyi değil bizzat destek verdiği diktatörleri reva görmüştür. Bunlar gösteriyor ki modern Batı için esas olan insanlık değil, ulusal ve kişisel çıkarlardır." Sayfa 41 

     "Modernizmde din yok sayılmamış ama şu 4 yöntemle içi boşaltılmaya çalışılmıştır:

 1) Dini emir ve yasakları yok saymak suretiyle ibadetsiz din anlayışını oturtma.
 2) Kendini dine uydurma değil, dini kendine uydurma.
 3) Dini Allah ile kul arasına hapsetme.
 4) Belirli ritüel ve merasimlerle sınırlı bir din anlayışı oluşturma." Sayfa 41 

     "Günümüzde 'çalışmak da ibadettir' propagandası, ibadetlerin en başında gelen namazı terk etmek için bir bahane olmuş, insanlar Allah'a yönelişi bırakıp sadece paraya ve dünyalık arzulara yönelmişlerdir." Sayfa 46 

     "Günümüzde halkın kullandığı ahlak kavramlarıyla da oynanmış, çirkin davranışlar normal gösterilmeye çalışılmıştır. Mesela fahişe yerine hayat kadını, kerhane yerine genelev, gayrimeşru ilişki yerine flört ifadeleri getirilmiştir." Sayfa 48 

     "Modernizm, insanı Rabbinden ayırmaya kalkmış ve yalnızlığın en büyüğünü yaşatmıştır. Birey odaklı 'Ben' anlayışı, kişide Allah'a baş kaldırmayı marifet bilen bir kibir halini almıştır." Sayfa 58
 
     "Dr Faruk Görgülü, duygu, acı ve sevinçte samimi birlikteliklerin yerini sanal paylaşımlarını aldığını, teknik imkanlarla ulaşabileceğimiz insan sayısı artarken gerçek dostların azaldığını, dünyada neler olduğunu bilirken evimizden, mahallemizden habersiz yaşadığımızı belirtir." Sayfa 59 

     "Dinimizde kişi, dünyalıkların hizmetinde değil, dünyalıklar kişinin hizmetinde ve kontrolündedir. Dünyalıklar yaşam için vesiledir, modernizmde olduğu gibi yaşamın gayesi değil." Sayfa 60

     "Fatma Barbarosoğlu'na göre; modernizmde, cinsel cazibe ve haz ilkeleri ile hareket eden moda, ahlak ve iffet ilkeleri ile hareket eden dine karşı kendi tabusunu dayatır." Sayfa 90 
 
     "Prof Mehmet Görmez'e göre stresin en büyük nedeni; varlığı madde, alemi dünya ve ölümü yokoluş olarak kabul etme düşüncesidir." Sayfa 105 

     "E.Fromm'a göre psikologlar; filozoflardan seçilmiş klişeleri tekrarlayan, gerçekte bireylerin endüstriyel topluma tam bir uyum sağlamış örgüt adamları olmasına çalışan misyonerlerdir." Sayfa 110 

     "Fatma Barbarosoğlu'na göre; yaşlıların dünya üzerinde tuttukları alan işgal gibi algılanmaya başlamış ve yaşlılara iki seçenek kalmıştır: Ya küsüp köşesine çekilmek ya da yaşlanmadığını ve bugüne ait olduğunu her gün yeni baştan ispat etmeye çalışmak." Sayfa 111 

     "Din, bilim ve teknoloji ile değil, zararlı olan modern ideoloji ile çatışır. Modern ideolojinin zararından korunmak için öncelikle Batı ahlak ve ideolojisi ile teknolojiyi birbirinden ayırmalıyız." Sayfa 117 

Bu blogdaki popüler yayınlar

Adet ile İbadet Arasında Bocalayan Müslüman-Mustafa Varlı

Adet ile İbadet Arasında Bocalayan Müslüman-Mustafa Varlı. Ensar Neşriyat, 2017      "Teknik ve kültürel imkanların alabildiğine gelişmiş olmasına rağmen, günümüz Müslümanının yaşayışı ile Asrı Saadet dönemi Müslümanlarının anlayış ve yaşayışları arasında büyük farklar görmekteyiz." Sayfa 10       "Âdetlerin, ibadetlere karışması ve ibadet gibi kabul edilmesi İslam kavramını ve imajını zedelemektedir. Görüntüsü ve yaşantısı zedelenmiş bir İslam ise kesinlikle yüce Allah'ın indirdiği İslam değildir." Sayfa 13       "İmanın dil ile ikrar ve kalp ile tasdikten ibaret olduğu anlayışındaki günümüz insanı, dil ile Müslüman olduğunu söyleyip kalbinden de buna inandığı takdirde ibadet etmese bile Müslüman kabul edileceğini ve sonunda bununla da cennete gidebileceğine inanmaktadır. Bu düşüncedeki pek çok kişi, işlediğim günahların cezasını bir süre çektikten sonra nasıl olsa Allah beni cennete sokacak, o halde dünyanın zevklerinden ke...

Kur'an Kılavuzu Mutlak Gerçeğin Sesi-Murat Sülün

Kur'an Kılavuzu Mutlak Gerçeğin  Sesi-Murat Sülün. Ensar Neşriyat, 2013       "Kur'an-ı Kerim, İslamiyet'in temel metni olmakla birlikte  bilinen anlamda bir din ve dua kitabı değildir. Kur'an'ın asıl konusu insan olup, Allah, cennet-cehennem, melek gibi gaybi kavramların sahih anlamını ortaya koymakla yetinir. Doğru ile yanlışın, gerçek ve sahtenin kriteridir." Sayfa 11       "Hak Teala insanları, Kur'an ve kainat kitaplarına karşı takındıkları tutuma göre yüceltip alçalttığı için, bu iki kitaba karşı tutumumuzu gözden geçirmek durumundayız. Bunun için de kutsal kitabımızı iyi tanımalı, işlevinden bihaber olmamalıyız." Sayfa 11       "Arapça bilmeyen Müslümanlar, Kur'an'la anlamaya dayalı değil, saygıya dayalı bir ilişki kurmuş, onun içine fazla girememiş, İslam öğretilerini sıhhatleri kuşkulu bilgilerle dolu kaynaklardan öğrenmişlerdir." Sayfa 13      "Adalet, çalışma, dürüstlük, hesap verme fi...

Nehri Geçerken-Abdurrahman Aslan

Nehri Geçerken-Abdurrahman Aslan. Beyan Yayınları, 2010      "Hristiyanlığı hurafelerden ayıklayarak o ilk asli haliyle yaşamak isteyen Hristiyanlar, onu yorumladılar ama bir müddet sonra baktılar ki o Hristiyanlık, kapitalist dünyanın modern dünyanın manevi sübabı olmuş. Bunun böyle olacağını ne tahmin ettiler ne de böyle bir amaçları vardı." Sayfa 21       "İnsan, ilahi ve kutsal olana rağmen varlığını sürdüremez. Sekülerizm ise insanın ilahi ve kutsal olana rağmen varlığını sürdürme girişimidir, iddiasıdır." Sayfa 30       "İslam'ı Modernitenin uygun bulduğu bir form içinde yaşamaya talibiz. Acaba bu ne kadar sağlıklıdır ve dinin bu şekilde yaşanması gerçekten sonuçta geriye İslam'dan ne bırakacaktır bize?" Sayfa 31       "Modernite ile birlikte insan her şeyin, iyinin, kötünün, güzelliğin, adaletin, doğrunun, sevginin ve sanatın anlamının kaynağına kendini yerleştirir. Düşünce biçiminde rasyonaliz...