Ve Sana Döndüm-Salih Seçkin. Kayıhan Yayınları, 2008
"Dünyaya gözümüzü açtığımızdan itibaren ne gördüysek onu normal karşılıyor, Yaradan'ın her bir şeydeki kudretini görmüyoruz. İkizlerin birbirine tıpatıp benzemelerine hayret ediyoruz. Oysa asıl hayret edilecek şey, milyarlarca insanın ayrı ayrı şekillerde yaratılmaları, o küçücük yüz sahasına bu kadar çok farklı şeklin çizilmesidir." Sayfa 20
"Güneş sisteminin maketini yapana hayranlık duyarız da hem güneşin hem de onun gibi yüz milyarlarca yıldızın uydularıyla birlikte gerçeğini yapana hayranlık duymayız." Sayfa 20
"Sevdiğimden gelen mektubu büyük bir heyecanla hemen açıp okurken, bana gönderdiğin Kur'an mektubunu yıllarca tozlar içinde beklettim. Kur'an'ı istediğim an okuyarak seninle konuşma imkanına sahipken ne onu okudum ne de anlamaya çalıştım." Sayfa 29
"Bir fincan kahvenin hatırını sayan, bir bardak çay ikramına teşekkür etmeyeni ne kadar nankör diye ayıplayan ben, senin her saniyedeki onca nimetine teşekkür etmedim." Sayfa 30
"Allah'ım, kainatında bir nokta bile olmayan beni nasıl da muhatap alıyor, benimle konuşuyor ve huzuruna davet ediyorsun. Ben ise bütün bunlara ilgisiz kaldım. Davet ve isteklerini bir külfet olarak algıladım. Oysa senin tarafından muhatap alınmak bile başlı başına büyük bir nimetti. Bundan öte sen, beni sevgine, rahmetine ve dostluğuna çağırıyordun. Ne büyük nimet." Sayfa 34
"Demek, dilediğim an kapını çalmadan, bekçilerle karşılaşmadan direk huzuruna varabilir, seninle sohbet edebilirim. Demek, huzuruna durup hz.peygamber gibi miraca yükselebilirim." Sayfa 34
"Allah'ım, bana herkesin en çok istediği ve aradığı, hatta bulamayınca intihar ederek hayatını feda ettiği nimet olan mutluluğun yolunu gösterdin ama ben kıymetini bilmedim, aldırış etmedim." Sayfa 39
"Rabbimiz, sen mutluluğu sana itaatte ve sana yakınlıkta kılmışsın. Mutsuzluğu da sana isyanda ve senden uzaklıkta." Sayfa 39
"Hayatını zindanda geçirmiş bir zat şöyle diyor: 'Allah'ı tanıyan ve ona itaat eden, zindanlarda da olsa bahtiyardır. Onu tanımayan ve isyan eden ise saraylarda da olsa bedbahttır." Sayfa 41
"Dünyadaki imtihanlarda yanlışlar doğruları götürüyor, senin dininde ise iyilikler kötülükleri siliyor." Sayfa 45
"İnsan, fıtratı gereği hep ebedi olanı arzuladığından, geçici olan şeyler onu tatmin etmez, hatta ona acı ve mutsuzluk verir. İşte en çok intiharın en zengin ülkelerde olmasının bir sebebi de budur." Sayfa 62
"Namaz kılmayan kişi günde beş defa, adeta yüce Allah'a teslimiyeti reddetmekte ve ona isyan bayrağı açmaktadır. Çünkü müezzin; 'Allah adına, Allahu ekber, Allah en büyüktür' diye nida ederken, o adeta 'hiç de en büyük değilsin, daha büyük şeyler var, işim var, ticaretim var, dersim var, temizliğim var, filmim var, internetim var, uykum var' demektedir." Sayfa 66
"Ey nefsim, teslim olmuş olmak için yüce Allah'a, koyduğu kurallar arasında ayrım gözetmemelisin. Oysa sen işine geleni aldın, gelmeyeni almadın. Oruç tuttun ama namaz kılmadın, kurban kestin ama zekat vermedin, herşeyde tümüyle Yüce Allah'ın rızasını gözetmedin. Biraz Allah'ın, biraz kendinin, biraz çevrenin rızasını gözettin. biraz Allah'ın kurallarına, biraz kendi hevana, biraz modaya uydun, hepsinin gönlünü aldın. Sonra da yaptığının İslam'a uygun olduğunu türlü türlü tevillerle açıkladın." Sayfa 71
"Sakın ola ey nefsim şöyle deme: 'Kainat teslim olabilir ama biz olmayız. Çünkü biz aklını kullanabilen varlıklarız. Allah göklere ve tabiata karışabilir ama biz insanların yaşam tarzına karışmaz. Allah insanların olsa olsa namaz ve oruç gibi ibadetlerine karışır.'
Hatırla ki Tanrıtanımazlık iki çeşittir. Birincisi, Allah'ın varlığını tanımamak, onu yok saymak. Diğeri ise Allah'ın insanların hayatına karışmasını tanımamak ve reddetmektir." Sayfa 73
"Tövbende sebat edip hayatının sonuna kadar Allah'a teslimiyet üzere yaşadığında ve onun dostluğunu kazandığında, seni ne güzelliklerin beklediğini bir bilsen. Öleceğin esnada sana melekler gelecekler ve 'sakın korkma ve hüzünlenme. Biz senin dünyada da (gitmekte olduğun) ahirette de dostlarınızız' diye teselli edecekler ve gitmekte olduğun yerin güzel olduğunu müjdeleyecekler (Fussilet 30,31)." Sayfa 89