Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Düşünceler-Hekimoğlu İsmail

Düşünceler-Hekimoğlu İsmail. Yeni Asya Yayınları, 1972.      "Üstünde haram elbise, midesinde haram gıda bulunan insanın ibadeti kabul olmaz. Diploma insanlara etiket olalıdan beri bu gerçekler unutuldu.      Maarifin yıktığını, etiket tamir edebilir mi?" Sayfa 12.      "Televizyona gelince, akrabanız olsa ar edeceğiniz ahlaksız kadınlar, çocuklarınızın gıpta nazarlarına takdim olunuyor. Beğenmediğiniz kıyafetler, beğenmediğiniz haller telkin ediliyor. Bu zararsız ve yararlı alette oynatılan ve gösterilen filmler, seyirci ve müşteri durumundaki fertlerin hayat ölçüsü oluyor. Halbuki tamamen programcının insafına ve anlayışına terk edilen bu cihaz, para ile alınan bir beladır. Bu belanın tecellileri; serseri gençlik, hippiler, serbest aşk ve benzeri ahlaksızlıklarla ortaya çıkıyor. Ne diyorsunuz, bunlara da medeniyet diyelim mi?" Sayfa 25.      "Ders kitaplarına bir göz atalım:         Edebiy...

Türkiye'li Müslümanlar ve İstikamet Krizi-Şükrü Hüseyinoğlu

Türkiye'li Müslümanlar ve İstikamet Krizi-Şükrü Hüseyinoğlu. Maruf Yayınları, 2016      "Yaşadığımız coğrafyada şirkin kurumsal egemenliği söz konusudur. Allah'ın dini ancak egemen şirkin müsaadesi kadar toplum hayatında belirleyici olabilmekte, vücuda getirdiği Bizantinist müesseselerle Allah'ın dinini tanımlayan ve onu temsil etme iddiasında olan da bizatihi egemen şirk olmaktadır.      Kısacası bu coğrafyada Allah'ın dini hakim değil mahkumdur, belirleyen değil belirlenendir." Sayfa 10.      "Allah'ın dinine teslim olmak yerine, onu tanımlayıp teslim almaya yönelik politikaların devam ettirildiği mevcut düzene karşı, durulması gereken yer konusunda her dönem Müslümanlar arasında istikamet krizleri yaşandığını görmekteyiz." Sayfa 11.      "Maalesef Müslümanlar olarak benliklerimizi aşıp, Rabbimizin kitabında bildirdiği ölçü ve ilkeler çerçevesinde bir araya gelerek, hepimizin olacak güçlü yapıları tesis etmek yeri...

Günümüz Tefsir Problemleri-M.Said Şimşek

Günümüz Tefsir Problemleri-M.Said Şimşek. Esra Yayınları, Ekim 1995.      "Nisa 59'da, Müslümanlar arasındaki anlaşmazlıkların Allah ve Resulüne götürülmesi istenmektedir. Anlaşmazlığın Allah'a götürülmesi; Allah'ın kitabı olan Kur'an'a götürülmesi şeklinde, Rasulullah'a götürülmesi ise vefatından sonra sünnetine götürülmesi şeklinde tecelli eder." Sayfa 20.      "Hicri 5.asırda Haçlı saldırıları, ardından 6.asırdaki Moğol istilaları, İslam aleminde önemli çözülmelere neden oldu. İlimde duraklama, ardından taklit ve şerh dönemi başlamış, bu devirlerde yaşayan müfessirler kendilerinden öncekilerin görüşlerini nakletmek suretiyle eser vermişlerdir. Kendi çağlarının problemlerinden çok, nazari tartışmalarla meşgul olmak, her meselede bir takım taksimat ve maddelemeler yapmak, bu konuda kendilerinden öncekilerin görüşlerini nakletmek ve mensubu oldukları mezhep ve fırkanın daha isabetli olduğunu ispatlamakla meşgul olmuşlardır. Böylece tef...

Bir Sahte Dervişin Orta Asya Gezisi-Arminius Vambery

Bir Sahte Dervişin Orta Asya Gezisi-Arminius Vambery. Kitabevi Yayınları 2011      "İran ülkesi, gerçekte ürkütücü bir çöldür. Buna karşılık Türkiye, adeta bir cennet gibidir. Ancak İran hakkında gözlemlediğim zihin berraklığı, kavrama gücü ve zarafet Osmanlılarda az bulunur. Buna karşılık Türklerdeki doğruluk ve ahlak, içtenlik ve kalp temizliği, rakipleri olan İranlılarda yoktur." Sayfa 43       'Tahran'da hemen her gün Tatar hacılarıyla görüşüyordum. Bunlar Ehli sünnet, İranlılar ise Şii olduklarından, Tatarlardan küçük bir yardımı bile esirgiyorlardı. Türklerin yardım etmesi de mezheplerin bir olmasından ileri geliyordu." Sayfa 44       "Tatar hacılardan dört kişi yanıma gelerek Sultanın sefiriyle birlikte görüşmemizi rica ettiler. Meğer Hemedan'daki İran memurlarından şikayet edeceklermiş. Çünkü Mekke'den döndüklerinde kendilerinden bazı haksız vergiler alınıyormuş. Bu vergi, bir zamanlar İran Şahı tarafından sırf S...

