Bid'at Ehline Reddiyeler-Gökhan Kalanç. Nuhbe Yayınları
"Bidat şeytanın nezdinde her günahtan daha sevimlidir. Çünkü günahtan dolayı tövbe edilmesi akla gelir de bidattan dolayı tevbe edilmesi akla gelmez.' Süfyanı Sevri. Sayfa 9
"İmam Rabbani, Mektubat, 186.Mektup'ta bidatı hasene (güzel bidat) hakkında şöyle der:
'Bidatın hasenesi (güzeli) olmaz. Bazı ulema, namaza dille niyet etmeyi bidatı hasene saymışlardır. Oysa Hz. Peygamberden, sahabelerden, tabiinden gelen zayıf bir rivayet dahi yoktur. Bu durumda namaza niyeti dille söylemek bidat olur. Bu fakir der ki; bu bidat, sünnet bir yana farzı dahi ortadan kaldırmaktadır. Şundan ki; insanların çoğu dille niyetle yetinecekler ve kalplerini hazır edemeyeceklerdir. İşte o zaman namazın farzlarından olan kalple niyet tamamen bırakılacak, namaz dahi fesada girecektir.' Sayfa 13
"Peygamberimizin; 'Her bidat dalalettir (sapkınlıktır)' cümlesini, 'güzel bidat-bidatı hasene vardır, her bidat sapkınlık değildir' şeklinde tersine döndürmek Peygambere karşı çıkmaktır." Sayfa 14
"Resulullah'a salat ve selam Allah'ın emridir ama onu anmak için dini törenler yapmak, mevlid okumak kimin emridir? Ölüleri hayırla anmak ve onlara dua etmek sünnette vardır ama ölüler için mevlid okutup 7, 40, 52. geceleri tertip etmek İslam'ın hangi hükmüne dayanır?" Sayfa 14
"Resulullah'ın sünnetinde bulunmayan dualarla dua edenlerin, esma-ül hüsnadaki belirli isimleri belirli sayıda okuyanların, bulundukları ortamdaki cinleri rahatsız ettiği ve cinlerin de bu kimselere musallat olduğu söylenmektedir. Özellikle günlük virdleri çok sayıda olan sufilerde ve Cevşeni çok okuyanlarda akli rahatsızlıklar sık görülmektedir." Sayfa 17
"Namazın, duaların sonunda Fatiha okunması hakkında sabit bir nas/sünnet yoktur. Yine toplu halde El Fatiha komutuyla cemaate okutulması diye bir sünnet de yoktur." Sayfa 40
"Bidat sahibinin gayreti ne kadar artarsa Allah'tan da o kadar uzaklaşır.' Eyüp Sıhtiyani" Sayfa 49
"Muhyiddin İbni Arabi, Nuh kavmini, Hud kavmini ve Firavunu över ama Nuh, İbrahim Musa, İsa, Harun gibi peygamberlerde eksiklikler bulur, küçük düşürür onların kadirlerini." s.104
"Şu sözler M. İbni Arabi'ye aittir": 'Bu yazılı kitapta ancak bana indirilmiş olan hakikatleri dile getirdim..Söylediğim her şeyi bana Tanrı haber verdi. Benim lisanım Hakk'ın lisanıdır, sözüm onun sözüdür...Allah beni över ben de Onu, O bana kulluk eder ben de O'na..." Sayfa 123
"Saidi Nursi Şualar s.601'de şöyle der; 'Risale-i Nurlar, gökten inmiş Kur'an'ın, doğunun da batının da üstünde olan arştaki yerinden iktibas edilmiştir." Sayfa 127
"(Celalettin Rumi, Muhyiddin İbni Arabi, Said Nursi vd gibi) Hangi sahabe 'bana Allah'tan veya gökten indirildi, bana manen peygamber söyledi, evliyalar söyledi' gibi sözleri kullandı?" Sayfa 135
"Cübbeli Ahmet'e göre Allah dostları olarak nitelendirdikleri, öldükten sonra ruhları farklı suretlerle yeryüzüne inip insanlara yardım ediyor, hastalara şifa veriyor, ders veriyor...Anlaşılan tarikatçılar reenkarnasyon inancını kabul ediyorlar." Sayfa 145
"Tarikatçıların velilerinin ölümlerinden sonra dünyaya inerek insanlara bir takım yardımlarda bulunduğuna inanmak Kur'an'ın birçok ayetine aykırıdır. Örneğin Kur'an peygamberlerin dahi öldükten sonra kavimlerinin neler yaptığını bilmediklerini bildiriyor (Maide 116 117). Yine Kur'an, öldükten sonra insanların ruhlarını Yüce Allah'ın tuttuğunu, salıvermediğini bildiriyor. (Zümer 42)" Sayfa 146
"...Allah'ın bunca hükümleri ortadayken bunları görmezlikten gelip; 'şeyhlerimiz söylüyorlarsa bir bildikleri vardır' inancına devam edenler Allah'ın şu ayetinin muhatabıdırlar:
'Kim Rahman'ın zikrini (ayetlerini) görmezlikten gelirse biz ona bir şeytanı musallat ederiz. Artık bu onun ayrılmaz bir arkadaşıdır. Muhakkak bu şeytanlar, onları doğru yoldan alıkoyarlar ve onlar da kendilerinin hidayette olduklarını sanırlar. (Zuhruf 36, 37)" Sayfa 148
"Türbelerde yatan bazılarının ölmediğine inanmak, onların hala ibadet ettiğine, savaşa gittiğine inanmak...Bakarsınız ki bir türbenin kapısında, dolu su ibriği ve yanına havlu asılmış, ölü kalkıp abdest alsın diye. Oysa Allah (c.c) Peygamberimize; 'Ölüm sana gelince kadar Rabbine ibadet et' (Hicr 99) buyurmaktadır. Yani ölüm geldiği andan itibaren ibadet imkanı yoktur, mükellefiyet bitmiştir.
Uhud'da Bedir'de şehit olan sahabelerden, kalkıp abdest alır diye hangisinin başına su kabı bırakıldı?" Sayfa 167