Kur'an Üzerine Konuşmalar-Nuri Adıgüzel

Kur'an Üzerine Konuşmalar-Nuri Adıgüzel. Düş Yayınları, 2004.      "Besmeleyi Allah'ın yeryüzünde bir halife tayin etmesinden bahseden ayetle ilişkilendirmek istiyorum. İnsan yeryüzünde halifedir. Bu, insanın yeryüzünde onun adına iş yapıyor olması demektir. Besmele çekerek, Allah'ın verdiği yetenekleri, onun koyduğu kanunlar çerçevesinde kullanmayı taahhüt ediyoruz. O halde her besmelede 'halife oluşa' vurgu vardır." Sayfa 13.       "Ayette 'sana kulluk ederim' değil, 'sana kulluk ederiz' deniyor. İslam, ferdi esaslara dayanan bir din olmayıp, cemaat ruhunu canlandırarak, fertlerine 'biz' duygusunu kazandırmaya çalışan ve toplumsal bir hedefe ulaşmayı gaye edinen bir dindir." Sayfa 18.      "Alak suresinde 'Rabb'inin adıyla oku' derken,  bilginin Allah'tan bağımsız düşünülemeyeceğini anlıyorum. Yani, seküler bilgi olamaz. Laboratuvara girerken dini bir kenara bırakamayız. Din, bilgiden bağ...

İyad el-Kuneybi'den Makaleler

İyad el-Kuneybi'den Makaleler. Anlatı Yayınları, 2017.      "Yeryüzünün her köşe ve bucağında yaşayan Müslümanların bizim üzüntülerimize ihtiyaçları yoktur. Bilakis üzülmemiz ve kederlenmemiz, nefislerimizi uyuşturarak kardeşlerimize karşı olan görevlerimizden bizi muaf tutacağı kanaatine vardırmaktadır." Sayfa 28.      "Bize düşen, doğru yolu bulup imtihanlarda başarılı olmamızdır. Üzüntü ve kederleri aramak görevimiz değildir.      Üzüntü, dinde övülen bir şey değildir ve din ile bir arada kullanılmaması gerekir. Peygambere (a.s) dayatılan 'her anı üzüntüyleydi' hadisi sahih değildir." Sayfa 30.      "İslam'ın sütunları ıstıraplı, depresyonlu ve sefil insanların omuzlarında yükselmemiştir. Selefimizin yaptıklarına bakınca, kısa sürede büyük başarılar elde ettiklerini görürüz. Onlar fetihler gerçekleştirmişler, insanları Allah'ın dinine çağırmışlar ve hayatın her alanında başarılı olmuşlar. Bu işleri yapanlar kesin...

Nüzulünden Günümüze Kur'an ve Müslümanlar-Zeki Duman

Nüzulünden Günümüze Kur'an ve Müslümanlar-Zeki Duman. Fecr Yayınları, 4. Baskı, Aralık 2010      "Ne yazık ki bugün Müslümanlar, özellikle milletimizden büyük çoğunluk, Kur'an'ın indirildiği dil olan Arapçayı bilmedikleri, Türkçe tefsirlerden de istifade etmedikleri için Kur'an'ı anlamadan okumayı yeterli görmekteler. O yüzden Kur'an okunurken onun içerdiği manaları bilmiyor ve onun yüceliğini idrak edemiyorlar. Tıpkı balı kavanozun dışından yalamak veya cevizin içini bir tarafa atıp da kabuğunu yemeye çalışmak gibi." Sayfa 13.      "Kur'ansız Müslüman ve İslam aleminin olamayacağını, ondan istifadenin ancak onu anlayarak, okuyup öğrendiğini yaşamakla mümkün olabileceğini yine Kur'an vasıtasıyla anlatmaya çalıştık. Kur'an'ı anlama ve yaşama düşüncesi olmadan sırf sevap kazanmak ve onu da ölülere göndermenin, ücret mukabili okuyup sevabını satmanın; böylece Kur'an'ı bir ölüler kitabı ya da ticaret metaı haline ge...